Konu:Chp Grubu Önerisi
Yasama Yılı:3
Birleşim:57
Tarih:24/01/2013


CHP GRUBU ÖNERİSİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir siyasi parti grubunun vermiş olduğu araştırma önergesi üzerinde o gruptan 2 kişinin konuşması pek âdet değildir ancak ben Adalet ve Kalkınma Partisi Grubundan rica ettim, diğer siyasi parti grupları da anlayışla yaklaştı. O nedenle, Cumhuriyet Halk Partisinin ikinci konuşmacısı olarak huzurunuzdayım.

Rahmetli Uğur Mumcu'yu ölümünün 20'nci yıl dönümünde şükranla anıyorum. Yine biraz önce yerimden yaptığım konuşmada ifade ettiğim gibi, bugün ölüm yıl dönümü olan Gaffar Okkan'ı da yine rahmetle ve şükranla anıyorum. Faili meçhul cinayetler sadece Uğur Mumcu'yla da sınırlı değildir, Gaffar Okkan'la da sınırlı değildir. Türkiye'nin yakın tarihi çok sayıda faili meçhul cinayetlerle doludur. Umarım, bunları ele alacak bir ortamı, bir iklimi hep beraber yaratırız ve bu faili meçhul cinayetler gibi bir ayıbı Türk demokrasisinden çıkarırız.

Değerli milletvekilleri, bu yıl, 2013 yılı Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nin kabulünün 223'üncü yıl dönümü. 1789 Fransız Devrimi'nin ardından bütün insanlığa hitap eden, bütün insanlığı hedef alan Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi yayınlandı. İnsanlığın tarihi, bir anlamda, özgürlük ve eşitlik konusundaki mücadelenin tarihidir ve insanlığın 1789 yılına geldiği döneme kadar vermiş olduğu mücadeleler hakikaten bütün insanlık tarihini oluşturur ve bunu da üç kelimeyle özetleyecek olursak insanlık tarihi "özgürlük", "eşitlik", "kardeşlik" gibi kavramları insanlığa yerleştirme, insanlığın bunları kabul etmesi yolundaki mücadelenin tarihidir ve 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'yle özgürlük, eşitlik ve kardeşlik bir insanlık ideali olarak uluslararası metinde kabul görmüştür; o tarihten bu yana da bütün demokratik toplumlar bu değere ulaşmak için mücadele göstermişlerdir. Bütün demokrasilerin ulaşacağı en ideal düzeyde ideal düzeyde özgürlük, eşitlik ve kardeşlik vardır. Bütün insanlar eşittir, Türkiye Cumhuriyeti'nde bütün insanlar eşittir. Sosyal demokrat bir parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi ülkemizde yaşayan -vatandaş olsun olmasın- bütün insanlara eşitlik, özgürlük, kardeşlik gözüyle bakar. Bizim insana yaklaşımımız budur. Irkçılık şeklindeki bir suçlamayı Cumhuriyet Halk Partisi olarak kesinlikle kabul etmeyiz, reddederiz. Sosyal demokrat bir partide böyle bir kavram hiçbir zaman yoktur, hiçbir milletvekilimiz de böyle bir anlayışa sahip değildir, bu tür suçlamaları reddederiz.

SIRRI SAKIK (Muş) - Sayın Başkan, dün sizin bir milletvekilinizin Kürtlerle ilgili söylemi?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Türkiye otuz yılı aşkın bir süredir terör sorunu yaşıyor. Bu sorunun isimlendirmesi de bir tartışma konusudur. Terör sorunu mu diyeceğiz, Kürt sorunu mu diyeceğiz, yoksa bir başka sorun mu diyeceğiz, bence bu isimlere o kadar takılmamak gerekir. İsimlendirme şüphesiz önemli ama bu isimlendirmede hangi içeriği o soruna veriyorsak bu içerik hepsinden daha önemlidir. Ancak şunu ifade edeyim ki terör sorunu ve Kürt sorunu iç içe geçmiş olan sorunlardır, bunları birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bir yönüyle bakarsanız olay terör sorunudur, diğer yönüyle bakarsanız olay Kürt sorunudur. "Terörü çözeyim, sonra diğerini çözerim." yaklaşımını göstermek mümkün değildir. Bunların hepsini birlikte ele alıp birlikte çözmek için bir iradeyi ortaya koymak gerekir. Cumhuriyet Halk Partisinin bu konudaki iradesi açık ve nettir. Cumhuriyet Halk Partisi bu sorunun, terör sorununun, Kürt sorununun çözülmesini arzu etmektedir, istemektedir. Hükûmetin, bu yönde Sayın Başbakanın başlatmış olduğu çalışmaya da Sayın Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu önemli bir açıklama yaparak, önemli bir siyasal tavır göstererek Türkiye'nin önünü açan bir iklimi yaratmıştır. Bu iklimin devam etmesini, yayılmasını ve bu sorunu Türkiye'nin aşmasını dilerim.

Biz, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki bütün insanlarımızı eşit görürüz, bütün insanlarımızı kardeş görürüz.

SEBAHAT TUNCEL (İstanbul) - Dün öyle demiyordunuz ama.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Bütün insanlarımızın aynı özgürlüklere sahip olmasını arzu ederiz.

SIRRI SAKIK (Muş) - Sayın Grup Başkan Vekili, Vekilinize söyleyin bunları, bize söylemeyin, Vekilinize söyleyin!

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Bütün insanlarımızın aynı haklar, aynı kültürel, aynı siyasal haklara sahip olmasını isteriz.

SEBAHAT TUNCEL (İstanbul) - Ana dilde eğitim hakkında ne diyorsunuz? Ana dilde savunmaya ne diyorsunuz?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Bu ülkede barış içinde, kardeşlik içinde bir arada yaşamanın yollarını aramalıyız. Dönem, zaman bu zamandır. Bu iklimi hep beraber yaratmalıyız, hep beraber bütün siyasi partilere bu konuda sorumluluk düşmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak görüşümüz budur. Tekrar ifade ediyorum: Irkçılık gibi bir yaklaşımı kesinlikle reddederiz. Böyle bir kavram Cumhuriyet Halk Partisinin herhangi bir şekilde uzağında yakınında olamaz, hiçbir şekilde böyle bir kavramla Cumhuriyet Halk Partisini ilişkilendirmek mümkün değildir, bunu reddederiz. Bütün insanlara eşitlik ve kardeşlik kavramlarıyla yaklaşırız, bütün insanları kucaklarız; bütün insanlar, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki bütün vatandaşlar, herkes birbirini kucaklamalıdır.

ADİL KURT (Hakkâri) - Sayın Başkan Vekiliniz açıklama yapmış, sözlerinin arkasında durduğunu söylüyor.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Bakın, ben size bu hafta yaşadığım bir olaydan da bir örnek vermek isterim. Belki bir başka konuya geçiyorum ama bu kürsüye gelmişken o vatandaşlarımızın bana ilettiği sorunu da buradan ifade etmek isterim. Türkiye'nin Suriye politikasını yakından izliyoruz, takip ediyoruz. Türkiye'nin Suriye sınırında yaşayan kişilerin, Suriye vatandaşlarının, önemli ölçüde de çoğunluğu Kürt olan bu vatandaşların orada insani talepleri var. Toplam 7 sivil toplum örgütü, hepsinin ortak özelliği şiddeti dışlamak olan, şiddeti reddetmek olan bu sivil toplum örgütleri Ankara'da siyasi parti gruplarına geldiler, hangi partilerle görüştüler bilemiyorum ama Cumhuriyet Halk Partisi Grubunda ben kendileriyle görüştüm. Suriye'nin kuzeyindeki bu insanlar, orada tecrit edilmiş vaziyette yaşamaktadırlar. İnsani ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Esad'ın veya muhaliflerinin yanında yer almak gibi bir tercihleri yok. Böyle bir tercihte bulunmadıkları için, insani ihtiyaçlarını yani gıda, giyecek, ilaç gibi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumdadır Suriye'nin bu -vatandaşlar diyemiyorum- mensupları ama 2 milyonu aşkın insan insani ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor ise onlara illa Esad'ı veya Esad'ın muhaliflerini tercih et seçeneğini sunmak yanlıştır.

Nusaybin Sınır Kapısı da açılmalı, bu insanların insani ihtiyaçlarını karşılama konusunda Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti gerekli yardımı, desteği göstermelidir; bunu da buradan Hükûmete duyuruyorum, bir çağrıda bulunuyorum. Bu insanların çığlığına, feryadına kulak verin. Liberal olarak isimlendirebileceğimiz, sol olarak isimlendirebileceğimiz, İslamcı olarak isimlendirebileceğimiz, sosyalist olarak isimlendirebileceğimiz veya başka sıfatlarla isimlendirebileceğimiz birçok siyasi parti, sivil toplum örgütü veya sivil inisiyatif böyle bir amaçla Ankara'ya gelmiş. Bu talebe herkesin kulak vermesini diliyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.