Konu:MİLLETLERARASI FİNANSMAN KURUMU ANA ANLAŞMASININ TADİL EDİLMESİNE İLİŞKİN GUVERNÖRLER KURULU KARARININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
Yasama Yılı:3
Birleşim:54
Tarih:17/01/2013


MİLLETLERARASI FİNANSMAN KURUMU ANA ANLAŞMASININ TADİL EDİLMESİNE İLİŞKİN GUVERNÖRLER KURULU KARARININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) -  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işte görüyorsunuz, millet de görüyor AKP'li milletvekilleri, sırf benim on dakika konuşmamam için çıkıyorlar "Bu kanun çok güzel." diyorlar, halk da bunu görüyor. Şimdi, aslında ben konuşmak istedikten sonra o kadar fırsat yakalarım ki sizin aklınız ermez o kadar şeylere. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Şimdi, biraz önce konuşurken burada, Hükûmet sırasında oturan kişi bana dedi ki: "Seviyesiz konuşma yaptı."

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Herkes dedi.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bak, sen şimdi benim bitişik ilin milletvekilli olmasaydın ben senin haddini bildirirdim. Senin, benim yaptığım konuşmanın seviyeli mi, seviyesiz mi olduğunu anlayabilmen için daha bir fırın ekmek yemen lazım. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Ben Bingöl halkına çok büyük saygı duyduğum için yani o sözünü çok fazla da önemsemiyorum.

Sayın milletvekilleri, bakın, Türkiye Büyük Millet Meclisini oyuncak hâline sokan Tayyip Erdoğan'dır. Hükûmet sırasına, bakanlar sırasına bakın; bu Meclise ciddi bakan, ciddiyet atfeden, bu Meclise hakikaten saygı duyan bir Hükûmetin davranışı bu mudur? Değil. Yani burada işte Bakanlar Kurulu sırasına oturan kişi konuyu bilmiyor, sorulara cevap vermiyor, biz Hanya'dan bahsederken o Konya diyor, ondan sonra da Hükûmet oluyor.

Bakın, dün burada enerjiyle ilgili bir kanun müzakere ettik. Tabii o sıralarda televizyon vermiyordu. Şimdi, Taner Yıldız Irak'a?

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Konu ne konu? Konuya gel konuya!

AHMET YENİ (Samsun) - Bu konu dünde kaldı.

KAMER GENÇ (Devamla) - Biraz önce konuşan burada konuyla ilgili  mi konuştu?

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Konuya gel, konuya gel! Konu ne, onu söyle!

KAMER GENÇ (Devamla) - Taner Yıldız Bağdat'a gideceğine Erbil'e gitti, uçağını oradan?

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Konuya gel!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakın, Türkiye Cumhuriyeti devletinin Bakanını Irak'a indirmediler, ondan sonra Kayseri'ye geldi.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Konu ne? Sıra sayısı kaç?

KAMER GENÇ (Devamla) - Dedim ki "Sen Bakansın, işte gelsin senin bu?" Yahu, aklınız ermiyorsa konuşmayın. Bu Dışişleriyle ilgili bir konu.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Seviyeye bak!

AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Samsun) - Senin aklın her şeye eriyor mu?

KAMER GENÇ (Devamla) Türkiye Cumhuriyeti devletinin itibarıyla ilgili?

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Konu ne konu? Konuya gel, konuya!

AKİF ÇAĞATAY KILIÇ (Samsun) - Sayın Başkan, konuyla alakalı hiçbir şey konuşmuyor Sayın Hatip.

KAMER GENÇ (Devamla) - Sayın Başkan, susturacak mısınız? Hayır efendim ben de Dışişleri? Yani konuşturmuyorlar efendim.

BAŞKAN -  Lütfen, Sayın Genç lütfen, hakaretamiz konuşmayın, onları da ben susturayım.

KAMER GENÇ (Devamla) - Efendim, konuyla ilgili konuşuyorum.

BAŞKAN - Lütfen tahrik etmeyin.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ama kendileri tahrik ediyorlar.

BAŞKAN - Kullandığınız kelimelere dikkat edin.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Konuya gel konuya.

BAŞKAN - Bakınız, hâlâ Sayın Bakan hakkında konuşuyorsunuz, konuyla ilgili konuşmuyorsunuz.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Hangi madde? Konuya gel.

KAMER GENÇ (Devamla) - Birisi size "seviyesiz" derse?

BAŞKAN - Lütfen, siz temiz bir dil kullanın, ben de susturayım arkadaşları.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, bakın, yani Bakanla hâlâ?

Sayın Başkan, sana soruyorum: Birisi sana "seviyesiz" derse sen onu kendine iltifat mı kabul ediyorsun?

BAŞKAN - Ama daha önce de konuşmanız var. Lütfen?

KAMER GENÇ (Devamla) - Lütfen, bakın, sıramızı şey ettin.

Bakın, bu bir uluslararası anlaşmadır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Afrika konu Afrika, konuya gel.

BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen sakin dinleyelim, rica ediyorum.

KAMER GENÇ (Devamla) - Uluslararası anlaşmada devletin dış politikası incelenir. Dolayısıyla? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Yahu, şimdi niye o kadar yerinizde zıplıyorsunuz?

BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen?

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Sayın Başkan, konuyu söylesin, konuya gelsin.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ben, şimdi burada düşüncelerimi söylüyorum. Allah Allah! Biraz önce konuşan arkadaş yirmi dakika konuştu, konuşmadınız.

Şimdi, Taner Yıldız'a sordum: "Sen niye Erbil'e gittin? Niye uçağını indirmedin? O uçağı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetinin uçağını oraya indirmemek Türkiye Cumhuriyeti devletine yapılmış en büyük hakarettir." dedim. Siz her hakareti hazmediyorsanız, bu devlete yapılan her hakareti hazmediyorsanız ben o zaman size ne saygı duyacağım arkadaş! Onun için, benim devletimin itibarını korumayan, Parlamentonun itibarını korumayan bir hükûmete saygı duyulmaz.

Bakın, o kadar? Şimdi, çıkmışız, burada beş dakika bile konuşturmak da istemiyorsunuz. Dün, burada bir enerji kanunu şey ettik. Türkiye'de elektrikte o kadar büyük vurgunlar var ki, geçen sene yüzde 32 elektriğe zam yaptınız, arkasından, yıl içinde TETAŞ yani elektriği satan kurum yüzde 14,5 elektrik satış fiyatında tenzilat yaptı ama bu tenzilatı kullanıcıya değil aracı şirketlere yaptı, onların cebine gitti.

AHMET YENİ (Samsun) - O dünde kaldı dünde.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Bugüne gel bugüne.

KAMER GENÇ (Devamla) - Elektrikteki fiyat artışını yaptı, kâr haddini yüzde 100'e çıkardı ama öte tarafta, dağıtıcı şirketlere iki sene önce 1 milyar 165 milyon dolara verilen bir dağıtım şirketinin ihalesini Taner Yıldız iptal etti, getirdi 546 milyon dolara verdi. Peki bunun sebebi kim? Bunu niye burada izah etmiyorlar? Bu kadar yolsuzlukları burada niye örtbas ediyorsunuz?

Arkadaşlar, geçen gün, yine bir yerde okudum: TOKİ getiriyor, Antep Belediyesine 9 milyar liraya bir arsa satıyor, o da bir sene sonra getiriyor, 98 milyona veriyor. O da getiriyor 500 milyona yandaşlarına veriyor. Bu kadar soygun yapılan bir memlekette, hükûmette, Mecliste biz bunları dile getirmeyeceğiz de? Ondan sonra siz orada bağırıyorsunuz. Demek ki sizin vicdanlarınız? Yolsuzlukları, soygunları örtmek için buraya getirmişler sizi ve sizin parmaklarınız bu yolsuzlukları, bu hırsızlıkları örtmek için burada kalkıyor. Böyle bir vicdan olur mu? (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Biz buraya ondan sonra?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İHSAN ŞENER (Ordu) - Sen kimsin ya?

KAMER GENÇ (Devamla) - Konuşmaya geldiğimiz zaman siz başlıyorsunuz bağırmaya. Böyle bir şey olmaz efendim! (CHP sıralarından alkışlar)