Konu:Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu Tasarısı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:3
Birleşim:59
Tarih:30/01/2013


TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DİSİPLİN KANUNU TASARISI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gecenin bu saatinde burada olduğunuz için, sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakan, öncelikle, bu kanun üzerinde görüşlerimi açıklamadan önce, benim bu Kürecik'te bulunan radar üssündeki ABD askerleriyle ilgili sorduğum (7/12193) sayılı soru önergeme verdiğiniz cevapta, söz konusu radar üssünde ABD askerlerinin bulunduğunu, bu anlaşmanın 14 Eylül 2010 tarihinde Türkiye ile ABD arasında imzalanan anlaşma gereği olduğunu ve bu radarın NATO'ya tahsisli olduğunu belirttiniz. Az önce de diyorsunuz ki: "Bu, NATO'nun bir radarıdır." Hâlbuki sizin imzanızla bana gelen cevapta öncelikle Türkiye ve ABD arasında yapılan bir anlaşma olduğunu söylüyorsunuz. Dolayısıyla, yaklaşık sekiz ay sonra bu NATO'ya devredildi. Bu durumda, yaklaşık sekiz ay, on ay kadar ABD askerleri ülkemizde Anayasa'ya aykırı olarak bulundu. Bunu da kabul etmiş oluyorsunuz.

Yine verdiğiniz cevapta, Sayın Bakanım, bizim ABD'yle askerî ilişkilerimizin NATO ortaklığı dışında, 29 Mart 1980 tarihinde imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması'yla da düzenlendiğini ve bu anlaşma çerçevesinde İncirlik, Ankara, İstanbul ve İzmir'de yer alan askerî tesislerde ABD askerlerinin bulunduğunu söylediniz. Şimdi, bu durum karşısında -Anayasa'mıza göre, ülkemizde yabancı askerlerin bulunması Meclisin onayına tabidir- sizin de verdiğiniz bu cevaptan anlaşılıyor ki NATO kapsamı dışında, başlangıçta NATO anlaşması dışında, 14 Eylül 2011 tarihinde ABD'yle ülkemiz arasında yapılan, daha doğrusu Dışişleri Bakanı Müsteşarıyla ABD Büyükelçisinin karşılıklı imzasıyla yapılan bu Radar Sisteminin Türkiye Topraklarında Konuşlandırılması Anlaşması gereği ABD askerleri, Meclisin onayı olmadan ve NATO'ya da devredilmeden belli bir süre bulunmuş oldular. Yine, bu şekilde bulunan ABD askerleri, Sayın Bakanım, yılbaşında, biliyorsunuz, İncirlik Üssü'nde bir mescide girerek orada mihrabı tahrip ettiler, kamuoyuna yansıdı. O konuda soruşturma olduğunu ben öğrendim ancak ne aşamada bilmiyorum.

Şimdi, az önce siz konuşmanızda yine şehitlikle ilgili konuya girerek "İşte, bizim inancımız budur efendim." dini terminoloji kullandınız. Geçenlerde de yaptığınız bir konuşmada, Sayın Bakanım, yine, Kâfirûn sûresine atıfta bulunarak "?"(x) "Sizin dininiz size, bizim dinimiz bize" diyerek bir eleştiride bulundunuz, hatta hiç olmaması gereken, kime hitabı belli olan Kâfirûn sûresini bize karşı kullandınız. Şimdi bunun üzerine ben diyorum ki: Evet, Sayın Bakan, sizin dininiz size, bizim dinimiz bize. Biz doğrudan yanayız, biz haklıdan yanayız, biz tam bağımsızlıktan yanayız; siz zorbadan, zalimden, emperyalistlerden yanasınız; sizin dininiz size, bizim dinimiz bize. Biz yoksuldan, öğrenciden, işçiden, memurdan yanayız; siz öğrencinin, yoksulun, işçinin, memurun, hak arayanın üzerine gaz sıkıyorsunuz, göz yaşartıcı bomba atıyorsunuz; sizin dininiz size, bizim dinimiz bize.

Biz bugün "Suriye, halkıyla birlikte Halep'iyle, Şam'ıyla, Lazkiye'siyle, toprağıyla birlikte mazlumdur, mağdurdur, efendim, bırakın, Suriye'nin kaderine Suriye halkı karar versin. Orada silahlı bir grubu desteklemeyin, iç savaşı körüklemeyin." diyoruz.

BAŞKAN - Genel Kurula hitaben konuşunuz lütfen.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Efendim, siz bir grubu destekleyerek, özgürlük savaşı veren Taliban, El Kaide, Selefi unsurları destekleyerek(xx) bu yolu seçiyorsunuz. Evet, sizin dininiz size, bizim dinimiz bize.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gelelim üzerinde konuştuğumuz bu Askerî Disiplin Kanunu'na. Değerli arkadaşlar, tasarının 15'inci maddesinde uyarma cezası gerektiren disiplinsizlik hâlleri arasında -ki bu cezaları disiplin amiri verebiliyor- mesela 15'inci maddenin (h) bendi "saygısız davranmak" diyor. Nedir? Muğlak. Kime göre saygısız davranmak?

Efendim "hizmet haricinde yalan söylemek" yani özel yaşamında yalan söylemek midir Sayın Bakan? Bu da muğlak bir ifade.

"Mesai dışında aşırı alkol kullanımı" nedir kriteri, kime göre ne kadar alkol kullanmak aşırıdır? Ya da size göre ya da amire göre, bu cezayı verecek disiplin amirine göre kaç kadeh aşırı kullanmaktır? Hiç olmazsa burada hani, alkollü araç kullanırken bir ölçüm cihazı var ya promil ölçülüyor, bari ona göre bir ölçü deseniz de işte 50 promil, 100 promil, daha anlaşılır olsun. Çok muğlaktır, keyfîliğe yol açacaktır.

Yine "kişisel ve çevre temizliğine dikkat etmemek" diye bir madde var. Çevre temizliğinden kastınız nedir? Yani bildiğimiz şu andaki mıntıka temizliği midir? Yani yine askerler ot mu yolacak bu çağda, bunu mu kastediyorsunuz? Bu temizliği yapmayanlara disiplin amiri uyarma cezası mı verecek?

Yine "kendini geliştirmede yetersiz kalmak" diye bir ibare var. Nedir yani bu kendini geliştirmek, kime göre kendini geliştirme? Subjektiftir, dolayısıyla objektif değildir, yeni sıkıntılara yol açacaktır.

Yine, tasarının 16'ncı maddesinde kınama cezasını gerektiren eylemler arasında "küfürlü konuşmak" (c) bendinde. Küfürlü konuşmak, nedir küfür, kime göre küfür? Çok muğlak bir ifadedir ve keyfîliğe yol açacaktır.

Yine, değerli arkadaşlar, 18'inci maddede aylıktan kesme cezasını gerektiren eylemler arasında "ayrımcılık yapmak" deniyor. 18'inci madde (e) bendi, ayrımcılık yapmak. Ayrımcılık yapma konusunda da değerli arkadaşlar, kanun diyor ki: "Görevdeyken dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yaparak işlem tesis etmek -dikkatinizi çekiyorum, ayrım yaparak işlem tesis etmek- ve bu suretle görev yerinde huzursuzluğa neden olmaktır." Şimdi, yani işlem yoksa, davranış biçimiyle bir ayrımcılık yapmışsa ceza verilemeyecek demektir. Bana göre, orada "ayrımcılık yaparak herhangi bir işlem ve eylemde bulunmak" daha uygun olur, daha mantıklı olur çünkü "işlem tesis etmek ve -bu işlemle de bir başka şart daha getiriyorsunuz, cezalandırma şartı gibi- görev yerinde huzursuzluğa neden olmak" yani herhangi bir amir, askerler arasında bu sebeplerle, renk, din, dil, ırk, mezhep, siyasi düşünce nedeniyle ayrımcılık yaparsa, bu, huzursuzluğa neden olmazsa yine ceza yok. Sayın Bakan, değerli Komisyon üyeleri; umarım, bunu düzeltirsiniz, yapıcı bir eleştiri getirdim.

Yine, değerli arkadaşlar, 18'inci maddede "Yasaklanmış faaliyetlere katılmak." Bakın, bu da çok tehlikeli bir şey. Ne diyor? Devam ediyor, işte sayıyor, efendim, 18'inci maddenin (j) bendi: "Yasaklanmış faaliyetlere katılmak: Yetkili makamlarca yasaklanmış olan toplantı, gösteri ve yürüyüşlere iştirak etmektir." Yani sizin bu mantığınızla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yasaklandı Ankara Valiliği tarafından. Yetkili makamdır, doğru mu? Yani bir asker, bir subay, uzman çavuş, astsubay, 29 Ekimi, cumhuriyetin kuruluşunu kutlamak için Ulus'a gelse, sizin bu mantığınıza göre, yetkili makamlar tarafından yasaklanmış bir eyleme katılmak olarak değerlendirilecek ve bu arkadaşa aylıktan kesme cezası verilecektir. Bu durum, aslında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkının da ihlalidir; yapamazsınız. Bu konunun düzeltilmesi lazım.

Yine, (i) bendinde "Hoşnutsuzluk yaratmak." gibi muğlak bir ifade var.

Yine, 20'nci maddede -çok önemli- Silahlı Kuvvetlerden ayırma, ihraç cezasını gerektiren bir eylem var: "Ahlaki zayıflık." Nedir bu ahlaki zayıflık? Devam ediyor, saymış, "?veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmaktır." Kime göre Sayın Bakan, Sayın Komisyon? Kime göre toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmak?

Yine, (h) bendinde "İffetsiz bir kadınla evlenmek veya böyle bir kimseyle yaşamak." Açıklamasında diyorsunuz ki: "Böyle bir kadınla evlenmek veya evli kalmak." Yani boşanmaya itiyorsunuz yani komutana göre, disiplin amirine göre "Senin eşin iffetsizdir kardeşim, bununla yaşayamazsın, çok tehlikeli bir durumdur." Lütfen, bunları daha açık bir hâle getirin, yoksa başka keyfîliğe neden olacaktır diyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Özgündüz.

(x) Bu bölümde Hatip tarafından Türkçe olmayan kelimeler ifade edildi.

(xx) Bu ifadeye ilişkin açıklama 31/01/2013 tarihli 60'inci Birleşim Tutanağı'nın 167'nci sayfasında "Geçen Tutanak Hakkında Konuşmalar" bölümünde yer almıştır.