Konu: Gündemdeki Sıralama İle Genel Kurulun Çalışma Gün Ve Saatlerinin Yeniden Düzenlenmesine; 83 Sıra Sayılı Kanun Teklifi’nin İç Tüzük’ün 91’inci Maddesine Göre Temel Kanun Olarak Ve Bölümler Hâlinde Görüşülmesine; (11/6) Esas Numaralı Gensoru Önergesinin, Genel Kurulun 1 Aralık 2011 Perşembe Günkü Gündeminin "özel Gündemde Yer Alacak İşler" Kısmına Alınmasına Ve Gündeme Alınıp Alınmayacağı Hususundaki Görüşmelerinin Aynı Günkü Birleşimde Yapılmasına İlişkin Ak Parti Grubu Önerisi
Yasama Yılı:2
Birleşim:25
Tarih:29/11/2011


GÜNDEMDEKİ SIRALAMA İLE GENEL KURULUN ÇALIŞMA GÜN VE SAATLERİNİN YENİDEN DÜZENLENMESİNE; 83 SIRA SAYILI KANUN TEKLİFİ’NİN İÇ TÜZÜK’ÜN 91’İNCİ MADDESİNE GÖRE TEMEL KANUN OLARAK VE BÖLÜMLER HÂLİNDE GÖRÜŞÜLMESİNE; (11/6) ESAS NUMARALI GENSORU ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 1 ARALIK 2011 PERŞEMBE GÜNKÜ GÜNDEMİNİN "ÖZEL GÜNDEMDE YER ALACAK İŞLER" KISMINA ALINMASINA VE GÜNDEME ALINIP ALINMAYACAĞI HUSUSUNDAKİ GÖRÜŞMELERİNİN AYNI GÜNKÜ BİRLEŞİMDE YAPILMASINA İLİŞKİN AK PARTİ GRUBU ÖNERİSİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisinin grup önerisi aleyhinde söz aldım. Hepinizi öncelikle saygıyla selamlıyorum.

Konuşmamın başında, biraz önceki Dersim tartışmalarıyla alakalı birkaç şey söylemek istiyorum. Evet, biraz önce, burada değerli konuşmacılar da söylediler, Dersim'i tarihçiler tartışmalıdır, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak herhangi bir gocunmamız yoktur ondan ama öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Dersim'in arkasındaki esas problemin Mustafa Kemal, onun silah arkadaşları olduğunu biliyoruz. Biz kafalarında B planı olan, C planı olanlarla Dersim'i tartışmayız arkadaşlar, bunu bilin, bunu asla unutmayın. Sabiha Gökçen, İsmet İnönü, Mustafa Kemal'in askerleridir, bunu asla unutmayın. Bunu bir tarafa yazın, bunu asla unutmayın.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Sevsinler sizi!

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Öncelikle bunu ifade etmek istiyorum.

SIRRI SAKIK (Muş) - Sabiha Gökçen asker miydi yoksa sivil miydi?

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Buradaki hedef Mustafa Kemal'dir, üniter yapıdır, ay yıldızdır. Bunu öncelikle buradan ifade etmek istiyorum Mustafa Kemal'in mabedinden, Meclisinden. (CHP sıralarından alkışlar)

Çok değerli milletvekilleri, biraz önce bu çalışma saatleriyle alakalı Adalet ve Kalkınma Partisinin vermiş olduğu grup önerisinden daha önce, burada, tutuklu olan milletvekillerinden de bahsetmemiz gerektiğine yürekten inanıyorum. Burada milletvekili arkadaşlarımız şu anda yasama görevini yapamıyorlar, cezaevlerinde tutuklu olarak bulunuyorlar. Öncelikle, tutuklu milletvekillerinin bu tutukluluk hâllerinin kaldırılması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasının şart olduğuna inanıyoruz. Bir an önce Türkiye Büyük Millet Meclisinin üzerine düşen bu görevi yapmasını talep ediyoruz buradan. Bu çalışma saatleri konusundaki Adalet ve Kalkınma Partisinin gösterdiği duyarlılığı, öncelikle tutukluluk hâllerinin devamı konusundaki yasal düzenlemelerde de bu çabukluğu ve aceleciliği onlardan beklediğimizi ifade etmek istiyorum.

Bakın, bir örnek vermek istiyorum. Geçenlerde Adalet Bakanına bir soru önergesi verdim, yazılı soru önergesi; bunu Meclis grubuyla tartışmak istiyorum. Ergenekon yargılamalarında yargılanan Hayrettin Ertekin isimli bir tutuklunun başından geçen olayları yüce Meclisin tutanaklarına geçirmek istiyorum. Hayrettin Ertekin "Yargılamalar sırasında hastalanınca birkaç tutukluyla birlikte hastaneye götürüldüm. Muayene işlemleri bitince beni gelip almaları için oturup beklemeye başladım. Saatler geçtiği hâlde hiç ses çıkmadı, beni unutmuşlardı. Bir arabaya binip Silivri'ye, buraya geldim. Üstelik taksi parasını da cebimden ödeyerek geldim." diyor sayın arkadaşlar. Ben Adalet Bakanına sordum "Sayın Bakan, bu tutuklunun ödemiş olduğu, cebinden verdiği taksi parasını Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılamayı düşünüyor musunuz?" diye. Böyle bir garabetle ve böyle bir komediyle karşı karşıyayız. Bunu empati yapmanızı ve içinde bulunduğunuz durumun değerlendirmesini istiyorum arkadaşlar.

Bakın, biraz sonra burada çok önemli bir yasayı görüşeceğiz. Biraz sonra Türkiye Büyük Millet Meclisine Askerlik Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin bir yasa teklifi getirilecek Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından. Şimdi bu yasa teklifi getirilmeden önce, öncelikle şunun ifade edilmesini istiyorum: Burada Anayasa'ya aykırı bir işlem yapmamamızı. Bakın, biraz önce Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı da grup toplantısında ifade etti, Anayasa'nın 10'uncu maddesinde "Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." diye bir ibare var. Anayasa'nın 10'uncu maddesini biraz sonra yapacağımız bu görüşmelerde bütün milletvekillerinin kendilerine şiar olarak almalarını ve 10'uncu maddedeki değerlendirmelerini bir an önce gözler önüne sermelerini istiyorum.

Bir şeyi açıkça ifade etmek istiyorum. Bakın -Milliyetçi Hareket Partisinden arkadaşlar da buradalar- 3 Kasım 2002'den evvelki Türkiye'de? Yani 2 Kasım 2002'de -yiğidin hakkını yiğide verelim- terörsüz, terörün olmadığı, terörün sıfırlandığı bir Türkiye'yi teslim aldınız. Hem Cumhuriyet Halk Partisi Grubundaki arkadaşların hem buradaki birçok arkadaşımızın bir şiarı vardı, dediğimiz şuydu: "Şehitler ölmez, vatan bölünmez." şiarından yola çıkmıştık. Ama gelinen noktada siz bunu değiştirdiniz bu dönemde. Biraz sonra bunu tartışacağız. Ben ufak bir dörtlükle bir ironi yapmak istiyorum. Siz biraz sonra burada diyeceksiniz ki muhtemelen: "Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı / Ver 30 bini, fakir kurtarsın vatanı." Gelinen çizgi budur arkadaşlar. Bunu tartışacağız, öyle gözüküyor, onu tartışacağız diye gözüküyor.

BÜLENT TURAN (İstanbul) - Daha güzel bulman lazım, bu çok klasik.

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Şimdi, burada önemli olan 12 Eylülün yasalarını değiştirmek değildir arkadaşlar, 12 Eylülün kafalarını da değiştirmek önemlidir. En önemli sorun da odur zaten. O nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak önümüzdeki günlerde veya bugün yapacağımız çalışmalarda bunlara dikkat etmemiz gerektiğine inanıyoruz.

Biraz  sonra yapacağımız görüşmelerde temel noktalardan bir tanesi de 2002 yılından sonra bu terör açılımı konusunda Sayın Cumhurbaşkanının "Güzel şeyler olacak." ifadesi, arkasından da Habur'da mobil mahkemelerin kurulmasıyla, mobil cumhuriyet savcılarıyla, mobil yargılamalarla gelinen noktadır. Ülkenin gelmiş olduğu nokta açısından bugün çok olumsuz bir tabloyla karşı karşıyayız. En azından Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bunlarda çok ciddi olarak tavır koymamız gerektiğine inanıyorum.

Biraz önce de ifade ettiğim gibi, çalışma saatleriyle alakalı düzenlemeler her ne kadar bazı yasaların çıkarılmasıyla alakalı bir çabukluk arz etse de Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminde çok daha önemli meselelerin olduğuna inanıyoruz. İşte, biraz önce demiş olduğumuz, tutuklu milletvekilleri ve terör konusudur. Bu konularda Meclisin ayrıntılı çalışma yapmasını istiyoruz.

Biliyorsunuz, dış politikada da çok önemli gelişmeler var arkadaşlar. Bizim Malatya Milletvekilimizin ısrarla dile getirmiş olduğu füze kalkanıyla alakalı olarak -dün de kendisi bir basın toplantısı düzenledi- İran Genelkurmay Başkanı çok olumsuz bir açıklama yaptı. Aslında kendilerine göre haklı bir açıklama yaptı,  "Bize karşı herhangi bir şekilde saldırı olursa Kürecik'teki gerekli tesisleri vururuz." dedi. Böyle bir tabloyla da karşı karşıyayız. Bunların düzeltilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Şimdi arkadaşlar, gelinen noktada tartışacağımız şeylerden bir tanesi de ülkenin içinde bulunmuş olduğu durum açısından biraz sonraki konuşacağımız konudur. Bu konuyu tartışıyorken belki saatler olarak bize bugün yetmeyebilir, sabahlara kadar çalışabiliriz ama Anayasa'nın ilgili maddesindeki amir hükümlerin  mutlaka göz önüne alınması gerektiğine inanıyorum.

Bugün insanlara birtakım şeyler vaadinde bulunuyorsak yasalarla alakalı gerekli düzenlemeleri yapıyorsak ekonomik anlamdaki bu ayrımcılığın, Anayasa'nın 10'uncu maddesindeki bu eşitsizliğin mutlaka giderilmesi gerektiğine de yürekten inanan bir arkadaşınız olarak konuşuyorum. Yarın bir gün bizleri dinleyen, bizleri televizyonları başında dinleyen, radyolarından dinleyen, gazetelerde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin buradaki geçen görüşmelerini dinleyen vatandaşlarımız, şehit aileleri neler düşünecektir diye merak ediyorum.

Bunu cidden vicdanınızda tartıştınız mı? İç dünyanızda bunun ne şekilde olabileceğini görüştünüz mü diye düşünmek istiyorum. Çünkü gelinen noktada ekonomik konuda bir ayrımcılık? Verilen bedellerin ve 30 bin lira miktarındaki bir paranın kimler tarafından ödenebileceği, kimler tarafından ödenemeyeceği ve içinde  bulunduğumuz durum açısından çok önemli bir tespittir. Bu hususun göz önüne alınmasını istiyorum.

Şimdi,  tabii Türkiye'nin çok temel meseleleri de var. Ekonomik anlamda temel meseleleri var, asgari ücretle alakalı temel meseleleri var, işsizlikle alakalı temel meseleleri var, ekonomik standartların düşmesiyle alakalı, Türkiye'nin geleceğiyle alakalı ciddi kaygılarımız var. Türkiye Büyük Millet Meclisinin her şeyden önce bunları çok açık bir şekilde bu Meclis gündeminde, bu demokratik platformda tartışması gerektiğine yürekten inanıyoruz.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak ülke meselelerinin önümüzdeki dönemdeki hallinde bugüne kadar üzerimize düşen sorumluluğun gereğini yerine getirdik, bundan sonra da yerine getirmeye çalışacağız. Ama yerine getiriyorken birtakım sorunları da ayrıntılarıyla burada tartışmak, uyarılarımızı yapmak da Cumhuriyet Halk Partisinin Meclis grubunun en önemli görevlerinden bir tanesidir.

Yapmış olduğunuz 2010 düzenlemesinde, 12 Eylül düzenlemesindeki yapmış olduğunuz düzenlemelerle daha iyi bir demokrasiyi Türkiye'ye getirme vaadi içerisinde bulundunuz. Ben bir hukukçu olarak HSYK'daki düzenlemeleri, Adalet Bakanlığının yapısındaki, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulundaki düzenlemeleri burada söylemek istemiyorum ama özel yetkili mahkemelerin garabetinin de bir an evvel Türkiye'nin gündeminden uzaklaştırılmasını, özel yetkili mahkemelerde yapılan yargılamaların, cumhuriyet savcılarının yapmış olduğu soruşturmaların ve kovuşturmaların, Adalet Bakanlığına bağlı bir memur hâline getirilen Adalet Bakanlığı memurlarının yaptığı soruşturmaların da bir an evvel sonuçlandırılmasını, buna ilişkin özel yetkili mahkemeler konusunda Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun vermiş olduğu kanun teklifinin de bir an evvel Meclis gündemine gelmesini ve bu garabetin Türkiye'nin hukuk sistemi içerisinden uzaklaştırılmasını temenni ediyorum. Önümüzdeki dönemde yapacağımız en önemli çalışmalardan bir tanesinin de bu olduğuna yürekten inanıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, biraz önce de ifade ettiğim gibi, bu çalışmaların toplum nezdinde kabul görebilmesi için gerekli her türlü çalışmayı yapacağımızı bir kere daha ifade etmek istiyorum.

Sözlerimi burada fazlasıyla uzatmıyorum, hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve bütün milletvekili arkadaşlarım adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)