Konu:10/10/2012 TARİH VE 6285 SAYI İLE UYUŞTURUCU BAŞTA OLMAK ÜZERE MADDE BAĞIMLILIĞI VE KAÇAKÇILIĞI SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA VERMİŞ OLDUĞU MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 9 KASIM 2012 CUMA GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE SUNUŞLARDA OKUNMASINA VE ÖN GÖRÜŞMELERİNİN AYNI TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN ÖNERİSİ
Yasama Yılı:3
Birleşim:19
Tarih:09/11/2012


10/10/2012 TARİH VE 6285 SAYI İLE UYUŞTURUCU BAŞTA OLMAK ÜZERE MADDE BAĞIMLILIĞI VE KAÇAKÇILIĞI SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA VERMİŞ OLDUĞU MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 9 KASIM 2012 CUMA GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE SUNUŞLARDA OKUNMASINA VE ÖN GÖRÜŞMELERİNİN AYNI TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN ÖNERİSİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

NECDET ÜNÜVAR (Adana) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Madde bağımlılığı gerçekten çok önemli bir problem. Biraz önce çok değerli çalışma arkadaşım Sayın Doğru gerçekten son derece doğru ifadelerle konuyu izah ettiler. Teşekkür ediyorum.

Tabii, olay uyuşturucunun ötesinde "madde bağımlılığı" dendiği zaman sigara, alkol, uçucu maddeler gibi geniş bir perspektifte değerlendirilmesi gereken bir husus ve olayın tabii hukuki, toplumsal, tıbbi, rehabilitasyon, kaçakçılık, terör boyutları var. Zaman zaman bunlar farklı şekillerde karşımıza da çıkabiliyor. Toplumda gerçekten yürek burkan birtakım öykülerle de karşı karşıya kalabiliyoruz.

Geçenlerde Zaman gazetesinin birinci sayfasında, Diyarbakır Bingöl kırsalında -ki, değerli arkadaşlarımın verdiği araştırma önergesinde de ona vurgu yapılmış- o kenevir ekilmiş alanlar vardı ama kısa zaman içerisinde güvenlik kuvvetlerinin o kenevir ekilen bölgeleri yok ettiği haberini de daha sonra gördük. Tabii, olay sadece toplumda bu maddeyi kullanan, maddeye müptela olan, alışkanlık olan, sağlığını, huzurunu, ailevi yaşantısını bozan insanlardan ibaret değil. Bunun çok ciddi bir ekonomik boyutu var, milyar dolarlar civarında ki dünyada yaklaşık 300 milyar dolarlık bir hacme ulaştığını da biliyoruz.

Dolayısıyla, konuyu gerek arz gerekse talep noktasından değerlendirmek lazım, yani arz dediğimiz zaman olay kaçakçılık boyutuyla Emniyet Genel Müdürlüğü, Gümrük Müsteşarlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı gibi birimleri, asıl güvenlik kuvvetlerini ve bu kaçakçılığın yakalanmasıyla ilgili birimleri ilgilendiriyor ve memnuniyetle şunu ifade etmeliyim ki güvenlik güçlerimiz topyekûn, neredeyse son dört yıl, her yıl Avrupa Birliğinin 27 ülkesinden daha fazla uyuşturucu yakalıyor. Aslında bizim güvenlik kuvvetlerimiz sadece Türk insanının, Türk gençliğinin zehirlenmesini değil, dünya gençliğinin zehirlenmesini de önlüyor ama Türkiye bir geçiş güzergâhı üzerinde. Birleşmiş Milletler Suç Ofisinin verilerine göre, doğal uyuşturucuların yüzde 95'i Afganistan'da üretiliyor. Son yıllarda azalmış olmakla beraber hâlâ o oran geçerli ve onun en kullandığı cazip güzergâh, geçiş güzergâhı Türkiye üzerinde; yani, Türkiye üzerinden Balkanlara ve Türkiye'nin batısına doğru hareket ediyor. Dolayısıyla, Türkiye bu anlamda ciddi bir risk altında. Türkiye'de uyuşturucu üretilmiyor, her ne kadar araştırma önergesinde bu şekilde ifade edilmiş olmakla beraber üretilmiyor ama Batı'da üretilmiş captagon, extacy gibi sentetik uyuşturucuların yine Türkiye'nin güneyi ve Türkiye'nin doğusuna geçişte önemli bir güzergâh olduğunu ifade edebilirim.

Tabii, esasında ben bu önergeyi destekliyorum. Bu gayet güzel bir önerge. Böyle bir komisyonun kurulması gerekir diyebiliriz. Ama ne tesadüftür ki -Sayın Doğru kısmen ifade etti- bakınız, bu komisyonun, araştırma komisyonunun kurulmasıyla ilgili önergenin adı "Uyuşturucu başta olmak üzere madde bağımlılığı ve kaçakçılığı sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla" diye başlıyor. Hâlbuki, biz Sayın Doğru'yla beraber de, 16 milletvekilimizle çok güzel bir çalışma yaptık. Üç ay çalıştık, sonra bir ay daha uzattık. Sonra rapor aşamasında da Sayın Doğru'nun çok ciddi katkılarını, maddi ve manevi desteklerini de gördük ve 2008 yılında 486 sayfalık bir Komisyon çalışması yaptık. Komisyonun adını okuyorum: "Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan" diye bir Komisyon ve bu Komisyona? Sayın Doğru hatırlayacaktır; aslında ben, bütün, 550 parlamenterimize de gönderdim. Böyle de bir güzel çalışma yaptık. Belki de araştırma komisyonlarının ilk kez böyle yaptığı, 40 sayfalık, renkli baskı, Türkçe ve İngilizce versiyonunun da olduğu? Dünyaya da gönderdik.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Bize gelmedi.

NECDET ÜNÜVAR (Devamla) - Ben size tekrar göndereyim Sayın Başkanım.

Bütün, 550 milletvekilimize de gönderdik. 40 sayfalık bir öneri paketi ve bu öneriden sonra -Sayın Doğru yine hatırlayacaktır- ben, Emniyet Genel Müdürü, Aile ve Sosyal Politikalar Müsteşarı, Sağlık Müsteşarı ile beraber zaman zaman bir araya geldim ve konunun takipçisi olmaya çalıştım. Biraz sonra araştırma komisyonlarıyla ilgili? Aslında bu vesileyle onları da ifade etmek isterim değerli Genel Kurula. Takip ettik ve zannediyorum bir buçuk yıl kadar önce, Sayın Doğru'ya da bizzat TUBİM Başkanı gelerek brifing verdi ve Sayın Bakanımız da, Sayın Doğru da bundan memnuniyetini ifade etti. Biz gerçekten çok yoğun çalıştık ve problemleri ortaya koyduk.

Peki, böyle bir, yeni bir komisyonun kurulma maslahatı nedir? Zannediyorum şöyle bir açmaz var değerli arkadaşlar: Yani böyle bir Komisyon çalıştı. Esasında Komisyonun yaptığı çalışmalar makes de buldu. Mesela bu komisyon çalışmaları esnasında 4207 sayılı Yasa'da değişiklik yapıldı ve kapalı ortamlarda sigara içilmesi yasaklandı. Geçen yıl, özellikle on sekiz yaş altı çocuklarda nargile ve benzeri ürünlerin tüketilmesiyle ilgili bir yasak getirildi. Uçucu maddelerle ilgili ki su bazlı uçucu maddelerin özellikle eğitim amaçlı okullarda kullanılmasının yasaklanmasıyla ilgili -ki çok önemli- uçucu maddelerle ilgili çok mühim bir yasal düzenleme yapıldı. Ama Meclis, belki derli toplu olarak bu komisyon çalışmalarının neticesinden çok fazla haberdar olamadı. Belki de bundan mülhem böyle bir araştırma komisyonu kurulması zaruret oldu. Yani o yüzden, biz bu Komisyon çalışması yaptığımız için -Değerli Başkanım, Sayın Doğru gerçekten benim çok değer verdiğim çalışma arkadaşım- yani buna karşı olmamın sebebi, bu çalışmanın aynı isimle kurulmuş ve çalışmış olması ve o çalışmanın yapılmış olması.

REŞAT DOĞRU (Tokat) - Başkanım, maksadımız, Kanun'un gündeme gelmesi.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Gündeme getirerek dikkati çekmek.

NECDET ÜNÜVAR (Devamla) - Tabii ki.

Burada araştırma komisyonlarıyla ilgili, değerli arkadaşlar, şöyle kısa bir araştırma yaptım: Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihinde 117 araştırma komisyonu kurulmuş, 20 kadarı son on yılda yani AK PARTİ döneminde. Ben de bu komisyonların 6'sında -acizane- 3'ünde başkanlık, 1'inde başkan vekilliği ve 2'sinde üyelik olmak üzere 6 araştırma komisyonunda görev yaptım yani bir hayli deneyimliyim. Dolayısıyla araştırma komisyonlarıyla ilgili bir iki kelime yapıp süremi o şekilde bitirmek istiyorum.

Araştırma komisyonları gerçekten çok değerli bir çalışma yapıyor. 16 tane, şimdi 17 oldu; 17 milletvekili, 20 kadar uzman, her bir araştırma komisyonu en az 30 tane oturum yapıyor, her bir oturum 2 saat sürüyor ve 60 saatlik bir çalışma ki bazı komisyonlar yurt dışına da gidiyor, mesela Üstün Yetenekli Çocuklar gibi şanslı birtakım komisyonlar da üç ayrı ülkeye gidip orada incelemeler yapıyorlar ve bu şekilde her birisi en az 500 sayfalık bir rapor yapıyor yani o rapor yapıyor. Bir kısmı komisyonlarda böyle özetler yapıyor ve onun takibini de yapıyor.

Peki, niye bu çalışmalar çok fazla makes bulmuyor? Şöyle basit bir eksik var, o eksiği de Meclisimizin gidermesinin çok yararlı olduğunu düşünüyorum: İngiltere'de çok güzel bir örnek var, araştırma komisyonları çalışıyor -aynı Türkiye'de olduğu gibi- ve Avam Kamarasına teslim ediyorlar, sonra Hükûmete gönderiyorlar. Hükûmet altmış gün içinde bir memorandum veya görüş yayınlıyor, bildiriyor ve bu İnternet  ortamında da hem de parlamenterlere bildiriliyor. Ama Türkiye'de, çalışma yapıldıktan sonra Meclis Başkanlığına veriliyor, yayınlanıyor, ilgili kurumlara gönderiliyor ama ilgili kurumlar herhangi bir şey yapmakla veya bilgilendirmekle yükümlü değil. Esasında, bu basit ayrıntıyı biz giderirsek -Yani Türkiye'de ne olabilir?- makul bir süre, altı ay içerisinde, her altı ayda bir Hükûmet veya ilgili kurum Parlamentoyu veya Meclis Başkanlığımızı bilgilendirse? Ki birtakım çalışmalar da yapılıyor gerçekten. Mesela bu şeyle ilgili size arz etmek isterim: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından? Ki Bakan Hanım beni çağırdı -iki saatlik brifing verdim- ve şöyle bir yol haritası belirlemiş yani hem önleme ve sosyal hizmet, tedavi ve rehabilitasyon ve arzla mücadele konusunda bir yol haritası belirlemiş ama bu yol haritasından Parlamentonun haberi yok. Hâlbuki, Parlamento bundan haberdar edilse belki de böyle tekrar çalışılmış bir konuda mükerrer yeni bir komisyonun kurulma zarureti olmaz.

Dolayısıyla, ben, bu komisyon kurulma önergesinin ruhuna katılmakla beraber, maalesef, yapılmış bir çalışmanın yeniden yapılmasının bir zaman kaybı olacağı kanaatiyle karşı olduğumu beyan ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.