Konu:SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.: 80)
Yasama Yılı:2
Birleşim:22
Tarih:23/11/2011


SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.: 80)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 80 sıra sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle heyetinizi saygıyla selamlarım.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bu teklif, AK PARTİ Grup Başkan Vekili Sayın Nurettin Canikli, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Emine Ülker Tarhan, Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Mehmet Şandır ve Barış ve Demokrasi Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Hasip Kaplan tarafından verilmiştir. Barış ve Demokrasi Partisi Grup Başkan Vekili, Adalet Komisyonuna gelerek teklifini geri çekmiştir.

GENÇLİK VE SPOR BAKANI SUAT KILIÇ  (Samsun) - İmzasını?

RAMAZAN CAN (Devamla) - İmzasını geri çekmiştir. Adalet Komisyonunda  dün görüşülerek bu teklif, ceza hukukunun genel ilkeleri açısından yeniden düzenlenerek bugün Genel Kurula indirilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi elzem bir konudur, evleviyetle ele alınması gerekli bir konudur. 5149 sayılı Yasa'yla sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair bir yasa mevcut iken bu Yasa'nın uluslararası mevzuat açısından yetersiz olduğu, sporda şiddeti önlemenin bu Yasa'yla mümkün olmadığı anlaşılmış ve 6222 sayılı Yasa düzenlenmiştir.

6222 sayılı Yasa, 3 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Şöyle bir soru sorulacaktır muhakkak ki: Bu Yasa'nın yürürlükte sıkıntıları nedir, uygulamada problemleri nedir, bu sıkıntıları çözer mi çözmez mi, araştırılmadı. "Uygulamadaki sıkıntılar olmadan bu Yasa niçin değiştiriliyor?" diye bir soru sorulacaktır tabii ki. Bu soruya verilecek cevap ise: Yasa koyucu -biliyorsunuz- Anayasa'nın 2'nci, 7'nci ve 38'inci maddesine göre, herhangi bir zamanda herhangi bir eylemin, herhangi bir fiilin suç teşkil edip etmeyeceğini, suç teşkil edecekse ne tür bir ceza verileceği, ne miktarda bir ceza verileceğini tayin etme yetkisine sahiptir ve bu yetki mutlak bir yetkidir, devredilemeyecek bir yetkidir. Yani suç konusu kanun hükmünde kararnameyle de düzenlenemeyecek Meclisin mutlak yetkilerinden biridir. Buna rağmen eğer uygulamada problem varsa, yasa koyucu bunu öngörmeye çalışarak yasayı buna göre hazırlayacaktır fakat uygulamaya geçmeden önce de sıkıntılar olabilecektir.

Bu yasanın hazırlandığı gündeki atmosfer, şiddetin, sporda şiddetin aktüel olması, milletvekillerimizi de etkilemiştir ve ceza hukuku açısından suçta ve verilecek cezada orantı olması, cezada adalet ilkesinin aşılması, ceza yönüne, ceza lehine kantarın topuzunun kaçırıldığını görmekteyiz.

Verilecek cezalar ağır olmuştur, fahiş olmuştur. Bunların yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Bu manada, kanun koyucu, bunu yeniden düzenlemelidir. Bu noktada kanun teklifi değerlendirilmiş ancak sporda şiddeti önleme açısından da gerekli tedbirler korunmuştur. Şöyle ki: 6222 sayılı Yasa'da şikeyle ilgili hükümlerde verilecek ceza indirilmiş olsa bile burada bu cezanın ertelenemeyeceği, para cezasına çevrilemeyeceği ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılmayacağına dair kurum muhafaza edilmiştir. Bu muhafaza edildiğinde bu maddeden bir gün dahi ceza alan kişinin cezası infaz edilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ceza hukukunun genel prensiplerinden biri de ceza adaletinin sağlanmasıdır. Ceza adaletinin sağlanmasında öncelik ise uygulamadır. Tabii ki kanun koyucu yasa metnini hazırlayacaktır ama uygulayıcılar bunu adaletli bir şekilde uygulamak durumundadır. Her şeyi yasa koyucunun düzenine bırakmak, yasa koyucunun bu kanun maddelerini düzenlemesi uygulamadaki problemleri gidermeyecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet Komisyonu, grup başkan vekillerinin ortaklaşa verdiği bu teklifte verilen önergeyle de düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerden biri de Adalet Komisyonunda Sayın Milletvekilimizin vermiş olduğu önergeyle zincirleme suçta verilecek ceza mevcut metinde yarısından 2 katına kadar artırma şeklinde idi. Verilen önergeyle bu, ceza hukukunun genel prensiplerinden 43'üncü maddeye atıf yapılarak 43'üncü madde düzenlemesinde zincirleme suçta ¼'ünden ¾'üne  kadar artırma şeklinde düzenlenmiştir.

Yine, verilen bir önergeyle de Adalet Komisyonunda bu tartışıldı da Adalet Komisyonunda dendi ki: Yasama, yürütme, yargı alanında yasamanın idari bir işlem olan tedbir kararı vermesi öngörülemez. Her ne kadar bunun istisnaları da olmuş olsa da burada bir denge unsuruna dikkat edilerek burada verilen önergeyle ilgili de soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından talep üzerine, kovuşturma evresinde de savcının talebi resen hâkim tarafından mahkemece tedbir kararı verilebilecek idi. Ceza hukukunun genel prensipleri açısından değerlendirdiğimizde mahkûmiyet kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Verilen önergeyle buradaki genel kuraldan özele geçişin de önüne geçilerek ceza hukukunun 53'üncü maddesiyle de uyum sağlanmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun koyucu herhangi bir zamanda herhangi bir eylemin suç teşkil edip etmemesini değerlendirirken tamamen takdir keyfiyeti kendisinde değildir. İlgili Anayasa ve ceza hukukunun genel prensipleri ve evrensel hukuk kuralları yasa koyucuyu bağlamaktadır. Yasa koyucunun yasayı çıkarırken suçta ve cezada adalet prensibine dikkat etmesi gerekmektedir. Öncelikle sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair çıkarmış olduğumuz ve çıkaracağımız ilerideki kuralların gerek düzenlenmesi açısından gerek uygulaması açısından tabii ki önem arz etmekte ancak kanaatimce en önemli unsur ise önleyici tedbirlerin alınması. Sayın Valim de burada konuşurken bu konu üzerinde durdu. Eğer önleyici tedbirleri biz artırırsak önleyici tedbirler anlamında kişilerin suç işleme eğilimini azaltırsak bu kanunlara da bir nebze olsun gerek kalmayacaktır diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sporda şiddetin ve düzensizliğin önlenmesi önemlidir ve bu kanun caydırıcı olmak durumundadır. Fakat öyle bir madde var ki görüyoruz, sporda seyir ve güvenliğin sağlanması noktasında, sporun izlenmesi anlamında ve güvenliğin sağlanması anlamında yapılan bir fiil ile karşılaşacak cezayı, ceza hukukunu ve ceza genel prensiplerini diğer maddelerinde karşılaştırdığımızda adaletsizliğin olduğu açıktır.

Tabii ki biz burada kimseye herhangi bir özel ayrıcalık ve iltimas tanımak istemiyoruz. Bunlar tabii ki konuşulacaktır ancak şu da bir gerçektir ki birilerine imtiyaz sağlanması ne kadar yersiz ise, sporda şiddet ve düzensizliği önlemek adına bazı ceza hukuku değerlerinin de ihlal edilmesi o derece yersizdir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin yasalaşacağını umuyorum. İnşallah, toplumumuzda spor ve şiddette düzensizliği önleyecek bir yasa olur. İnşallah, bir daha kısa bir zamanda böyle bir yasa metniyle karşılaşmayız diyor, hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)