Konu:Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:96
Tarih:18/04/2012


ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMESİ VE HAZİNE ADINA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarı yasalaştığı takdirde üç kurum çok büyük bir iş yükünün altına girecektir. Millî Emlak Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, iki yıl süreyle, 2/B arazileri olsun 2/A arazileri olsun veya hazineye ait tarım arazileri olsun, bunlarla ilgili satış veya diğer işlemler nedeniyle çok büyük bir yükün altına girecektir. Bu teşkilatı, bu kurumları bu kadar büyük bir yükün altına sokarken, kendilerine, onun karşılığı olarak değerlendirilemeyecek ölçüde bile olsa bir nakdî ödemenin yapılmasını zorunlu buluyoruz. Önergemiz bu amaçla, bu kurumların personeline ayda yüz saati geçmemek üzere, işlemler sonuçlanıncaya kadar -ki kanun bunu iki yıl olarak öngörmüş- bir fazla mesai ücretinin ödenmesini öngörmektedir. Gerçekte bu kurumların, özellikle de Millî Emlak Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatının yaşadığı sorunlar bir fazla mesai ücreti ödemesiyle çözümlenemeyecek kadar veya onunla hafife alınamayacak kadar büyüktür.

Maliye Bakanlığının bugüne kadar, daha doğrusu, AKP Hükûmetinin kanun hükmünde kararnamelerle yapmış olduğu düzenlemeye kadar herkese örnek olan örgütlenme yapısı bugün, maalesef, diğer bakanlıklara, diğer kurumlara örnek olamayacak bir şekle dönüştürülmüştür. Maliye Bakanlığının hâlâ bütün kurumlar için örnek olan, örnek olduğuna inandığım ve hâlâ var olduğuna inandığım "iş ahlakı", "iş disiplini" gibi kavramlar yanında örnek olması gereken örgütlenme yapısı, maalesef, bugün için örnek değildir.

Maliye Bakanlığında teftiş ve denetim kavramı yok edilmiştir, Maliye Teftiş Kurulu ortadan kaldırılmıştır. Genel müdürlük düzeyinde Millî Emlak Genel Müdürlüğü ve Muhasebat Genel Müdürlüğünde kontrolörlük teşkilatları kaldırılmak suretiyle denetim yok edilmiştir. Bununla da yetinilmemiş, taşraya uzanılmış ve taşrada millî emlak denetmenleri ve muhasebe denetmenleri de ortadan kaldırılmıştır. Bu son derece yanlış bir uygulamadır.

Bu önerge vesilesiyle bu kadar önemli bir konuyu değerlendirme imkânımız yok, zaman buna izin vermiyor. Ancak, şunu söylemek isterim: Hükûmet iki tane kanun hükmünde kararname çıkardı. Birincisi, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, biraz önce söylediğim, denetmen ve kontrolörlük teşkilatlarını kaldıran ve bu kurumlarda, bu kurullarda görev yapan personeli "uzman" olarak düzenleyen kanun hükmünde kararname; diğeri de 666 sayılı "eşit işe eşit ücret" olarak değerlendirilen veya öyle anılan kararname. Her iki kanun hükmünde kararname de Maliye Bakanlığının defterdarlık teşkilatında görev yapan personelini maalesef gözden çıkarmıştır, onları hak ettiği konuma taşımamıştır. Merkez teşkilatında "maliye uzmanı" adı altında yapılan düzenlemeler, buna bağlı olarak yapılan özlük hakkı düzenlemeleri defterdarlık teşkilatından esirgenmiştir. Defterdarlık teşkilatındaki millî emlak uzmanları, muhasebe uzmanları, millî emlak denetmenleri, muhasebe denetmenleri, maalesef, ücret yönünden, özlük hakları yönünden yerinde saymıştır. Merkez teşkilatında maliye uzmanı olarak düzenlenen bir kısım uzmanlıklar aşağı yukarı 1.500 TL civarında bir ücret artışını elde edebilirken, taşra teşkilatında, defterdarlık teşkilatında, millî emlak denetmenleri, muhasebe denetmenleri ücret olarak yerinde saymıştır, bunlara hiçbir şey verilmemiştir. Bunların sorununu çözmeye yönelik olarak bir önergemiz tasarının ilerleyen maddelerinde gelecek. Tabii ki komisyon çoğunluğunu gerektiren düzenlemelerdir, onlarda Komisyonun desteğini talep edeceğiz. Ancak, bu vesileyle, bu maddede, bu kurumların personeline, asgari olarak bu tasarının getireceği yükün karşılığı olmasa dahi, o çekeceği zahmetlerin bir nebze karşılığı olarak değerlendirilebilecek bir fazla mesai ücretinin ödenmesini zorunlu görüyoruz. Bu vesileyle bu önergeyi sizlerin takdirine sunuyoruz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)