Konu:2013 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi Ve 2011 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:37
Tarih:11/12/2012


2013 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2011 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlık, buna bağlı kuruluşların 2011 kesin hesap, 2013 bütçe programı üzerinde görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, aslında, tabii, Başbakanlığın 2011-2015 Başbakanlık Stratejik Planı var, bir de 2013 Performans Programı var. Bunları okuduğunuz zaman, hakikaten güzel şeyler yazılmış, çok cafcaflı laflar yapılmış ama önemli olan işin özü.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bir parlamentoda, bir kurumda insanların birbirlerine karşı saygı duyabilmesi için orada hak ve adalet duygularının hâkim olması lazım, orada söylenen haksızlıkların kirli parmaklar kararı ile -kaldırılması suretiyle- yok edilmemesi lazım. Şimdi, burada en haklı konuları dile getiriyoruz ama maalesef, siz parmak kaldırıyorsunuz, kanunsuzlukları yok ediyorsunuz. Böyle bir toplumda, böyle bir mecliste saygı duyularak konuşulmaz.

Şimdi, bu Başbakanlıkta bir "Tayyip Erdoğan" diye birisi var. İstanbul Belediye Başkanı iken oğlu bir kadını ezdi, öldürdü. Ne yaptı? Orada belediye onun suç unsurlarını, izlerini sildi, onu tek bir gün tevkif bile etmediler, onu beraat etiren hâkim ve savcılar şimdi Yargıtayda.

Şimdi, Deniz Feneri davasında, Deniz Fenerinde yapılan yolsuzluklar kendisine ve ailesine gelince savcıları görevden aldı.

Şimdi, değerli milletvekilleri, öyle bir kişi ki bu Tayyip Erdoğan? Beyanatları var: "Benim için demokrasi araçtır, amaç olamaz" diyor. Demokrasi kendisi için araç olan bir kişi demokrat olabilir mi? Demokrasiye saygısı olabilir mi?

"Efendim, laiklik de ne demektir? Bir kişi hem dindar hem laik olamaz" diyor. Böyle bir laf olur mu? O senin kafandaki şey.

Diyor ki: "Meclisin kürsüsünde `Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyor; hayır efendim, egemenlik kayıtsız şartsız milletin değildir, Allah'ındır." Yarına başkanlık sistemini kabul ettiği zaman diyecek ki "Egemenlik kayıtsız şartsız ne Allah'ındır ne milletindir; Tayyip'indir" diyecek, onu dediği zaman da bir psikolojicinin herhâlde muayenesine gidecek. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, bakın değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti devleti Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'le beraber çökertilmek isteniyor. Nasıl çökertilmek isteniyor? Bir defa, Türk Silahlı Kuvvetleri ortadan yok edilmeye çalışılıyor. Silahlı kuvvetlerin başına çuval geçiren Amerikan generalini bunlar davet ettiler ve kırmızı halılarla bunu karşıladılar. Türk donanması NATO içinde, Karadeniz'in hâkimiyetinin Türk komutanlardan alınıp da NATO'daki başka komutanlara verilmesi konusunda yapılan çabaya donanma karşı çıktığı için ve aynı zamanda güney Kıbrıs sınırları içinde petrol aramasına da engel olduğu için donanmanın bütün kuvvet komutanlarını içeriye aldılar.

Şimdi bakın, bir memlekette, memleketini düşünen, insanını seven, devletin onurunu koruyan bir hükûmet, böyle bir aşağılık muamele yapan kişileri bu kadar başının üzerinde taşır mı? Bunun bir anlamı var. Zaten Tayyip Erdoğan ilk defa iktidara geldiği zaman 2001 yıllarında, 2002 yıllarında korkaktı, gitti Amerikalı yetkililere "Beni bu Genelkurmay Başkanımızla bir araya getirin" dedi, sonra korkaklığı da geçince, bakıyoruz şimdi efeleniyor.

Şimdi, devri iktidarınızda ne hukuk kaldı ne hak kaldı ne adalet kaldı ne dürüstlük kaldı; hırsızlık alabildiğine gidiyor, yolsuzluk alabildiğine gidiyor.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Dün cevabını aldın burada.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi bakın, dün Tayyip Erdoğan burada diyor ki: "Kayseri Belediye Başkanımız sizden tazminat kazandı." Yahu sen, bizim Kayseri Belediye Başkanıyla ilgili ortaya attığımız iddiaları inceledin mi? Hayır. Kendi yandaşlarına onlar beraat kararını verdiler, hâkimler dava açıyorlar, davada hâkimler korkuyorlar, size tazminat hükmediyorlar. Tayyip benimle ilgili de 4 tane tazminat açtı, 3'ünü kazandı, şimdi 1 tanesi de yargıda. Yahu Tayyip, ben mecbur muyum senin çoluk çocuğuna bakmaya? (CHP sıralarından alkışlar) Ben şimdi üniversitede okuyan çocuklara burs veriyorum. Ya, insan biraz vicdan sahibi olur ya! Yeter artık! Zaten her tarafta paraları alıyorsun da bir de? Yani, hiç olmazsa bizim hakkımızda tazminat açma.

Şimdi değerli milletvekilleri, bakın, bu Hükûmetin yaptığı şeylerden birisi de? MİT Müsteşarlığını nedense bu Tayyip Bey çok koruyor. Bununla ilgili nesi var bilmiyorum. Bakın, Genelkurmay emrindeki GES tesislerini Genelkurmaydan aldı, MİT'e verdi. Ondan sonra ne oldu biliyor musunuz? Niye bunları aldı, verdi? Tayyip diyor ki: "Tek seçici benim." Tek seçici sensin ama Genelkurmaydaki istihbarat birimlerini alıp da MİT'e verince, MİT bu defa, ordunun zor duruma çıkması için -ben bunu böyle anlıyorum- orada elde edilen istihbarat bilgileri orduya zamanında intikal etmedi. Bakın, Hakkâri'de bir günde 27 tane er şehit oldu. Millet de zannediyor ki bu 27 er hakikaten vatan uğruna şehit oldu. Hayır efendim, AKP'nin kaprisleri uğruna oldu. Orada zamanında bilgiyi, istihbaratı, Genelkurmayın kendisi alıp da kullanmazsa? MİT'e niye veriyorsunuz? Bir sebebini açıklayın. Diyorlar ki: "Efendim, bütün yetki bende." Ya, senin yetkin olur mu? Tayyip Erdoğan korkan bir adam. Diyor ki: "Herkesi ben dinleyeyim." Herkesi sen dinliyorsun ama kardeşim, senin gücün ne, senin kabiliyetin ne? Sen gelmişsin? Şimdi, Başbakanlığı beğenmiyor; efendime söyleyeyim, cumhurbaşkanlığını da beğenmiyor. Diyor ki: "Bütün yetki bende olacak, herkesi ben atayacağım." Ya, şimdi, hakikaten normal, akli melekeleri yerinde olan insanların düşünebileceği bir yönetim tarzı değil. İnsanların gücü her şeye yetmez değerli milletvekilleri.

Şimdi, deniliyor ki? Efendim, Türkiye'de hukuktan bahsediliyor. Ya, hukuktan bahsedilebilmesi için yargı bağımsızlığı olması lazım. Şimdi, siz hâkimlere korku verirseniz, ondan sonra hangi hâkim sizin aleyhinize karar verebilir. İhalelere? Yolsuzluk alabildiğine gidiyor. İşte Ahmet Bey burada gülüyor. Biz KİT Komisyonunda inceleme yapıyoruz. Yahu, şimdi, KİT'te öyle yolsuzluklar var ki? Adam mesela İtalya'da? Bakın, Türkiye'de TÜRKSAT Genel Müdürü İtalya'nın bir şehrinde bir yer açıyor, oranın masrafları senede 25 milyon euro arkadaşlar, genel giderler? "Bu nereden alındı?" diyoruz, hesap yok.

Şimdi, karşımıza bir bütçe gelmiş, bu bütçe nasıl hazırlanmış belli değil, denetim yok. Tayyip Bey kendisinin, yandaşlarının, bürokratlarının hemşehrilerini bürokrasiye atamış, onlar da? Fakir fukaranın canından kestiği, ekmeğinden kestiği paralarla ödediği vergiler, nereye harcandığı belli değil, bunlar nereye gidiyor?

Bakın, bu ihaleler yapıyor, en basiti bir ihale söyleyeyim size: Arkadaşlar, bu hızlı tren projesinde Devlet Demiryollarının elinde gerekli tesisler var, bu travers fabrikası, traversleri yapan. Bu Devlet Demiryolunun traversini imal etmediler, efendime söyleyeyim, Tayyip Erdoğan'ın dünürüne özel travers fabrikasını kurdular, senede 150 trilyon para veriyorlar. Değerli milletvekilleri, böyle bir şey olur mu? Yani, bunlar hep yandaşlara yaratılan, maalesef, kaynaklardır.

Şimdi, Türkiye'nin şu anda en büyük tehlikesinden birisi de Suriye meselesi. Yahu, aklı başında olan herkes sormalı: Yahu, biz bu Suriye'yle niye savaş aşamasına geldik arkadaşlar? Niye yani geldik? Şu anda, şimdi her an Suriye'yle bir savaşın eşiğine geliyoruz. Bunun sebebi ne? Tayyip Erdoğan'ın kaprisi. Bakın, bugün gazetelerde var, efendim, El Kaide'den 200 kişi Türk Hava Yollarıyla Hatay'a gidiyor, orada özel arabalara bindiriliyor, Suriye'ye gidiyor. Yahu, beyler, yani biz, bize böyle bir şey yapılsa, başka bir ülke bizim üzerimizde böyle bir düşmanca tavırlar koysa biz buna karşı koyamaz mıyız?

Olay şu: Tayyip Erdoğan ne yapıp yapıp bir harp çıkarmaya çalışıyor, dolayısıyla cesaret edemiyor. Harp çıktığı zaman da olağanüstü hâl ilan edecek, komutanlara güvenemiyor çünkü komutanlar olağanüstü komutan olarak onu da içeri alacağından korkuyor. Dolayısıyla böyle karmaşık bir hâletiruhiye içinde bir insan. Ama Türkiye'nin artık bugünkü iktidarı iktidardan düşürmesi yani sizin düşürmeniz lazım. Yoksa Türkiye yarın çok kötü şeylerle karşı karşıya kalacak, göreceksiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - Bu kadar kurum? Zaten dokuz dakikayla nasıl cevaplayalım, her biri büyük kurumlar. İşte, Millî İstihbarat Teşkilatı, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Afet İşleri? Bu Afet İşlerinde dönen oyunlar, komik tutumlar, hepsi ortada ama nasıl söyleyelim bunları? Bütçe zaten hayalî bir bütçedir. Bu hayalî bütçenin millete hayrı olmaz. (CHP sıralarından alkışlar)