Konu:MHP GRUBU ÖNERİSİ
Yasama Yılı:3
Birleşim:31
Tarih:29/11/2012


MHP GRUBU ÖNERİSİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HÜSAMETTİN ZENDERLİOĞLU (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış ve Demokrasi Partisi adına önerge üzerine söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi ülkemiz bir tarım ülkesi olmasına rağmen, hâlen belli oranlarda ürünleri dışarıdan ithal ettiğimiz görülmektedir. Tabii ki bu tablo, çok acıklı ve üzücü bir tablodur. Halkımızın, tarım ülkesinde yaşamasına rağmen insanımızın yüzde 80'i köylü ama ne yazık ki bu ürünlerin istendiği düzeyde ücretlendirmede, hatta ürünü pazarlamada yetersizlikler yaşanıyor. Bunun da AKP Hükûmetinin politikalarından kaynaklandığını düşünüyoruz. Örnek olarak Konya Ovası, Kayseri Ovası, Muş Malazgirt, Van Özalp, bir zamanlar hububat ambarı idi ama bugün köylümüz, çiftçimiz zor durumdadır.

Bu durum yalnız yaş sebze alanında da değil, aynı zamanda hayvancılık alanında da böyledir. AKP Hükûmetinin yanlış politikalarından dolayı üretim durma noktasına gelmiştir.

Hiç kimse yaşantısından memnun değil, ticaretten memnun değil, alan memnun değil, satan memnun değil, halk memnun değil, köylü memnun değil, işçi-emekçi memnun değil, öğrenci memnun değil. Evet, burada memnun olan bir grup var, o da AKP Hükûmeti ve yandaşlarıdır.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaş sebze ve meyve üreticileri her yıl daha fazla sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar. Özellikle geçtiğimiz yıl Van depreminin ardından Bitlis, Bingöl, Muş ve çevre illeri hububatta büyük zararlara uğramasına rağmen, patates üreticisinin tarlada ürününün donmasına rağmen, hatta şeker pancarı üreticisinin şeker pancarını üretip tarlada kalmasına neden olan don olayında, Hükûmetin bu konuda bir destek sağlamadığını görüyoruz. Sadece onların borçlarının bir yıl ertelendiğini söyledi. Ama bugün bir yıl doldu fakat köylü, işçi, çiftçi mağdur durumdadır.

Özellikle Ahlat ilçemizde 505 çiftçi şeker pancarı ekimi yapmakta idi. Ahlat ilçesinde 14 bin dekar şeker pancarı toplanmamış, 496 çiftçi mağdur duruma düşmüştür. Sözleşmeli olarak pancar ekimi yapan çiftçiler, ürünlerini toplayamadıkları gibi, banka borçları ve şeker fabrikalarına olan borçları nedeni ile birçok sıkıntı yaşamışlardır. Yapılan bazı çalışmalar neticesinde bankalara ve Erciş Şeker Fabrikasına olan borçlarının ertelenmesi dışında yapılan hiçbir yardım olmamıştır. Yani Bitlis ilindeki çiftçilerimiz bir sonraki alacakları mahsulün tamamını satarak iki yıllık borçlarını ödemek zorunda kalmışlardır.

Bitlis ve ilçelerinde yaş sebze ve meyve yetiştiren çiftçilerimiz birçok alanda zorluk yaşamaktadırlar. Tabii ki mevsimin haşin olması, zorlu bir kış mevsiminin yaşanması, erken kışın gelmesi tabii ki bu ekinciler üzerinde, köylüler üzerinde, çiftçiler üzerinde büyük bir etki yaratmaktadır. Tabii ki yakıt, gübre en başta gelen sorunlarından biridir. Bugün çiftçi aldığı gübrenin, mazotun parasını sattığı üründen çıkaramamakta, hatta zarar etmektedir. Tabii burada AKP Hükûmetinin, çiftçileri desteklemek, üretime katkı sunmak, Türkiye ekonomisini ve tarımı daha üst seviyelere çıkarmak için birçok projeleri olmasına rağmen biz bu alanlarda görmemekteyiz.

Önceki dönemde de Bitlis'te bulunan bir Tekel tütün fabrikası vardı. Halk, üretici, ekininin de gelirini ektiği tütünden almaktaydı ama ne yazık ki bu da şu anda yok. Halk perişan, köylü perişan, insanlar perişan bir durumdadır. Birçoğu da metropol şehirlerine göç etmektedir. Tekel tarafından tütün alımına son verilmesi ve tütün ekiminin yapılmamasından dolayı Bitlis ilçelerine olumsuz etkilerini bugün en çıplak gözle gözlemek mümkündür.

Tütün ekimi yaptıkları tarlalarda başka bir ürün yetişmemektedir. Bundan dolayı, insanlarımız, bölgemiz insanı yaş sebze ve meyve yetiştirmekte güçlük çekmektedir çünkü her yörenin, her yerin, kendine özgü doğa koşullarına göre meyve ve sebze yetiştirme olanağı vardır. Bugün, güneyde Mersin'de, Antalya'da, Adana'da ve çevre illerindeki narenciye olayı Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, bu bölgemizde yoktur çünkü bu bölgenin koşulları ve iklim koşulları buna elverişli değildir. Bu nedenle, yaş sebze ve meyvenin ekildiği mevsimde zaten hemen bir ay içerisinde kışın bastırmasıyla bu yaş sebze ve meyve dona maruz kalmaktadır.

Dolayısıyla, burada ekinin istenen düzeyde fiyat almaması da bunu etkilemektedir. Bu, şeker pancarına konulan kota? Özellikle Norşin ilçemizde, Muş Ovası'nda, Malazgirt Ovası'nda, hatta Erciş Ovası'nda, Van Erciş Ovası'nda, büyük düzeyde, çiftçiler şeker pancarı ekmekteydiler. Bugün bu şeker pancarı tümden yok olmayla yüz yüzedir. Bu nedenle, burada devletin -ve hatta- tarım politikasındaki yetersizliğinden dolayı, bir destekleme fonu oluşturulmamaktadır, verilen destekler de yeterli değildir ve zamanında köylüye tevdi edilmemektedir.

Tabii ki bu, hububat alanında, yaş sebze alanında olduğu gibi, hayvancılık alanında da büyük bir yetersizlik yaşanmaktadır. Görüldüğü gibi, bugün bölgemiz? Bingöl, Muş, Ağrı, Van, Kars, bu bölge hayvancılıkla geçimini sağlamaktaydı ama ne yazık ki, gün geçmesin ki dağlar bombalanmasın, gün geçmesin ki bir olay yaşanmasın. Bundan dolayı artık insanlar, köylüler, çiftçiler hayvancılığı da terk etmek zorunda kalmışlardır. Bu nedenle, eğer bir insan özgürce kendi tarlasında, bağında, bostanında gezemiyorsa, özgürce üretim yapamıyorsa ve bu üretimin pazarlamasında kuşku duyuyorsa -o insanın bir ikilem içerisinde kalması- tabii ki ürününden de istenen verimliliği de sağlayamaz. Bunun nedeni de hepinizin bildiği gibi, belirttiğim, özgür yaşamama, özgürlükten, hatta yarının ne olacağından endişelendiğinden dolayı böyle bir üretimden de kaygı duymaktadır. Buna en güzel örneği hayvancılık olarak gösterebiliriz ki bugün hayvancılığı en yoğun olan bölge olmamıza rağmen dışarıdan ithal edilmektedir. Eğer bu destek köylüye, çiftçiye sağlanmış olsaydı, bugün dışarıdan herhangi bir ürünü ithal etme veya hayvanı ithal etme ihtiyacı duyulmayacaktı. Bu nedenle söylüyorum: AKP Hükûmetinin bütün alanlarda bu politikaları çürümüştür. Bu politikaların söylemleri boştur. Bu nedenle, bir an evvel, Tarım Bakanı -bölgenin insanı olmasına rağmen bölgeye istenen ilgi ve alakayı göstermemektedir- inanıyorum ki bundan böyle köylüyü, işçiyi, emekçiyi, dar gelirliyi destekleyecek bir proje üzerinde yoğunlaşır ve bölgemizde de artık insan istediği ürünü üretme zevkiyle, üretme heyecanı ve coşkusuyla, ürettiğini pazarlama endişesine girmeden hayvanını, ürününü pazarlayabilme sevincini yaşasın.

Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.(BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Zenderlioğlu.