Konu:Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İşbirliği Modeli İle Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi Ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun (s.s:417)
Yasama Yılı:3
Birleşim:69
Tarih:21/02/2013


SAĞLIK BAKANLIĞINCA KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ MODELİ İLE TESİS YAPTIRILMASI, YENİLENMESİ VE HİZMET ALINMASI HAKKINDA KANUN (S.S:417)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Haydi? Haydi gidin.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bravo Kamer Ağabey! Tek başına hepsine yetiyorsun Kamer Ağabey!

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 417 sıra sayılı bir kanun tasarısı ve teklifi var. Türkiye Parlamentosuna şimdiye kadar gelmiş en yüz karası bir tasarı. Öyle bir tasarı ki Türkiye'deki en kıymetli arazileri, arsaları bugünkü siyasi iktidarın yandaşlarına otuz sene peşkeş çektirerek, hiçbir denetime tabi olmayarak ve bu milletin, bu fakir milletin parasını otuz sene bunların cebine aktarmayı sağlayan bir tasarı.

Biraz önce Hükûmet sırasında oturan Bakana sordum: "Bakın, diyorsunuz ki: `Bu tasarı açık ihale ve pazarlığa tabi.' ama 11'inci maddede diyorsunuz ki: Bu tasarı Kamu İhale Kanunu'na tabi değil, 4734 sayılı Kanun'a tabi değil. Peki, neye tabi?" Cevap vermiyor. Yahu, eğer cevap vermiyorsanız oturmayın oraya.

İhalede usulsüzlük yapıldığı zaman, vatandaş davayı açtığı zaman idare mahkemesi neye göre bunu çözecek? Yok. Bakan diyor ki: "Üç tane gazetede yayımlayacağım."

Bakın arkadaşlar, diyor ki tasarıda: "Şeffaflık ve gizlilik esastır." Diyorum ki: Bu şeffaflık ve gizliliği nasıl sağlarsınız? "Üç gazetede ilan edeceğiz." Yahu, ilan meselesi değil ki, şeffaflık değil ki. Aklınız bir şeye ermiyorsa?

Bakın, bir şeyler size, elinize verilmiş. Yazıktır bu millete, günahtır.

Bakın, geçen gün Tayyip ne diyor: "Efendim, şu anda bu fakirin altı yıldır üzerinde ısrarla durduğu şehir hastaneleri projesi vardı, çıkmıyor." Şimdi "Bu fakir" dediği, Tayyip, dünyanın en büyük zengini, daha geçenlerde oğlu 10,5 milyon  dolara gemi aldı. Kaç lira vergi verdiği belli değil. Karısının, çocuklarının ne işle uğraştığı belli değil.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Ya, sus. Ayıptır ya!

KAMER GENÇ (Devamla) - Nereden ne maaş aldıkları belli değil.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Ya ayıptır ya!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bunları hep gizli tutuyorsunuz?

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - İnsanda biraz ahlak olur ya!

BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen? 

Sayın Genç, lütfen, yasayla ilgili konuşun.

KAMER GENÇ (Devamla) - Dolayısıyla gizli tutuyorsunuz, ondan sonra "fakir" diyorsunuz.

KAMER GENÇ (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bakın?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - İftira atma.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bu kanun hakikaten burada gelip de? Ne Komisyon bunu anlamıştır ne orada bakan makamında oturan kişiler anlamıştır. Tamamen Türkiye'yi talan etmenin en büyük delilidir vasıtasıdır.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - İftira atma, iftiracısın.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bunu göreceğiz ne yapacaksınız? Otuz sene, Türkiye'nin büyük hastanelerinin, o cumhuriyet zamanında yapılan sizin beğenmediğiniz, burada küfrettiğiniz cumhuriyetin ve Atatürk'ün kurduğu bu eserleri? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Küfreden sensin. Utanmaz adam.

KAMER GENÇ (Devamla) - ?kendi adamlarınıza peşkeş çektireceksiniz ve denetimden de kaçacaksınız, oraları getireceksiniz, işte, Tayyip Bey yarın öbür gün kendi akrabalarına, getirecek o şirketler verecek ve ondan sonra da otuz sene oranın tamir masrafını alacak, onları devletin kesesinden yapacaklar?

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Eee!

KAMER GENÇ (Devamla) - ?dolayısıyla bu tasarı, Türkiye'nin yüz karası bir tasarıdır.

Arkadaşlar ben demin de söyledim, şimdi de söylüyorum, Tayyip Erdoğan diyor ki: "Ben bütün milliyetçilikleri ayak altına aldım, ezdim."

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Sen anlayamazsın o lafı?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Irkçılığı kastediyor, ırkçılığı.

KAMER GENÇ (Devamla) - Bana göre, piç olmayan herkesin bir milliyeti vardır. Milliyet, benim şerefim ve haysiyetimdir. Benim milliyetimi ezmeye çalışan ayakları, sahibinin, onun bir yerine sokarım! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

RECEP ÖZEL (Isparta) - Terbiyesizlik yapma! Hadi oradan terbiyesiz! Böyle bir şey var mı ya? Sayın Başkan böyle konuşma olur mu?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Sayın Başkan müdahale edin!

KAMER GENÇ (Devamla) - Hiçbir zaman onların bunu? Benim milliyetimle kimsenin alay etme hakkı yoktur çünkü anası, babası belli olan herkesin de bir milliyeti vardır. Bizim devletimizin temel kuralı da, Atatürk milliyetçiliğine dayalı çağdaş hukuk? Türkiye Cumhuriyeti çağdaş bir hukuk devletidir. Bu devletin milliyetçiliğini kimsenin bu kadar ezmeye hakkı yoktur.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Hadi be!

KAMER GENÇ (Devamla) - Yahu, bana söyleyeceğinize kendi başkanınıza söyleyin. Yani bir milliyete bu kadar hakaret edilir mi? Sizin içinizde milliyeti olmayan insanlar mı var? Nasıl olur da bir insan milliyetsiz olur ya? Ya arkadaşlar?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Irkçılığı kastediyor, ırkçılığı.

KAMER GENÇ (Devamla) - ?bu kişinin, ağzından çıkanı kulağı duymuyor. Bunu en kısa zamanda genel başkanlıktan uzaklaştırın. Gerçekten, memleketi tam bir iç kavgaya sürüklüyor. Şimdi, bunun arkasında nedir? Her gün ülkenin bir tarafında bir kaos var. Her gün memleketin bir tarafında kavga var. Yahu biz bu memlekette kardeşim hepimiz kardeş gibi yaşayalım. E, niye yaşamıyoruz? Niye bu kavgalar çıkıyor? İktidar partisinin kaosundan, bu memleketi devamlı kavgaya sürüklemesinden kaynaklanıyor.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Sen çıkartıyorsun! Sen yapıyorsun!

KAMER GENÇ (Devamla) - Niye ben yapayım ki? Siz çıkın burada deyin ki "Şu işi doğru yaptık." biz de sizi tebrik edelim. Şimdi, biraz önce otuz kişiyi buraya topladınız. Niye? Devletin ormanlarını kendi yandaşlarınıza peşkeş çekmek için. Sizin Grup Başkan Vekili Nurettin Canikli'nin Antalya'da akrabasının bir yeri var, orman içinde, aldılar onu bir spor kulübüne verdiler, spor kulübünü de getirdiler, ona verdiler?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Sen kimsin ya! Nesin sen, MİT ajanı mısın?

KAMER GENÇ (Devamla) - Yani daha neler var, keşke zamanımız olsa ama zamanımız doldu.

Teşekkür ediyorum.