Konu:Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisine Ve Chp Grup Başkanına Sataşması Nedeniyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:8
Tarih:12/10/2012


DIŞİŞLERİ BAKANI AHMET DAVUTOĞLU’NUN CUMHURİYET HALK PARTİSİNE VE CHP GRUP BAŞKANINA SATAŞMASI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın milletvekilleri, Sayın Dışişleri Bakanını dinledim ama gensoru konusuyla ilgili olarak tek bir cümle işitmedim ağzından. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Konumuz, muhalif Suriye ordusu kuvvetlerinin, Hatay'daki Apaydın Kampı'nda Anayasa'nın 92'nci maddesine aykırı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi izni olmaksızın konuşlandırılması değil mi?

HURŞİT GÜNEŞ (Kocaeli) - Evet.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Muhalif Suriye ordusu komutanının ve askerlerinin orada bulunması değil midir?

HURŞİT GÜNEŞ (Kocaeli) - Evet.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Anayasa'nın 92'nci maddesine göre açık aykırılık vardır, bu bir Yüce Divan sebebidir. Gün gelecek, tarih bu işin sorumlularının Yüce Divanda hesap verdiğini görecektir. (CHP sıralarından alkışlar) Nasıl şimdi 12 Eylül 80 darbesini gerçekleştirenler mahkemelere gidiyor, oralarda yargılanıyor ise, bir gün, Apaydın Kampı'nın sorumluları mahkemede hesap verecektir. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

RIFAT SAİT (İzmir) - Sandıktan çıkamayacaksınız.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Evet, biz, Sayın Kılıçdaroğlu olsun Cumhuriyet Halk Partisi olsun, Sayın Davutoğlu'nun cumhuriyet tarihinin en başarısız Dışişleri Bakanı olduğuna inanıyoruz. Bunda, Sayın Davutoğlu'nun herhangi bir kabahati yok "Vermeyince mabut, neylesin Sultan Mahmut." Konu bu, yani elinden gelmiyor. Heves ediyor ama maalesef, yetişemiyor, yapamıyor. O nedenle buraya sizin Dışişleri Bakanı adaylarınız çıktı, "Ben varım." diyor. Sayın Davutoğlu, o konuşmacıları iyi izleyin. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan bir örnek verdi, Sayın Bakanın bu örneği, 90'lı yıllardaki bir makalesini bana hatırlattı, bu Parlamentoda onu konuşmuştuk, tekrar ona dönmeyeceğim ama Türk Cumhuriyeti'ni Batı medeniyetine kuyruk olarak gören bir anlayıştı. Onun değerlendirmesini o günlerde yapmıştık. Türkiye'nin hedefi, tarihsel olarak Batı dedik ama bugün Sayın Bakan bir şey söylüyor. "Batı'da gün gelecek vizesiz olarak Saraybosna'ya gideceğiz." diyor, "Doğu'da da gün gelecek vizesiz olarak Yemen'e gideceğiz." Yani, İslam dünyasının lideri olan bir Türkiye'yi hedefleyen bir Dışişleri Bakanı, daha doğrusu Sünni İslam dünyasının? Şiiler yok, Aleviler yok mezhep esaslı bir dış politika güden bir Sayın Dışişleri Bakanı var. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Sayın Bakan, şuna bir cevap vermenizi isterim: Mavi Marmara olayıyla ilgili olarak Sayın Başbakan o zaman dedi ki: "Aslında bu, bir savaş sebebiydi ama biz, Türkiye'nin büyüklüğüne yakışır bir şekilde büyüklük gösterdik, müdahale etmedik, asker göndermedik oraya." Yani, Türkçesi, "Amerika bize izin vermedi, korktuk, bir şey yapamadık." Siz, şahsiyetli dış politikanın Bakanı olarak, bu konuda bir yorum yapamıyor musunuz? Bir şey diyemiyor musunuz?