Konu:Türkiye Cumhuriyeti Tarım Ve Köyişleri Bakanlığı İle Moldova Cumhuriyeti Tarım Ve Gıda Endüstrisi Bakanlığı Arasında Tarım Alanında Ekonomik, Bilimsel Ve Teknik Konularda İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:13
Tarih:30/10/2012


TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI İLE MOLDOVA CUMHURİYETİ TARIM VE GIDA ENDÜSTRİSİ BAKANLIĞI ARASINDA TARIM ALANINDA EKONOMİK, BİLİMSEL VE TEKNİK KONULARDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Şimdi, tabii, kürsüde oturan kişiye "başkan" diye hitap etmiyorum. Bakın, arkadaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi yüce bir kurumdur. Bu kurumda oturan kişiler, bu makamda oturan kişiler bir defa Anayasa'ya sadakat gösterecekleri üzerine namusu ve şerefi üzerine yemin etmişlerdir. Eğer bir insan namusu ve şerefi üzerine yemin etmişse evvela Anayasa'nın kurallarına uyacak. Uymadığı zaman, o zaman nasıl namus ve şeref üzerine yemin etmiş oluyor?

Şimdi, burada, biraz önce, Tayyip Erdoğan'la ilgili verilen bir soruşturma önergesi vardı. Anayasa'nın 100'üncü maddesi ve İç Tüzük'ün 108'inci maddesinde diyor ki: "Gizli oylama yapılır." Gizli oylamanın yapılmasının bir anlamı vardır. Eskiden açık oylama yapılıyordu, parti liderleri milletvekillerini etkiliyordu; dolayısıyla o zaman düşünüldü, bu gizli oylamaya çevrildi. Gizli oylamanın amacı, Yüce Divana gidecek bir başbakanın, bir bakanın hakikaten suçu varsa, insanlar, işte açıkta oylama yapıldığı zaman bunu örtmesinler diye, vicdanlarıyla, Allah'ıyla baş başa kalarak oy versinler diye yapsın. Şimdi, biraz önce kürsüde oturan kişi, yahu, bütün AKP'lileri dizdi buraya, açık oylama yaptırdı.

Yahu, beyler, bakın, bunlar çok önemli şeyler. Vicdanı olan, insan olan, bu çatı altında görev yapan herkesin burada dürüst, ahlaklı, şerefli görev yapması, istemesi lazım. Aksi takdirde, burası Meclis değil, burası bir çiftlik, çiftlikten de daha berbat olur. Şimdi, böyle bir şey olur mu? Sen Meclisin anayasasını hiçe sayacaksın, İç Tüzük'ünü hiçe sayacaksın?

Mustafa Elitaş, şimdi, sen eğer muhalefette olsaydın bunlara müsaade eder miydin? Etmezdin değil mi? Ama insan böyle çift karakterli olmaz arkadaşlar. "Benim lehime eğer hareket ediliyorsa ben her şeye göz yumacağım ama aleyhime hareket ediliyorsa en doğru, meşru yapılan şeylere itiraz edeceğim." Böyle bir şey yok, böyle bir şey olmaz, bu, Meclisin şanına şöhretine yakışmaz. Biraz önce gizli oylama yapılsaydı, ben inanıyordum ki AKP içinde de dürüst düşünen, şerefli ve namuslu insanlar çıkardı burada kabul oyu verirdi ama şimdi, burada kabul oyunu vermemek için? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın Genç? Sayın Genç?

KAMER GENÇ (Devamla) - Yahu, ben size kötü bir şey söylemedim ki "şerefli ve namuslu insanlar" dedim.

BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen sözlerinize dikkat edin.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ben size herhangi bir şey söylemedim ki.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Ne biçim adamsın sen!

KAMER GENÇ (Devamla) - Yani ben sizin şerefsiz, namussuz olduğunuza dair bir şey söylemedim ki, "Şerefli ve namuslu insan çıkar burada oyununu vicdanına göre kullanır." dedim, bu gayet normal ve sizi zan altında bırakıyorlar. Siz de çıkarsınız şey edersiniz.

MEHMET CEMAL ÖZTAYLAN (Balıkesir) - Aynaya bak, iyi görürsün kendini!

KAMER GENÇ (Devamla) - Onun için, böyle Meclis yönetilmez.

Şimdi, uluslararası bir anlaşma getirildi. Şimdi, tamam, benim kişisel on dakika konuşma hakkım var. Hangi hakla bu kürsüde oturan Mehmet Bey benim söz hakkımı vermiyor? Böyle bir şey olur mu arkadaşlar! Ya böyle bir şey olmaz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Bize burada sataşılıyor, söz vermiyorsunuz. Yahu, senin gelip geleceğin yer burası, seni daha başka bir makamlara atamazlar ama makamlardan ve mevkilerden de daha üstün insanın şeref ve haysiyeti var, onuru var, şerefi var. Şerefli, onurlu, haysiyetli insanlar daima dürüst görev yaparlar, dürüst iz bırakırlar. Yoksa ki "Ben -efendime söyleyeyim- makamın ve mevkinin kölesi olarak vicdanımı bir tarafa satayım, haysiyetimi bir tarafa satayım, ondan sonra birilerine yaranayım." Böyle bir ne siyaset yapılır ne öyle bir görev yapılır.

Beyler, ben, bakın, otuz senedir bu Parlamentoda konuşuyorum. Bakın, alnım ak. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

İHSAN ŞENER (Ordu) - Çok büyük hizmetlerin oldu bu millete senin!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakın, benim buraya gelmemin nedeni nedir, biliyor musunuz? Şu bileğimin hakkı. Burada çıkarım daima doğruları söylerim. Ben her zaman çıkıp doğruları söylediğim için? Bakın, çıkalım şeye? Dün Ulus Meydanı'ndan Anıtkabir'e yürüdüm; o gençler, o hanımefendiler, o insanların bana gösterdiği şefkati, saygıyı bir göreydiniz, bir göreydiniz. Gelin, sizin Tayyip Erdoğan da gelsin, biz de gelelim, bir sokakta yürüyelim, ha bu sizin bakanlarınız da gelsin bir yürüyelim. Arkadaşlar, bu halk biliyor kimin dürüst olduğunu, kimin üçkâğıtçı olduğunu, kimin yolsuz olduğunu, kimin hırsız olduğunu, kimin hırsızlıkları örtbas etmek için makamlarını kullandıklarını, hepsini biliyor.

İHSAN ŞENER (Ordu) - Seçimlerde millet veriyor oyu, seçimlerde millet tartıyor!

KAMER GENÇ (Devamla) - Dolayısıyla, şimdi, bizim burada konuşmamızı engelleyerek, bizim halkın karşısında gerçekleri söylememizi engelleyerek siz bizi susturamazsınız. Yarın daha büyük imkânlar bulacağız, sizin bütün yolsuzluklarınızı kamuoyunun önüne sereceğiz.

Bugün Tayyip Erdoğan'ın yiğitliği varsa gelip burada Meclise saygısı gereği soruşturmada konuşması lazımdı. Arkadaşımız itiraz etti, gelmedi. Meclise saygısı olan, hakkında soruşturma istenen kişi gelip burada, evvela Meclise saygısı gereği konuşur. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - Onun için, böyle bir şey olmaz.

Ben milletvekillerinden istediklerime saygılarımı sunuyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Genç.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli üyelerinin hiçbirini hiç kimse "haysiyetsiz, şahsiyetsiz, şereften yoksun" diye itham edemez. Hiç kimsenin elinde haysiyet, şahsiyet, şeref ölçüsü, terazisi yoktur. Burada konuşan Konuşmacının, Meclis Başkanlık Divanını?

KAMER GENÇ (Tunceli) - Konuşmaları anlamak lazım Mustafa, sen daha anlamıyorsun bunları.

BAŞKAN - Lütfen oturun.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - ?değerli üyelerin hepsini itham altında bırakan, töhmet altında bırakan konuşmasını şiddetle kınıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

KAMER GENÇ (Tunceli) - Ben de seni kınıyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ederim. Zabıtlara geçti.