Konu:Büyükşehir Belediyesi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:21
Tarih:11/11/2012


BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BİRGÜL AYMAN GÜLER (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önergemizi "İçişleri Bakanı yürütür" diye verdik, çünkü, tartışmalardan hatırlayacaksınız, il özel idarelerinin kaldırıldığı 29 ilde mal varlığını, görevlerini, personelini, neyi var neyi yoksa kimlere verileceği konusunu "İçişleri Bakanlığı kararlaştırsın" hükmü vardı. Bunun Anayasa'ya aykırı olduğunu söylemiştik ama ne İçişleri Komisyonu ne de Genel Kurulunuz dikkate aldı. Ne yazık ki bir yerel idareden görevlerin, kaynakların, personelin, hazineye, diğer bakanlıklara, merkezî idarede pek çok kuruluşa, diğer yerel yönetimlere devrine İçişleri Bakanlığı bürokrasisinin karar vermesi uygun görüldü.

Efendim, çalışmanın sonuna geldik. Hemen şunu hatırlatmakta yarar var: Bu tasarıyla yaptığınız şey, 1974 yılında İngiltere'nin yaptığı bir şeydi. İngiltere, mülki büyükşehri 9 ilinde kurmuştu ve 80'li yılların sonunda kaldırdı çok çeşitli zararlarını gördüğü gerekçesiyle kaldırmıştı. Başka ülkelerin deneyiminden yararlanarak bir hatadan kendimizi korumak mümkündü.

Bu tasarıyla beraber, 29 ilin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamından yüzde 6 paylar kesildikten sonra, Ankara'nın kasasındaki paydan pay alacak diğer 52 il, yani Türkiye'nin yoksul 52 ili, zengin 29 ilini finanse edecek. Bu tasarıyla beraber, Türkiye'deki bölgesel dengesizliklerin artmasından gerçekten çok endişeliyiz.

Bu tasarı nasıl bir süreçte hazırlandı? Hatırlatmakta fayda var. Bu tasarı kamuoyuna sunulmadı, bakanlıklara sunulmadı, bakanlıkların yazılı görüşü alınmadı, Meclise geldiğinde tek komisyona bırakıldı, Plan ve Bütçe Komisyonu kaçak düştü. "Anayasa Komisyonuna gitsin." dedik; bizim Komisyon Başkanımız dinlemedi. İçişleri Komisyonu, mali boyutları ve anayasal boyutlarını da tamamlamaya gayret ederek, Genel Kurula olgunlaşmış bir çalışmayla gelmeye çaba gösterdi; elbette eksik kaldı. Son tartışmalar, orada nasıl eksik kaldığını Hükûmetin, sanıyorum net olarak gösterdi.

Komisyon çalışmalarına toplumdan bu konuyla ilgili olanlar davet edilmedi. 6 maddeyi çalıştık, buraya geldik karşımızda 39 madde vardı. Elimizdeki şey bir tasarı değildi, gerçekte bir taslaktı. Komisyonlarda 27 önerge vererek, burada da yaklaşık 10 önerge vererek, Hükûmet, elindeki taslağı tasarıya çevirmeye çalıştı.

Tasarı hâlindeki metin şimdi yasa olarak karşımıza çıkacak. Çok düzeltme yapacağız, çok hata var ama en büyük hata, Anayasa Mahkemesine gittiğinde ortaya çıkacak. Çünkü en temel kurucu maddesi "Büyük yerleşim merkezlerinde kurabilirsiniz, illerde değil" maddesi nedeniyle bu tasarı yaşam şansı bulamayacak.

Değerli milletvekilleri, nasıl bir tasarı? 29 ilde büyükşehir belediyelerini borçlandıran bir tasarı. Yani İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerinde gördüğümüz o muazzam borçluluğu 29 ile yaygınlaştıracak bir tasarıya imza atıyorsunuz. Kırsal rant ilişkilerini yaygınlaştıracak bir tasarı; o yüzden köylerden büyük nüfus boşalmaları ve mülk el değiştirmelerine yol açacak bir tasarıya imza atıyorsunuz ve en önemlisi, bir idari federalizm tasarısına imza atıyorsunuz. Bunların sakıncaları üzerinde çok geniş olarak durduk. Biz görevimizi yaptık. Görebildiğimiz tüm sorunları dostça ve tüm içtenliğimizle huzurunuzda paylaştık. Keşke, siz de bizim özen gösterdiğimiz konulara biraz kulak verseydiniz önümüzdeki dönemde çok daha iyi bir yönetim sistemine doğru adım atardık.

Efendim, ben bu "tasarı hayırlı olsun" diyemeyeceğim. Bu tasarı Türkiye'ye yapılmış büyük bir kötülüktür.

Saygılar sunuyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.