Konu:Afrika Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:54
Tarih:17/01/2013


AFRİKA KALKINMA BANKASI KURULUŞ ANLAŞMASINA KATILMAMIZIN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Başkan, bir defa, siz orada "Madde üzerinde söz isteyen var mıdır?" diye soracaksınız. Ondan sonra, yoksa geçeceksiniz. Bu Meclisin yönetim biçimi bu ama AKP'nin burada grup başkan vekillerinden bir talimat alınıyor. Efendim, Kamer Genç Genel Kuruldaysa kişisel konuşmaları doldurmuşlar, onlara verin. İşte gördük, biraz önce çıkıyor, on dakikalık konuşmayı bir saniyede bitiriyor; bu olmaz.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, burada soru soruyoruz. Şu Hükûmete bakın ya! Nerede bu adamlar, nerede? Nerede gezintideler, nerede seyahatte, nerede keyiflerinde? (AK PARTİ sıralarından "Çalışıyorlar" sesleri) Bir tane bakan geliyor, burada o da şimdi bir anda hastalansa ne olur? Bu kadar Meclisin? Ondan sonra çıksa gitse ne olur? Böyle bir şey olur mu ya? Böyle bir gayriciddi Hükûmet olur mu? Böyle Meclise saygısız bir Hükûmet olur mu?

Şimdi, ben soruyorum Bakana, diyorum ki: "Peki, Ahmet Davutoğlu nerede şimdi? Uluslararası anlaşmaları burada müzakere ediyoruz. Uluslararası anlaşmaların muhatabı Dışişleri Bakanıdır. Dışişleri Bakanı şimdi nerede? Nerede keyif çatıyor, kimlerle geziyor, hangi fırıldakları çeviriyor?" Ben de bilmiyorum şimdi. Böyle bir şey olur mu?

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Üslubuna dikkat et! Üslubuna dikkat et!

KAMER GENÇ (Devamla) - Gelsin burada otursun, bizim söylediğimiz sorulara cevap versin. Eğer milletvekilinin burada sorduğu sorulara cevap vermiyorsa ne diye burada Hükûmet oturuyor ya? Burada niye oturuyor bu Hükûmet, niye oturur? Onu bir söyleyin bakalım. Bir sebebini söyleyin de niye burada oturuyor bu Hükûmet? O zaman, oturmasın.

Ya bu işi bu duruma getiren sizsiniz. Bu Meclisi gayriciddi hâle çeviren sizsiniz. Burada sorduğumuz yüzlerce sorunun hepsi cevapsız kalıyor.

Ben şimdi soruyorum, Afrika gezisine katılan milletvekillerinin ismini say diyorum. Buradaki kişi diyor ki: "Efendim, Afrika gezisi faydalıdır." Ben sana faydalıdır, faydasızdır demedim ki. İstersen git bilmem nereyi gezersen gez, istersen cehenneme kadar gidin gezin ben bir şey demiyorum da.

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Dikkat et, terbiyeli konuş! Terbiyeli konuş!

KAMER GENÇ (Devamla) - Ama, önemli olan, o cehenneme giderken kimi yanınızda getirdiniz? Onu bir öğrenelim. Ne kadar para ödediniz?

Bakın, Anayasa'nın 82'nci maddesi var. Siz, Anayasa'ya sadakat yemini etmediniz mi? 82'nci maddesine göre, herhangi bir milletvekiline Bakanlar Kurulu tarafından görev verilmesi hâlinde Meclisten müsaade alınması lazım.

Bakın, kaç aydır burada veyahut da bu dönem bir defa, o kadar Hükûmette bakanlara, Başbakana refakat eden milletvekilleri gidiyor, çoluk çocuğuyla yiyor, içiyor, harcırahlarını alıyor, ondan sonra gelip de burada Türkiye Büyük Millet Meclisinde Anayasa'nın 82'nci maddesine göre izin alması lazım. Almadığına göre o harcamaların hepsi usulsüz, o harcamaları yapanlara zimmet çıkması lazım. Ama, Türkiye'de sizin sayenizde hukuk kalmadı ki, parmağınızı her şeye kaldırıyorsunuz. Böyle parmak kaldırmak olmaz; o parmaklar her türlü pisliği temizlemez arkadaşlar, her türlü kanunsuzluğu, her türlü usulsüzlüğü temizlemez. Yani, biz defalarca söylüyoruz, siz, Anayasa'ya, hukuka, vicdani ilkelere göre görev yaptınız da, biz çıktık, karşınızda, yaptığınız bu usulüne uygun görevleri burada tenkit mi ettik? Hayır. Siz bizi kale almıyorsunuz, Anayasa'yı ihlal ediyorsunuz, hukuku ihlal ediyorsunuz, Meclisi kale almıyorsunuz.

Buraya oyuncak bir kişi gönderiyorsunuz, Hükûmet sırasına oturtuyorsunuz?

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Terbiyeli konuş!

KAMER GENÇ (Devamla) - ?ondan sonra da sorduğumuz sorulara cevap vermiyorsunuz. Peki biz niye burada bulunuyoruz? Niye burada bulunuyoruz, onu söyleyin.

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Ya sen hangi sıfatla böyle konuşuyorsun? Devletin bakanına sen nasıl "Oyuncak" dersin?

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, geçen gün Ahmet Davutoğlu bütün elçileri Türkiye'ye toplamıştı.

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, bu tür konuşmaya niye izin veriyorsunuz? "Fırıldak" diyor, "Oyuncak" diyor.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ondan sonra, bir baktık bir yere gitmiş, çocukları orada geziyor, torunları orada geziyor. Yahu bu devlet çiftlik mi?

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Temiz bir dille konuşması gerekiyor; bu dil temiz bir dil mi?

KAMER GENÇ (Devamla) - Bu devlet çiftlik mi diyorum. Ondan sonra, o elçileri burada toplamaya, o kadar masraflar yapmaya da gerek yok. Devletin dış politikasını belirlersin, ondan sonra bir genelgeyle bildirirsin. Bu kadar masraflara ne gerek var. Zaten devlet diye ortada bir şey bırakmadınız.

Bakın, biraz önce, işte, önce bir bütçe açığı açıkladınız, 14 katrilyon lira dediniz, ondan sonra şimdi 28 katrilyona çıktı. Şimdi Maliye Bakanı Mehmet Bey çıkıp "Efendim, Suriyelilere 5 katrilyon lira para harcadık." diyor. Peki, bu memlekette bu ülkenin çocukları, öğrenciler yurt bulamazken, ekmeğe muhtaçken? İşte gördünüz, dün gazetelerde vardı, bir kişi 3 çocuğunu öldürüyor, karısını öldürüyor. Bu insanları bu psikolojiye getiren nedir? İşsizliktir, yoksulluktur. Bu insanları bu duruma getiren? Sen memleketindeki insanları o kadar yoksul, o kadar mahrumiyete getirmişsin ki adam 3 çocuğunu öldürüyor. İnsan olan, bunun ne kadar vahim bir olay olduğunu, ne kadar acı bir olay olduğunu bilir. Bunlara yardım edilmesi lazımken Tayyip Erdoğan'a Amerika talimat vermiş, "İlle git Suriye'yle harp yap." diyor. Böyle bir şey olur mu arkadaşlar, böyle bir devlet yaşar mı? Böyle bir devlet yaşamaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen bir dakikanızı rica edebilir miyim?

KAMER GENÇ (Tunceli) - Evet.

BAŞKAN - Sayın Genç, herhâlde dil sürçmesi oldu, "Hükûmet yerine bir oyuncak oturtulmuş gibi?" Lütfen tavzih eder misiniz sözünüzü?

KAMER GENÇ (Tunceli) - Yo, oyuncak değil, bir kişi oturtulmuş.

BAŞKAN - Hayır "oyuncak" dediniz, lütfen tavzih ederseniz iyi olur.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Ona her şey yakışır!

KAMER GENÇ (Tunceli) - Hayır, oyuncak değil, bir kişi oturtulmuş.

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Lütfen düzeltsin Sayın Başkan. İfadesini düzeltsin Sayın Başkan.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Özür dilesin, özür!

BAŞKAN - Hayır Sayın Genç, lütfen tavzih ediniz, lütfen.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Şimdi, sayın milletvekilleri, eğer bu AKP ciddi bir partiyse, o ciddi parti bu Meclise ciddi bir statü vermek istiyorsa bu Genel Kurulun karşısına, bakanlar sırasına çıkardığı bakanın da ciddi olarak milletvekillerinin sorularına cevap vermesi lazım, benim kastettiğim bu. Bakanlar sırasına oturan kişi milletvekillerinin sorularına cevap vermiyor, ben o anlamda kullandım efendim.