Konu:Büyükşehir Belediyesi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:19
Tarih:09/11/2012


BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BİRGÜL AYMAN GÜLER (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz tasarı itirazlarımızın ötesinde 14'üncü maddede donmuştur.

Değerli milletvekilleri, 14'üncü maddede yapılan hata, Hükûmetin hazırladığı tasarının ne olduğunun farkında olmadığı anlamına gelir. Bu, yetersiz hazırlık diye en azından tanımlanabilir. Pergel kanunu geçerliyken söz konusu olan büyükşehirlerdeki birleşme ve ayrılmalar, mülki sınır söz konusu iken artık fiziken mümkün değildir. Büyükşehirleri mülki sınırlara oturtuyorsunuz ve hâlâ pergel zamanındaki gibi "Ayrılma, birleşme olduğu takdirde 50 bin mi olsun, 20 bin mi olsun nüfus?" diye burada düzenleme yapıyorsunuz. Şimdi, işin ruhuna hâkim olunmadığını gördüğümüz bir tasarıyı ciddiye almak gerçekten güç ama ciddiye alıyoruz çünkü Türkiye'nin idari ve siyasi yapısını derinden etkileyen bir tasarı önümüzde. Ben diliyorum ki iktidar milletvekilleri madde 14'ten itibaren muhalefet milletvekillerine daha çok kulak verirler ve bu önergeyi burada yersiz görüp Komisyonun "Katılıyoruz Sayın Başkan." dememesini ömrüm boyunca hep hayretle hatırlayacağım. Kendi hatalarını değiştirme fırsatıydı, bunu dahi dinlememe eğilimi içerisinde eritip götürdüler.

Değerli milletvekilleri, 17'nci maddede tam dört konu var. İnanç yönetimi konusu var, kadın sorunu konusu var, çocuk konusu var ve aynı zamanda spor konusu var. İnanç, kadın, çocuk ve spor, bunların yerel yönetimlerle ilişkilerini düzenliyoruz. Biz bir maddede dört konuyu konuşuyoruz ama bunu temel kanun yaptığınız için bir önergeyle konuşmak zorunda kalıyoruz. Kadın sığınmaevleri için 100 bin? Neden 100 bin? Açıklama istiyorum. Neden 25 bin değil? Küçük yerlerde kadına yönelik şiddet sorunumuz daha da katlanılmaz boyutlarda değil mi bizim? Üzerinde daha fazla konuşamıyorum.

Spor konusuna geliyorum. Spor Bakanlığı, belediye ve kulüpler arasındaki ilişkilerde çok sorun var. Acaba daha iyi nasıl düzenlemeli? Bu yeterli mi? Üzerine konuşamıyoruz.

Ve inanç konusu? Burada, Diyanet İşleri Başkanlığının yorumunu temel alan bir Türkiye Büyük Millet Meclisi varsa biz Şeyhülislamlık dönemine döndük demektir. (CHP sıralarından alkışlar) Türkiye'de yorum, karar verme gücü Türkiye Büyük Millet Meclisindedir. Diyanet İşleri Başkanlığının ya da üniversitelerin ya da çok hatırı sayılır düşünürlerin tanımları bizi zenginleştiren girdi olabilir.

İçişleri Komisyonu "Mabet cemevlerini içermez; Diyanet İşlerinin yorumu böyle çünkü." dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisinin üzerinde bir Diyanet İşleri Başkanlığımız mı var?

KAMER GENÇ (Tunceli) - Bunlara göre var. Bunlar saltanat ya.

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) - Bu değerlendirmenin geri çekilmesini istiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığına gölge düşürüldüğü kanaatindeyim. Kurumların hiyerarşisinin "Egemenlik milletindir." sözünü bir tarafa bırakarak, milletin egemenliğini ikinci kademeye atarak yeniden mi kuruyoruz?

Değerli milletvekilleri, cemevleri ülkemizde çok sayıda yurttaşımızın talep etmesi üzerine ibadet yeri olarak kabul edilmelidir. İmar hukukunda ibadet yerinden bahsedip bu belediye kanunlarında "mabet" sözünü seçmiş olmanın açıklaması yapılmalıdır. Mabedin ibadet yeri olup olmadığı konusunda tereddüde düşebilecek olan belediye uygulamacılarına ne diyeceğiz?

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) - Kelime anlamıyla mabet ibadet edilen yer demektir.

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) - Bir teknik boyut söylüyorum: İmar Kanunu'nda "İbadet yeri." diyorsunuz, mabet değil, burada "Mabet." diyorsunuz ibadet yeri değil. İkisinin birbirinden farkının ne olduğunu gelin o zaman tekrar Diyanet İşleri Başkanlığına bir sorun, madem kaynak orasıdır.

ALİM IŞIK (Kütahya) - Şeyhülislama sorsunlar, şeyhülislama!

BİRGÜL AYMAN GÜLER (İzmir) - Bu tasarı geri çekilmelidir sayın milletvekilleri.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.