Konu:Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın Cumhuriyet Halk Partisine Sataşması Nedeniyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:5
Tarih:09/10/2012


KAYSERİ MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ELİTAŞ’IN CUMHURİYET HALK PARTİSİNE SATAŞMASI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri?(AK PARTİ ve CHP sıralarından karşılıklı laf atmalar)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, Hükûmet, Suriye politikası konusunda tezkere konusunda?(AK PARTİ ve CHP sıralarından karşılıklı laf atmalar)

BAŞKAN - Grup Başkan Vekiliniz konuşuyor Sayın Öner.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Arkadaşlar, müsaade eder misiniz.

Hükûmet, Suriye politikası konusunda tezkere ile yanlış yaptığını anlamış durumda, yanlış yaptığını anlamış durumda. Hem buraya çıkan Sayın Diplomat hem Sayın Grup Başkan Vekili, tezkereyi anlatmak yerine, dönüp "Siz Sosyalist Enternasyonelde şunu yaptınız." demeye çalışıyorlar. Sosyalist Enternasyonelle ilgili olarak açıklamaları Genel Başkanımız, ilgili arkadaşlarımız yaptılar. O metnin Türkiye'yi ilgilendiren bölümlerine Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz muhalefet şerhlerimizi koyduk. Gayet açık, net.

Siz şimdi onu bırakın, tezkereye dönün. Halkın yüzde 80'i bu tezkereye karşı, onun için siz ortalığa çıkıp "Ya biz aslında savaşmayacağız, bu korkutmak için." demeye başladınız. Ama siz şimdi samimi olun. Yani o tezkerenin kendisinde diyorsunuz ki: "Türkiye silahlı bir saldırının eşiğine gelmiştir." Niye diyemiyorsunuz ki: "Suriye silahlı kuvvetleri Türkiye Cumhuriyeti'ne silahlı saldırıda bulunmuştur, sivil vatandaşlarımızı öldürmüştür. Suriye, Türkiye'ye silahlı saldırıda bulunmuştur." Niye bunu deme cesaretini gösteremiyorsunuz, diyemiyorsunuz? Çünkü, bir adım atıyorsunuz ama Amerika'nın size "Dur" demesinden çekiniyorsunuz. Gidemeyeceksiniz oraya. Böyle bir kabadayılık yapmak istiyorsunuz ama onun da hakkını veremiyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, sizin Suriye politikanız iflas etmiştir, Suriye politikası açık ve net bir şekilde vatandaştan dönmüştür. O nedenle de "Bu, savaş tezkeresi değildir." demeye başladınız ama Sayın Başbakan da bugün çıktı "Ne demek o?" dedi. "Bunun blöf olup olmadığını da görürsünüz." diye bir cümlesi daha var bugün söylediği. Yani diyor ki: "Ben gerekirse savaşacağım, savaşacağım." ama kendi içinde çelişkiler yaşayan bir Başbakan, bir Sayın Hükûmet ve onun Dışişleri Bakanı? Maalesef Türkiye'yi amatör bir anlayışla, çocukça heveslerle, Türkiye'yi cihan devleti yapmak gibi, çocukların rüyalarında gördüğü birtakım duygularla yönetmeye çalışan bir Dışişleri Bakanının izinden siz gidiyorsunuz. Onu sizin bir milletvekiliniz fark etti. Bugünkü konuşmasıyla o, onun yerine oynadı aslında "Ben Dışişleri Bakanı olmak istiyorum." dedi ama bakalım, Sayın Başbakan onun mesajını alacak mı?

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.