Konu:Elektrik Piyasası Kanunu İle Özel Tüketim Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Ve Teklifi
Yasama Yılı:3
Birleşim:53
Tarih:16/01/2013


ELEKTRİK PİYASASI KANUNU İLE ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Elektrik Piyasası Kanunu ile Özel Tüketim Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 2'nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, özellikle, Artvin'le ilgili bazı şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Artvin, biliyorsunuz, nehirleri üzerinde hidroelektrik santrallerinin yapıldığı, dağlarında maden çıkartılmaya çalışıldığı, bunun haricinde de yan kollarda, nehirler üzerinde de HES'lerle sıkıntıları olan bir şehir. Bu şehrin enerji üretimiyle ilgili bütün projeler bittiği zaman, Türkiye'deki enerji ihtiyacının tek başına yüzde 10'unu karşılayabilecek büyük bir projeyi geliştiren bir şehir ama ne yazık ki enerjiye ilişkin Türkiye'de yaşanan sorunların büyük bir bölümü de Artvin'de yaşanmakta. Şunu özellikle paylaşmak istiyorum: Son aylarda, özellikle son günlerde elektrik faturalarında müthiş bir şişme var. Bütün vatandaşlarımızdan bu konuda büyük sorunlar alıyoruz.

Bir de Sayın Bakan, bunu özellikle size yazılı olarak da sordum, bundan bahsetmek istiyorum: Enerji dağıtım şirketleri özellikle faturaların son ödeme tarihlerini sürekli olarak aylar itibarıyla değiştirmektedirler. O nedenle, son aylarda Artvin'de -yazılı olarak da sordum- açma-kapama ücretlerinde, elektrik kesmelerine ilişkin rakamlarda müthiş, yüzde 300'leri, 500'leri aşan rakamlar var. Bu da şundan kaynaklanıyor: Özellikle emekli vatandaşlarımız, elektriklere ilişkin, son ödeme tarihlerine ilişkin bankalara talimat veriyorlar ama enerji dağıtım şirketleri bazı aylar ayın 16'sında, bazı aylar 20'sinde, bazı aylar 24'ünde son ödeme tarihlerini değiştiriyorlar. Sayın Bakanım, bu eğer Artvin'de böyleyse Türkiye'nin birçok yerinde böyledir. Özellikle buna dikkat çekmek istiyorum, ciddi bir sorun. Bunu dile getirdim ve sizin imzanızla da bu sorun ortaya çıktı.

Bunun haricinde paylaşmak istediğimiz bir olay daha var. Dünden beri, sayın milletvekilleri televizyonlarda görüyorsunuz. Bakın, biz Artvin'i turizm ve doğa kenti olarak, eğitim kenti olarak ileri sürmemize rağmen ne yazık ki bu konsepti değiştirilmeye çalışılan, yeni bir enerji kenti kimliğiyle Türkiye'nin önüne konulmaya çalışılan bir Artvin kimliği var. Artvin'de hidroelektrik santrallere ilişkin, hani "Çarşı her şeye karşı." mantığıyla da hareket etmek istemiyoruz ama özellikle bazı yerlerde -ki bunlardan bir tanesini biraz sonra paylaşacağım- Kamilet Vadisi denilen Artvin'in Arhavi ilçesinde bir vadi var değerli arkadaşlarım. Bütün milletvekili arkadaşlarımın bu vadiyi görmesini istiyorum. Bu vadiyi görmeden, bu vadiyi gezmeden, bu vadide dolaşmadan orada yapılacak hidroelektrik santralinin nasıl bir cinayet olduğunu ne Parlamentoya anlatabiliriz ne de Türkiye kamuoyuna anlatabiliriz. Bu vadi şöyle bir vadi değerli arkadaşlarım: Vadi, gerçekten bir tarafı Yusufeli tarafı, bir tarafı Arhavi tarafı ama Arhavi tarafında bu vadi üzerinde bir Mençuna Şelalesi var. Kamilet Vadisi, bakir bir vadi.

Ben İsviçre'yi de gördüm. Orayı görmeden evvel derdim ki Artvin İsviçre'ye benziyor. Ama İsviçre'yi görünce dedim ki İsviçre Artvin'e benziyor. Öyle bir coğrafya. O vadiyi size ancak şöyle anlatabilirim: Vadinin içerisinde akan gürül gürül sular var. Biz Ankara'da, cumhuriyetin başkentinde, İstanbul'da, büyükşehirlerde ne yazık ki musluktan su içmiyoruz ama ben vadiye gittim, oradaki köylüler, vatandaşlarımız, alabalıkların oluştuğu o dereden kana kana su içme imkânını bize yarattılar, bizler de o dereden su içtik. Yani o derenin ne kadar önemli olduğunu, ne kadar temiz ve güzel olduğunu göstermesi açısından ilginç bir örnektir diye sizlerle paylaşmak istiyorum.

Şimdi, bu vadi üzerinde ayrıca bir de Mençuna Şelalesi var. Bu Mençuna Şelalesi de yaklaşık 80 metreden dökülen muhteşem bir şelale; turizme açılmış olan, daha önce -on yıla yaklaşık- bu bakirliğini koruyan ve yeni keşfedilen bir yer. Kamilet Vadisi başlı başına bir değer; içerisindeki endemik yaşamı, doğal yaşamı görmenizi istiyorum. O nedenle ısrarla diyoruz, başka yerlerde hidroelektrik santralleri olabilir, bölgesel havza planlaması yaparak elektriği elde edebilirsiniz ama böyle bir cennete kıymayı kabul etmemiz mümkün değildir. Bunu buradan, oradaki insanların bir feryadı olarak dile getirmek istiyorum değerli arkadaşlarım.

Bakın, ben Artvin'i şöyle tarif ediyorum: Artvin, cumhuriyetine bağlı; devletini, milletini, bayrağını tartışmayan; asla cumhuriyetin ulusal kimlik değerlerini tartışmayan bir kent. Ben diyorum ki bizim coğrafyamızdan her türlü siyasal düşünce çıkar ama Artvin'den bir tek vatan haini çıkmadı. Israrla şunu söylüyorum: Artvin'de hiçbir şekilde, Artvinliler devletiyle, milletiyle karşı karşıya bugüne kadar kalmadılar, bundan sonra da kalmayacaklar ama dün televizyonlara, basına, gazetelere düşen haberleri gördünüz mü Sayın Bakanım, bilmiyorum. Bunu ısrarla dile getirdik.

Bakın, hırsızlar ne zaman hırsızlık faaliyetlerini dile getirirler Sayın Bakan? Ancak gece getirirler. Yani gece giderler, genelde hırsızlık faaliyetleri -ben yıllarca avukatlık yaptım- genelde geceleri gider, birinin evinden bir şey çalar, hep gece vakitleri olur. Bakın, orada çalışma yapacak olan firmanın dün sabah başlayacağına ilişkin kamuoyuna duyuru yaptılar. Bir de oradaki bütün insanlar? Şimdi, biraz sonra fotoğrafları da göstereceğim. O fotoğraflarda, o yöredeki yapılaşmaya, hidroelektrik santraline kimlerin karşı olduğunu göstermesi açısından ilginç bir örneği sizlerle paylaşacağım. Ama buradaki firmanın çalışmasına ilişkin kaygılar ortaya çıkınca? Yani dün sabah saat dokuzda bu çalışma başlayacaktı. Dün, Arhavililer, doğa dostları sabah saat dokuzda oraya gittikleri zaman karşısında kimi gördüler biliyor musunuz? Devletin jandarmasını gördüler, devletin kolluk kuvvetlerini gördüler. Oradaki çalışmaya engel olacaklarını düşünüyorlardı. Meğer gece saat bir buçuk-ikide, inşaatı yapacak olan, hidroelektrik santralini tanzim edecek firma bütün iş makinelerini vadiye sokmuş. Vadide tek arabanın geçeceği bir yol var, o yolu da jandarmalar kesmişler, ellerinde gazlar var, diyorlar ki: "Üzerimize yaklaşmayın, size sıkarız." Herhâlde Karadeniz'i başka yerle karşılaştırıyorlar veya Karadeniz'e başka türlü bakıyorlar. Karadeniz Bölgesi'nde, hiçbir şekilde, devletle milleti karşı karşıya getiremezsiniz değerli arkadaşlarım. Buna rağmen, bu tabloya rağmen insanlarımız orada sağduyulu davrandılar ve bu tabloda jandarmayla karşı karşıya gelmediler devlete olan saygılarından dolayı ama şunu ifade etmek istiyorum; siyasal kimliklerimizi bir kenara bırakalım. Bütün milletvekili arkadaşlarıma, Adalet ve Kalkınma Partisindeki, CHP'deki, MHP'deki, diğer gruptaki arkadaşlarımın hepsine sesleniyorum: Oradaki kıyımın ne kadar vahim olduğunu, işlenen cinayetin, tablonun ne kadar vahim olduğunu göstermesi açısından gelip orayı görmeniz gerekiyor. O vahameti görmeden bu tablonun ne kadar büyük bir boyutta olduğunu görmeniz mümkün değildir.

Bakın, değerli arkadaşlarım, bu tablonun büyük olduğunu, ne kadar vahim olduğunu gören oradaki arkadaşlarımız, her siyasal partiden, bütün siyasal partilerden? Sayın Bakanım, size de gösteriyorum, eğer bizim fotoğrafımızı çekerlerse, bunu bütün Türkiye'nin görmesini istiyorum. Türkiye'nin hiçbir yerinde böyle bir tablo yoktur. Bu tabloda şöyle bir şey var: Tarih 12 Temmuz. "Arhavi Kamilet Vadisi'ne HES'leri istemiyoruz." Bu fotoğrafta kimler var değerli AKP grubundaki arkadaşlarım? Arhavi'nin AKP'li Belediye Başkanı var, Arhavi'nin AKP'li İlçe Başkanı var, Arhavi'nin Cumhuriyet Halk Partili İlçe Başkanı var, Arhavi'nin Milliyetçi Hareket Partili İlçe Başkanı var, diğer siyasi parti grupları var, hepsi var, bakın. Sayın Bakanım, burada görüyorsunuz, hepsi karşı çıkıyorlar.

Bakın, ben başka bir vadi için bu şeyleri söylemek istemiyorum ama Allah var, o vadiyi mutlaka görmeniz gerekir. Büyük bir cinayet. O vadide. Orada, yerel anlamda da bungalov işletmeciliği yapan aileler var. Turizmin görebileceği, Türkiye'de bu kadar mükemmel olan bir ikinci bölgeyi tanımıyorum. Bakın, Artvin'de de birçok bölge var; bir Macahel Vadisi çok önemli bölgelerden bir tanesidir ama dediğim gibi, Kamilet Vadisi'ne, oraya dozerleri sokmak, iş makinelerini sokmak, kepçeleri sokmak, o endemik türleri, flora ve faunayı yok etmek cinayetle eş değerdir Sayın Bakanım.

O nedenle, eğer buradaki tabloyu durdurabilirsek, oradaki yıkımı durdurabilirsek, inanıyorum ki hem ülkemize hem gelecek nesillere büyük bir iyilik yapmış bulunmaktayız.

O nedenle, gelinen noktada, bu konuda vatandaşlarımız birçok makamlara başvurdular, birçok yerlere, ilgili mercilere başvurdular ama dün itibarıyla, yapmış oldukları bütün başvurular sonuçsuz kaldı. Dün bana bu konuda Arhavi'den yüzlerce faks geldi, onlardan bir tanesini yüce Meclisle paylaşmak istiyorum. Bana yazılan faksta aynen şöyle diyor Sayın Bakanım:

"Arhavi ilçesi Kamilet Vadisi'ne henüz imar planı onayı olmadığı hâlde Taşlıkaya HES Projesi'nin yapım yolunu yapmak üzere iş makineleri sokulmak istenmektedir. İmar planları onanmadan Taşlıkaya HES inşaatının yapılamayacağı yönünde Arhavi Kaymakamlığına, Artvin İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğine ve Artvin Valiliğine başvurular resmen yapılmış olup yol inşaatının imar planı onanma işlemi olmadan başlatılmaması talep edilmiş bulunmaktadır.

İki -en ilginci de bu- dün gece yarısı iş makineleri dünya güzeli vadiye girmiş, âdeta bir işgal kuvveti gibi davranmıştır. Madem kendileri doğru olan işler yapıyorlar, neden bir hırsız gibi gece yarıları çalışmalar yapıyorlar? Anadolu insanı her zaman misafirperver insanlar olmuştur. Doğası, onlara bu değerleri dantel gibi işleyerek öğretmiştir, nesiller boyunca hem de. Gündüzün hayırlı misafirleriyle gece yarılarının kurnaz yıkıcıları arasındaki farkı, hem yıllardır diğer vadilerde gördüklerimizle hem de güçlü Anadolu sezgilerimizle ayırt etmekte ustayız. Sizin de bu sezgileri paylaşmakta olduğunuzu ümit ediyoruz. Konuya ilgi göstermenizi istiyoruz, bu konuda desteklerinizi bekliyoruz.

Ben burada, Mustafa Kemal'in Meclisinden, onun mabedinden, yüce Parlamentodan, hem Parlamentoya hem Türkiye'nin her tarafındaki doğa dostlarına bir kere daha haykırıyorum: Kamilet Vadisi'nde bir cinayet işleniyor. Bu cinayete hepimiz "Dur." demek zorundayız. Enerji çok önemlidir, dışa bağımlılığımız için, geleceğimiz için büyük bir sorundur ama enerjiyi başka yollardan da elde edebiliriz.

Biz, Artvin'i, bulunduğumuz toprakları, dağlarımızı bir anlamda enerjiye feda ediyoruz, nehirlerimizi feda ediyoruz ama bu güzelliklerimize? Yani bir yere kadar, bir yere kadar, bundan sonrasına lütfen müsaade etmeyin.

Eğer Kamilet Vadisi'ni kurtarmak istiyorsak orayı mutlaka millî park sınırlarına almamız gerektiğine inanıyorum. Yüce heyetin bu konuda dikkatini çekiyor, yüce heyetinizi ve bütün beni dinleyenleri saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bayraktutan.