Konu:Ağrı İlinin Sorunlarına İlişkin
Yasama Yılı:3
Birleşim:14
Tarih:31/10/2012


AĞRI İLİNİN SORUNLARINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bu vesileyle sizlerin ve halkımızın geçmiş Kurban Bayramı'nı kutluyorum ve bütün baskılara, zorlamalara, tazyikli suya, biber gazına rağmen cumhuriyeti Ulus'ta kutlayan, özellikle kadınlarımızı ve gençlerimizi de buradan tekrar saygıyla selamlıyorum, tüm halkımızın Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyorum.

Değerli milletvekilleri, Ağrı ilimizin sorunlarıyla ilgili bugün söz aldım. Ağrı ilimiz bildiğiniz gibi Doğu Anadolu'da gayet stratejik bir noktada yer alan, Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısı durumunda bir ilimizdir. Ağrı ilimizin başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır ancak ne yazık ki hayvan fiyatlarının düşüklüğü ve özellikle çiftçilere verilen mazot fiyatlarının yüksekliği nedeniyle Ağrılı üreticiler ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Hükûmet, lüks yatlara verdiği ucuz mazotu ne yazık ki çiftçilerimize çok görmektedir. Şu anda Ağrılı çiftçilerimiz bu artan maliyet fiyatları altında inim inim inlemekte, tabiri caizse Ağrı ağrımaktadır.

Bir başka sorunu bu ilimizin, Hükûmetinizin her ilde bir üniversite kampanyası yer yer reklam aracı olarak kullanılmaktadır. Doğru, Ağrı'da da bir üniversitemiz var ancak öğretim yılı 1 Ekimle başlamış olmasına rağmen Ağrı'daki öğrencilerimiz şu anda yurtlarda kalamamaktadır. Tek bir devlet yurdu tadilata başlamıştır, hâlen tadilat bitmemiştir. Kredi Yurtlar Kurumu bünyesindeki öğrencilerimiz dışarıda kalmaktadır. Çoğu zaman 2 kişi bir yatakta yatmaktadır. Bu yurdun tadilat ihalesini üstlenen yüklenici firma ne yazık ki işi zamanında bitirmemiştir ve özellikle Ağrı dışından gelen öğrenciler ciddi anlamda sıkıntılar yaşamaktadır.

Bir başka sorun, bu yaz ayı döneminde 2 kilometrelik, sadece 2 kilometrelik bir asfalt çalışması başlatıldı. Her taraf kazıldı, döküldü. Ağrı'nın yolları çamur içinde ama hâlen bu asfalt bitirilememiştir. 2 kilometre asfalt ne yazık ki bitirilememiştir.

Bir başka nokta değerli arkadaşlar, Ağrı'da özel bir hastane, Hükûmete yakın bir gruba ait özel bir hastane yapıldı fakat bu hastane ruhsat alamadı. Bu hastane ne tesadüftür ki Sağlık Bakanlığı tarafından 17 milyon TL'ye satın alındı. Bu hastane hâlen açılmamıştır. Özellikle, kadın ve çocuk hastalıklarına ilişkin hizmet vereceği söylendi ancak Sağlık Bakanlığı yeniden hastanede tadilat girişimine başlamıştır.

Yine, bu hastaneyle ilgili bir iddia vardır. Bu hastane binasının kolanlarının kesildiği, dolayısıyla Deprem Yönetmeliği'ne uygun olmadığı iddia edilmektedir ve Sağlık Bakanlığı bu hastaneyi satın almıştır. İleride herhangi bir deprem anında bu hastane, Allah korusun, yıkılır, orada bir insan ölürse, bu ihaleyi yapan kişiler, o hastaneyi alan kişiler, Sağlık Bakanlığı yetkilileri o ölümlerden sorumludurlar; şimdiden uyarıyorum. Sayın Sağlık Bakanının haberi var mı durumdan bilmiyorum ama şu anda ben burada açıklıyorum, bu konunun üzerine eğilsin. Bu hastanenin alınma gerekçesini ve koşullara uygun, Devlet İhale Kanunu'na uygun olarak alınıp alınmadığı konusunu halkımıza açıklasın.

Değerli arkadaşlar, bu vesileyle başka bir hususu gündeme getirmek istiyorum. Bugün haber bültenlerine intikal etti. Diyarbakır'daki askerî hava üssüne Türk Silahlı Kuvvetlerine ait bir uçakla 20 ABD askeri gittiği ve incelemelerde bulunduğu söylenmektedir. Ne yapmaya çalışıyor Hükûmet? Yani, bu Meclisten bilgi saklanmasın. Ülkemizi felakete götürmeye doğru adımlar atılırken ne olduğunu bu Meclis bilmeli ve bizler vasıtasıyla kamuoyu da öğrenmelidir. ABD askerlerinin Diyarbakır'da ne işi var? Burada Millî Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı bu konuyu açıklamalıdır; çok önemli bir olaydır. Diyarbakır'a gizli bir faaliyetle mi o askerler oraya gitti, yoksa ülkemizin yine başını belaya sokmaya dönük bir eylem içindeler mi? Bunu açıklamanız gerekmektedir.

Az önce Metiner cumhuriyetten bahsetti. Hep "demokratik cumhuriyet" dedi, doğru ama çok daha önemlisi vardır, laik cumhuriyettir. Laik ve demokratik cumhuriyeti biz savunuyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Laiklik olmadan ne demokrasi olur ne cumhuriyet olur diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özgündüz.