Konu:Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (s.s.:82)
Yasama Yılı:2
Birleşim:25
Tarih:29/11/2011


ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:82)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Az önce Sayın Bakanımıza bir soru sorduk, "Yirmi bir gün temel eğitim olmayacak ancak umumi seferberlikte muafiyet yoktur." dedi. Böyle bir durumda hiç silah eline almayan kişiler acemi er statüsünde silah altına alınacak, bu da ayrı bir vahamet bana göre. Dolayısıyla, değişiklik önerimizin kabul edilerek mutlaka her Türk'ün hak ve ödevi olan askerlik hizmetinin hiç olmazsa yirmi bir gün yapılmasının, bu üniformanın giyilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum Sayın Bakanım.

Evet değerli arkadaşlar, ben bugün içinde bulunduğumuz muharrem ayıyla ilgili de bir şeyler söylemek istiyorum müsaadenizle, Sayın Başkanımın hoşgörüsüne sığınarak.

Bildiğiniz gibi muharrem ayındayız, dört gün oldu muharrem ayına girmiş bulunmaktayız yani bu ay aynı zamanda bir matem ayı, Kerbela şehidi mazlum, garip, susuz İmam Hüseyin'in şehit olduğu günlerdeyiz, onu yad etme günlerindeyiz. Bu ayda ehlibeyt dostları, Sünni'si olsun, Şii'si, Alevi'si, Şafi'si, Caferi'si, Nusayri'si, herkes yastadır, ehlibeyti seven, Resul evladını seven herkes gönlü buruk ve yastadır. Şairin dediği gibi "Bugün mahımuharremdir/Muhibbi hanedan ağlar/Bugün eyyamı matemdir/Bugün abı revan ağlar."

Kime ağlıyor ehlibeyt muhibleri? Şehidi Kerbela'ya, nuru çeşmi Murteza'ya, âl-i abâya ağlamaktadırlar. Yaklaşık bin dört yüz sene önce meydana gelen bu Kerbela faciasını iyi anlamalıyız. Bu geçmişte yaşanan olaydan ders almalıyız, geleceğimizi buna göre şekillendirmeliyiz. İmam Hüseyin'in mücadelesi Kerbela'da bir makam, mevki, taht, köşk, çıkar mücadelesi değildi. Böyle olsaydı en sevdiği 72 yareniyle birlikte bile bile ölümü göze almazdı. O haksızlığa, zulme başkaldırarak onurlu duruşun sembolü, özgür insanın önderi olmuştur.

İmam Hüseyin muharrem ayının 10'uncu gününde Kerbela'da diyor ki: "Ben zillet altında yaşamaktansa izzetli ölümü, onurlu ölümü tercih ederim." Böylelikle aslında Kerbela'da İmam Hüseyin kazanmıştır, orada zorbalığı, haksızlığıKerbela'ya gömmüştür. Çünkü İmam Hüseyin zulme başkaldıranların önderi olarak anılırken Yezid ise lanetle anılmaktadır.

Bizler o gün yaşanan olayların içinde olmasak da aslında bugün yaşadığımız her an her birimiz Kerbela'da gibiyiz, Kerbelacıyız. Bugün olaylara karşı duruşumuzla, tavrımızla, haksızlığın karşısında duruşumuzla, zalimin yanında ya da karşısında yer almamızla aslında o gün Kerbela'da ya İmam Hüseyin'in safında ya da Yezid'in safında bulunmaktayız. Dolayısıyla, gelin safımızı iyi belirleyelim değerli milletvekilleri. Güçlünün, zorbanın, zalimin yanında değil, haklının, doğrunun yanında yer alalım. Bir hadisi şerifte dendiği gibi "En büyük cihat, haksız, zorba hükümdar ve yöneticilerin karşısında hakkı söyleyebilmektir."

Gelin, bu muharrem ayında kendimizi sorgulayalım, farklılıklarımızı düşmanlık sebebi saymayalım, birbirimizi ocu bucu diye nitelendirip ayrıştırmayalım. Bu güzelim ülkenin yoksul ve namuslu halkı geçmişte çok acılar çekmiştir. Bu kabuk bağlayan yaraları yeniden kaşıyıp kanatmayalım. Ülkemizde herkesin mutlu, barış içinde, huzurla yaşayacağı bir iklim yaratalım ve bu iklimi çevre, komşu ülkelere yayalım, yeni Kerbela'lar yaratmayalım.

Bu vesileyle, matem orucunu tutan tüm yurttaşlarımızın oruç ve ibadetlerinin kabul olmasını yüce Allah'tan diler, hepinize saygılar sunarım. (CHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)