Konu:Bazı Kanunlar İle Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
Yasama Yılı:2
Birleşim:98
Tarih:24/04/2012


BAZI KANUNLAR İLE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün burada önemli bir konuyu konuşuyoruz ama aynı zamanda Türkiye'de bugün çok önemli bir eylem gerçekleşti. Ben, o nedenle, biraz bu konuya da dikkatinizi çekmek istiyorum.

Bildiğiniz gibi, Türkiye'nin dört bir yanında "Şehir tiyatroları yok edilmesin." eylemi düzenlendi bugün, bir tanesi de Ankara'da gerçekleşti bu eylemin. Bu eylemin temel hedefi şuydu: 12 Nisan 2012 Perşembe tarihinde, her nedense, bir yönetmelik değişikliği yapıldı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararınca şehir tiyatrolarının mevcut yönetmeliği ani bir kararla değiştirildi ve bu karar değişikliği sonrasında, maalesef, atama yoluyla şehir tiyatrolarının yönetimi bundan sonra gerçekleşecek şekilde düzenlendi, yasal olarak çok önemli bir düzenleme yapıldı.

Şimdi, değerli milletvekilleri, tekrar şu konuya bir dikkatinizi çekmek istiyorum: Bir toplumun geçmişini, geleceğini, yarınını sanat biçimlendirir. Sanat ve sanatçı bir toplumun beynidir, yüreğidir, sesidir, kalbidir. Şimdi, böyle bir ortamda, siz neden sanatı baskı altına almak istiyorsunuz? Neden sanatçının kendi kararlarını vermesini engelliyorsunuz? Neden bir sanat kurumunu sizler yönetmek istiyorsunuz? Üstelik de biliyoruz ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle başlayan bu karar, daha sonrasında, öyle tahmin ediyoruz ki diğer belediyelere de sıçrayacak. O nedenle, bir kez daha şunu vurgulamak istiyoruz ki: Sanatçı asla baskı altına alınamaz, sanat özgür bırakılmak zorundadır ve sanat dünyası da buna asla ve asla izin vermeyecektir. Bizler de Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunun destekçisi olacağız.

ŞUAY ALPAY (Elâzığ) - Sanatçıyı ideolojik mahkûmiyetten kurtarmak için bunlar yapıldı.

AYLİN NAZLIKAYA (Devamla) - Tiyatrolarına, sanatına sahip çıkan, sanatçılara "ideolojik aktörler" diyerek sahip çıkmayan ve sanatçılarına "ideolojik aktörler" diyerek aşağılamaya çalışan zihniyet, neden insanların kendisinden farklı düşünmesine tahammül edememektedir? Şu anda da olduğu gibi. Sanatı baskı altında tutan, sanatçısını yok sayan, tiyatrolarını yok etmeye çalışan, sanatçıyı terörün işbirlikçisi olarak ilan eden, sanatçının emeğini yok sayıp "ucube" olarak tanımlayan, sanata tüküren kişiyi Büyükşehrin Belediye Başkanı yapan, Başkenti yönettiren zihniyet tüm varlığını eleştireni yok etmek üzerine kurmuştur maalesef.

Sanat kurumuna "şube müdürlüğü" sıfatı yakıştırmaktan utanmayanlar unutmasın ki insana, insanlığa değer katan tiyatrodur. Doksan sekiz yıl boyunca emekle, fedakârlıkla, bedel ödeyerek ayakta tutulan Şehir Tiyatrolarının ruhudur direnmek. Ya direneceğiz ve Şehir Tiyatrolarının yok olmasına izin vermeyeceğiz ya da direneceğiz.

Ben Johnson "Sanatın düşmanı bilgisizliktir." derken bugün Türkiye'deki siyasi iktidarın sanata yaklaşımını da ortaya koymuştur.

Sanat teslim olmaz, sanatçı teslim olmaz. Baskıcı iktidarların sanat karşısındaki yenilgisine bir kez daha tanık olacaksınız. Ülkenin dört bir köşesinden "Şehir Tiyatroları yok edilemez." çığlıkları çığ olup düşecek sanatın, sanatçının gücünü anlamayan zihniyetin üstüne.

Değerli milletvekilleri, sanatı ve sanatçıları baskı altına almaya çalışan bu Hükûmete büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk hak ettikleri cevabı vermişti: "Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, hepiniz bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı da olabilirsiniz ama sanatçı olamazsınız."

Saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.