Konu:Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:96
Tarih:18/04/2012


ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMESİ VE HAZİNE ADINA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıya ruhunu veren maddeyi konuşuyoruz. 2/B arazilerinin hangi bedel üzerinden, hangi şartlarla, hangi taksit süreleriyle, peşin mi veya taksitli mi olarak satılacağını bu madde düzenliyor.

Hatırlanacaktır, iktidar partisi, daha doğrusu Hükûmet, Türkiye Büyük Millet Meclisine getirmiş olduğu ilk tasarıda satış bedelini rayiç bedelin yüzde 70'i olarak öngörmüştü. Daha sonra ilgili Komisyonda yapılan görüşmeler sonucunda bu bedelin yanlış olduğuna kanaat getirdiler ve satış bedelini rayiç bedelin yüzde 50'si olarak belirlediler. Şimdi, biraz önce okunan iktidar partisi önergesinden anlaşılıyor ki yüzde 70'ten yüzde 50'ye doğru indirim yönünde atılmış adımdan iktidar partisi vazgeçiyor, "Pişman olduk, biz tekrar bu bedeli yüzde 70'e çıkaracağız." diyor. Bir kere, bu samimiyetle bağdaşmıyor. Hareket ettiğiniz noktanın yanlış olduğunu siz de biliyorsunuz, rayiç bedeli esas alıyorsunuz ama bunu esas almanın yanlış olduğunu görerek "Bunun bari yüzde 70'ini alalım." demiştiniz, sonra bunun da yanlış olduğuna kanaat getirdiniz, onu yüzde 50'ye indirdiniz. Şimdi "Tekrar pişman olduk, biz bunu yüzde 70'e çekiyoruz." derseniz siz doğrusu bu işi bilmiyorsunuz demektir, vatandaşın sahada, alanda, köyünde, şehirde, evinde, dükkânında yaşadığı sorunu bilmiyorsunuz demektir.

Bizim önergemiz gayet açık ve net. Sorun, iktidar partisinin ve Hükûmetin konuyu sağlıklı değerlendirememesinden, vatandaşın durumunu bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Biz diyoruz ki: "Orman köylüsüne bu araziler bedelsiz verilsin." Çünkü orman köylüsü şehirde yaşayan vatandaşımızdan daha farklı, yüzlerce yıldır bu araziyi kullanıyor, kendi malı olarak görüyor, atasından, dedesinden kendisine miras kalan bir varlık olarak görüyor; o hâlde "Kendisine hayvancılığı ve tarımı da teşvik amacıyla bu arazileri bedelsiz devredelim." diyoruz.

Bu tasarı, 1924 yılında, rahmetli Turgut Özal'ın Başbakanlığı döneminde çıkarılmış olan 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun'u da yürürlükten kaldırıyor. Daha bir iki gün önce, rahmetli Özal'ın ölüm yıl dönümü nedeniyle kendisini andık, iktidar partisi, Hükûmet adına burada çok güzel konuşmalar yapıldı. E, öte taraftan, onun döneminde yürürlüğe girmiş olan bir kanunu yürürlükten kaldırırken onun yerine getirdiğiniz bu tasarıda orman köylüsünü destekleme adına tek bir hüküm getirmiyorsunuz. Bu tasarıda, 7 milyon orman köylüsünü ilgilendiren, onları destekleyen tek bir hüküm yoktur; varsa bu konuşmayı keseceğim, bundan sonraki maddelerde de konuşmayacağım; böyle bir hüküm yok. "Gelirlerin bir bölümü Orman ve Su İşleri Bakanlığına verilecek, onu da Orman ve Su İşleri Bakanlığı köylüye verecek." diyorsunuz ama kanunda böyle bir şey yazmıyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığının bu parayı nasıl kullanacağı meçhul.

Yine, biz, orman köylüsü dışında, şehirde yapıları olan vatandaşlarımız için de ikili bir sistem getiriyoruz, diyoruz ki: "Şehirdeki yapıyı konut olarak vatandaşımız kendisi kullanıyor ise -yani bu binada kendisi yaşıyor ise; yakınları, aileleri, kiraya verdiği bir dairesi de olabilir, önemli olan kendisinin bu binada olmasıdır- bu binanın arsasını kendisine emlak vergi değeri üzerinden verelim ama bu binayı yatırım amaçlı kullanıyor ise o vatandaş -yani on iki ay kullanmıyor ise- İstanbul Boğazı'nda oturup da hafta sonu veya yazın kullanıyor ise buna rayiç  bedelden satış yapalım." Gayet açık, net. Öte taraftan, bu arazilerin bir bölümünü boş olarak elinde tutan kişiler var. Neden herkese yüzde 70? Yani o adam yatırım için burayı tutuyor, ona neden "rayiç bedel" demekten kaçınıyorsunuz da işsiz vatandaşımızın ödeyeceği rayiç bedelin yüzde 70'iyle o kişiye yine yüzde 70 oranındaki bir bedel ödemede eşitliyorsunuz? Bütün bunlar haksızlıktır, bunlar doğru değildir.

Bütün İstanbul, bütün Türkiye, Türkiye'nin altmış sekiz ili bu tasarıyı bekliyor ama biraz sonra kabul edileceğini tahmin ettiğim iktidar partisi önergesiyle iktidar partisinin gözünde vatandaşın olmadığı anlaşılmaktadır. Bunu vatandaşlarımın ve Genel Kurulun bilgisine sunuyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.