Konu:Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli İle Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi Ve Hizmet Alınması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarı Ve Teklifi
Yasama Yılı:3
Birleşim:68
Tarih:20/02/2013


SAĞLIK BAKANLIĞINCA KAMU ÖZEL İŞ BİRLİĞİ MODELİ İLE TESİS YAPTIRILMASI, YENİLENMESİ VE HİZMET ALINMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARI VE TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 417 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 4'üncü maddesiyle ilgili olarak verdiğimiz bir önerge üzerine görüşlerimi açıklamak üzere söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.

Tam AKP modeline uygun bir kanun. Yolsuzluğun, hırsızlığın her türlüsünün en mükemmel şekilde yapılacağı, devletin talan edileceği, devletin kaynaklarının belirli iş çevreleri, belirli iktidar yanlılarına otuz sene peşkeş çektirileceği yüz karası bir kanun tasarısı ve yüz karası bir kanun teklifi. Düşünebiliyor musunuz arkadaşlar? Şimdi, diyor ki: "Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşların ihtiyaç duydukları tesis?" Ne tesisi yahu? Hangi tesis? Tarif et burada. Var mı sağlık tesisi olduğuna dair bir hüküm? Yok. Otel de yapacak, pastane de yapacak, başka bir şeyler de, başka yerler de yapacak. Bir defa, böyle bir kanun olmaz. Bu kanunun neresini düzeltirsiniz? Yani hukuk tekniğini bilen, kanun tekniğini bilen hiçbir kimse bu kanun tasarısıyla -özellikle Komisyona da söylüyorum, Hükûmete de söylüyorum- Meclisin karşısına çıkamaz. Her tarafı eksikliklerle, yolsuzluklarla? Talana elverişli bir kanun. Yarın Tayyip Bey, çevresindeki şirketleri kullanacak; Ankara'nın, İstanbul'un, İzmir'in en güzel hastanelerinin bulunduğu yerlere, ondan sonra, binaları konduracak; o binalarda yirmi beş sene kendi adamlarını oraya ortak edecek ve orada devlet kaynaklarını bunlara peşkeş çektirecek. Var mı buna karşı engel? Yok.

Şimdi, ondan sonra, Sayın Bakan, burada çıkıyor diyor ki: "Ya, işte, Numune Hastanesinin bu hâlini beğeniyor musunuz?" Beğenmiyoruz da sen onu yıkıyorsun da yerine ne getiriyorsun? Tamamen belli kişilere devlet kaynaklarını? Düşünebiliyor musunuz; anlaşacak bir şirketle, otuz sene, adam diyecek "Şurada, şu kadar adam çalıştırdım, bu kadar -bilmem- tadilat yaptım, bu kadar tamirat yaptım." hep devletten para çekecek. Tabii, bunları bugünkü AKP iktidarının felsefesine de uygun olduğu için biz yapalım. Zaten devlet de diye bir şey bırakmadınız. Devletin borcu 400 milyar doları geçti. Bakalım, bir sene içinde ne yapacaksınız?

Şimdi, değerli arkadaşlarım, hakikaten, AKP zamanında, Türkiye, maalesef çok büyük kaoslarla, sıkıntılarla karşı karşıya. Şimdi, Tayyip Erdoğan diyor ki: "Ben her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım, çiğnedim." Biraz önce AKP'li burada diyor ki: "Efendim, AKP'nin milliyetçiliği devlete hizmet, millete hizmet etme milliyetçiliğidir." Senin Tayyip'in diyor ki: "Milliyetçiliği aldım ayaklarımın altına, ezdim." Tayyip Erdoğan'ın burada kastettiği milliyetçilik Atatürk milliyetçiliğidir. Demiyor ki: "Faşist milliyetçiliği, ırkçı milliyetçiliği..." Anayasa'mızın 2'nci maddesinde diyor ki: "Türkiye Cumhuriyeti devleti, Atatürk milliyetçiliğine dayanan, çağdaş, ilerici, sosyal hukuk devletidir." "Ben bunu çiğnedim." diyor. Yahu, şimdi, Tayyip, sen kimsin, bu devleti çiğneyeceksin! Sen kimsin, milliyetçiliği çiğneyeceksin! Sen, zaten bu millete yakışmayan bir kişisin. Sen, bu memleketin topraklarını...

SONER AKSOY (Kütahya) - Sen kimsin?

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Sen kendi celladına âşıksın.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakın...

...topraklarını Yunanlılara işgal ettiriyor musun? Ben bu kürsüde söyledim. 16 tane adamız Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir.

MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN (Balıkesir) - Sen Tunceli'ye git.

KAMER GENÇ (Devamla) - Kıbrıs'ta 7 bin kilometrelik alanımızı Kıbrıs Rum devleti almış, İsraillilerle anlaşarak burada petrol çıkarmıştır. Hani sende devlet sevgisi, hani sende millet sevgisi!

Arkadaşlar, bir memleketin toprakları o memleketin iktidarını elinde bulunduran kişilerin namusu ve şerefidir.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Topraklarını bombalayanlardan git hesap sor.

KAMER GENÇ (Devamla) - Eğer bir memleketin toprakları eğer bir yabancı ülke tarafından işgal edilmişse ve bunu korumuyorsa o kişiler kendi namus ve şereflerini de korumuyorlar demektir.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Sen git, Dersim'in şerefini koru.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ya arkadaşlar, diyorum haydi gelin... Şimdi, diyorlar ki: "Efendim, böyle adalar işgal altında değil." Dedim, bakın, Abdullah Öcalan'a ziyaretçi götürmek için gemi tahsis ediyorsunuz; bize de bir gemi tahsis edin, gidelim bu adalara, hakikaten işgal altında mıdır, değil midir, arkadaşlar, görelim bunları. Niye kaçıyorsunuz? Ya bu kadar vurdumduymaz olunmaz. Efendiler, bu memleket bizim. Yarına bunu çocuklarınız size çok pahalıya sorarlar, çocuklarınız halk içine çıkamazlar. "Sizin devri iktidarınızda 326 milletvekili parmağıyla bu devlet itibarsızlaştırıldı; toprakları yabancılar tarafından işgal edildi, devlet talan edildi, devlette hukuk yok edildi; insanlar beş yıl, on yıl içeride sebepsiz yere yatıyorlar. Hiç mi sizlerde de vicdan yoktu?" derler size. Bunu, bakın, yarın sizin çocuklarınız, torunlarınız size bunun çok hesabını sorarlar.

Önemli olan insanların onurlarını kaybetmemesidir, ülke gerçeklerine sahip çıkmasıdır. Bu kanun memleketi talan ettirecektir.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Sen git Dersim katliamının hesabını sor.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakalım göreceğiz, bakalım kim kazanacak. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.