Konu:Chp Grubu Önerisi
Yasama Yılı:3
Birleşim:56
Tarih:23/01/2013


CHP GRUBU ÖNERİSİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BİRGÜL AYMAN GÜLER (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclis araştırma komisyonu kurulması hakkındaki önerimiz kadınlara ilişkin. Türkiye'de kadınların iş gücüne katılımı son derece düşüktür. Resmî oranlara göre Türkiye'de yalnızca 4 kadından 1'i çalışır. Bunu tersinden söylersem, kadınların yüzde 75'i işsizdir ama bizde kadının işsizine "işsiz" denmez "ev kadını" denir. 18 milyon çalışan erkeğe karşın 7 milyon kadın ancak çalışma olanağı bulur. Bu durum, kadının çalışma yaşamında açık bir biçimde ayrımcılığa tabi tutulduğu anlamına gelir. Yapılan bazı araştırmalar gösteriyor ki, çalışma yaşamında yasal yükümlülükler kadınının aleyhine olmak üzere sürekli ihlal hâlindedir. Araştırma önergemizde verdik; yüzde 60, yüzde 70 oranında iş yeri, iş yerinde emzirme odası ya da kreş açmak zorunda olduğu hâlde bu yükümlülüklerini yerine getirmemişlerdir ve bu durum denetçi kamu idaresi tarafından saptanmış ama ilginçtir, bunlardan yalnızca bir iş yerine idari para cezası verildiği ilan edilmiştir. İş yerlerinde kadına özgü çocuk bakımı yükünü alacak yasal yükümlülüklerden kaçmanın yanı sıra, tüm toplumda yaşanan kadına yönelik şiddet, özel ya da kamu, tüm iş yerlerinde gün geçtikçe hızını artırarak sürmektedir. Daha geçtiğimiz günlerde bir öğretmen, bir kamu görevlisi, 40 yaşındaki Sevilay Öğretmen İzmir'de 15 yaşındaki öğrencisi tarafından, sınıfında, dersinde, onlarca öğrencinin gözü önünde bıçaklanarak öldürülmüştür. Bu olaya karşılık Millî Eğitim Bakanının yaptığı açıklama "Çocuklarımıza sahip çıkalım." cümlesinden ibarettir.

Kadının istihdam politikası bakımından görülmez hâlde olması, kadının çalışması durumunda çalışmasını kolaylaştıracak olanakların kendisine tanınmaması, yasalarda öngörülmüş olan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve buna kamu idaresinin göz yumması, son dönemde çeşitli yayın organlarında kabarmış olan bir tartışmaya dikkatlerimizi çekmeyi âdeta zorunlu kıldı.

Değerli milletvekilleri, telefon konuşmalarınızı ve sohbetinizi benim duyacağım şekilde yapmamanızı rica ediyorum.

Sayın Başkan?

BAŞKAN - Buyurun Sayın Güler.

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) - Yürüyen tartışmalara baktığınızda insan olarak ve kadın olarak, öğretmen kadınlar ya da hekim kadınlar olarak ya da evde çocuk yetiştiren kadınlar olarak kanımızı donduran bir zihniyetin yükselişine tanık oluyoruz. Bir yazar diyor ki:  "Kadının çalışması asıl değil, arızidir." Yani, kadının görevi çalışmak değildir, kadının görevi evinde olmaktır. Eğer bir zorunluluk varsa kadın çalışabilir. Ve diyor ki: "Zaten kadın çalışmaya başladığı zamandan bu yana Japonya'da aile diye bir kavram kalmadı. Rusya aileyi güçlendirmek için tedbir üstüne tedbir alıyor ve altından kalkamıyor." Sayın Başkan, bu yazar diyor ki: "Avrupa'da nüfusun 1/3'ü nesebi gayrisahihtir."

Okuduğum yazı bedava dağıtılan bir gazetede 19 Ocak 2013 tarihinde çıkmıştır. Avrupa'da yaşayan halklara "Sizin nüfusunuzun üçte 1'i nesebi bakımından gayrisahihtir, çocukların babaları belli değildir." diyen bir günlük gazeteden söz ediyorum ve bu yazar, bu görüşünü daha sonra yazdığı çeşitli makalelerde "Kadın pergel gibidir." diyerek pekiştirdi. Kadın pergel gibi yani bir ayağı -Mevleviler usulü ama mekân farklı- evinde öbür ayağı da o ayak izin verdiği kadar dışarılarda. Bunu bize İslam dininin bir emri olarak anlatan; kadının çalışmasını dine, örfe aykırı bulan; bunu da çeşitli kutsal kaynaklarla sözüm ona inandırıcı bir şekilde yazabilen bir yazardan size aktarıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; "kendi gerici, kendi çağ dışı ve inancımızın olanca devrimciliğini tutuculuk hâline çevirmiş olan bu tip yazarların iktidar uygulamaları üzerindeki etkisi nedir" diye soruyorum. Eğer Türkiye'de kadın-erkek eşitliğine ilişkin olarak "Kadın erkeğin bağlısıdır, kadın evde olmak zorunda olandır, çalışmak onun asli görevi değildir, bu, yalnızca arızi bir durumdur." zihniyeti iktidarın uygulamaları bakımından yol gösterici ise durumumuz son derece vahimdir.

Biz, bu Meclis araştırma komisyonuyla Türkiye'nin istihdam politikasında kadının yeri nedir, çalışan kadının çalışmasını kolaylaştırabilecek ve verimini artırmasını sağlayacak şekilde yasalara konmuş olan iş yeri yükümlülüklerinin yerine getirilme durumu nedir, bu hukuki zorunlulukların yerine getirilmesi için yetkili kamu idaresinin çalışma düzeni nasıldır ve nihayet, kadının istihdamdaki yerini yükseltebilmek için Türkiye'de bunu destekleyecek bir zihniyet devriminin hangi önlemleri almamızı gerektirdiği konularının gündeme alınmasını gerekli görüyoruz. Kurulacak olan Meclis araştırma komisyonu, bir yandan istihdam politikasını, bir yandan da mevcut istihdam politikasında kadını açıkça aşağılayan uygulamaları somut nedenleri ve zihniyet gerekçeleri itibarıyla ortaya koysun istiyoruz.

Değerli milletvekilleri, bir öğretmen olarak, bir milletvekili olarak ve ne mutlu ki bir kadın olarak yerim evim değildir. Çalışma hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası doğrultusunda, erkeklere tanındığı kadar bana da tanınmıştır. 1923 cumhuriyet devriminden bu yana kadınlar olarak elde ettiğimiz bu kazanımı, bu gerici zihniyete hiçbir hâl ve şartta teslim etmeyeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Bu Mecliste bir tek başörtülü kadın yok. Bu ayıp size yeter.

BİRGÜL AYMAN GÜLER (Devamla) - Bu yazarı ve bu yazara, söz atarak, destek veren sayın milletvekili sizi tarihe havale ediyorum, kadın düşmanı ilan ediyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)