Konu:Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:3
Birleşim:35
Tarih:06/12/2012


SERMAYE PİYASASI KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Hayır, o şey etmediği için. "Aleyhte" demiştim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sermaye Piyasası Kanunu aşağı yukarı 148, 149 madde; burada, son anda birkaç korsan önerge verildi, bu önergelerle bir hayli yükseldi.

Biraz önce Grup Başkan Vekiliniz Ahmet Bey bana cevap veriyor.  Ahmet, senin daha beni anlayabilmen için yüz fırının ekmeğini yemen lazım.

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Kimse seni anlayamıyor zaten!

KAMER GENÇ (Devamla) - Biraz lütfen? Gerçekten, senin ne bilgin ne kültürün ne kabiliyetin bana cevap vermeye yeterli değil.

AHMET YENİ (Samsun) - Hakaret etmeyin.

KAMER GENÇ (Devamla) - Onun için ben şey etmiyorum.

Şimdi, beyler, efendiler, bu Türkiye Büyük Millet Meclisi yüce bir kurumdur. Burada çıkan kanunlara, her şeyden önce, herkesin anlayarak parmak kaldırması lazım. Bakın, bir defa, kanunları temel kanun olarak getiriyorsunuz; komisyonlara gidiyor, 5 maddelik bir kanun 100 madde olarak çıkıp geliyor, komisyonlarda doğru dürüst incelenmiyor. Alt komisyon kuruyorsunuz, alt komisyonların kararlarına uymuyorsunuz. Milletvekillerinin getirdiği birtakım kanun tekliflerini birleştiriyorsunuz ama o sadece isimde kalıyor, o birleştirdiğiniz teklifler -komisyonda en ufak o konuyla ilgili bir hüküm yok- geliyor, ortada kaybolup gidiyor. Şimdi, böyle bir yasama olmaz, böyle bir kanun düzenlemesi olmaz.

Şimdi, sizin bugüne kadar burada yaptıklarınız? Hani, biraz önce ben dedim ya? Hani, bir milletvekili burada göreve başlarken "Hukukun üstünlüğüne, hukuk devleti ilkelerine namusu ve şerefi üzerine yemin eder." diyor ya, onun anlamı şu: "Ben, burada çıkaracağım her kanunda vatandaşın hak arama yollarını tıkamayacağım, hukuk devleti ilkelerine aykırı hareket etmeyeceğim." Bunu böyle anlamak lazım. Yani yoksa bizim kimsenin şeref ve haysiyetiyle oynayacak hâlimiz yok ama diyoruz ki: "İnsanların yaptığı yemine sahip çıkması lazım."

O bakımdan, şimdi, getirilen bu kanun? Ben şuna inanıyorum ki: Hükûmet ve komisyon da dâhil, bu kanunu kavramış değil. Ben inanıyorum çünkü ne doğru dürüst inceleniyor?

Şimdi, son anda 4 tane önerge verdi. Okuyan Divan Kâtibi arkadaşımızın sesi duyulmuyor, ne okuduğunu biz anlamıyoruz.

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Biz anlıyoruz.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Anlıyoruz.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ben, bir milletvekili olarak vicdan azabı çekiyorum arkadaşlar. Burada, bilmediğimiz bir şeyin kabulünü istemiyoruz.

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Yüz fırın ekmek yersen, bunu anlarsın!

KAMER GENÇ (Devamla) - Ben, şimdiye kadar, otuz senedir burada görev yapıyorum. Son anda birtakım korsan önergelerle devletin trilyonları -hatta katrilyonlar bile söylenebilir- birtakım insanların cebine kaydırılıyor. Dolayısıyla, Parlamentonun ciddiyeti? Burada birtakım özel holdinglere, birtakım özel çıkar gruplarına son anda, birtakım kişiler korsan önergelerle devletin kaynaklarını kanalize etmesinler.

Şimdi burada ne okundu, ne getirildi? Yok yani?

Bakın, mesela ben Danışma Meclisinde, bulundum. Danışma Meclisinde burada bir önerge verildiği zaman, o önergenin hem lehinde hem aleyhinde -açın bakın İç Tüzük'e- çıkıp konuşuluyordu çünkü önerge geliyor, bu önergeyle ne getiriliyor, ne götürülüyor insanların bilmesi lazım. Şimdi 4 tane burada önerge okundu, ben anlamadım çünkü arkadaşımız, ses düzeni kötü, okunmuyor. Dolayısıyla?

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Senin daha kırk fırın ekmek yemen lazım!

KAMER GENÇ (Devamla) - Ya Ahmet, ciddiyetini muhafaza et! Bak şimdi, senin benim bu söylediklerime eğer varsa bir gücün, gidelim televizyonlarda seninle de tartışabiliriz.

Yani siz diyorsunuz ki "Biz, hiçbir şey anlamadan, son anda, bizim grup başkan vekilimiz Türkiye'de hangi holdingin hesabına çalışırsa, hükûmetimiz hangi holdingin hesabına çalışırsa, buraya getirdikleri korsan önergeleri kabul edelim, geçelim." Böyle bir Meclis olmaz ki! O zaman Meclise de gerek olmaz.

Onun için, değerli milletvekilleri, getirilen bu kanunlar hukuk tekniğine uygun değil, ülkenin menfaatine uygun değil. Sizin burada getirdiğiniz en büyük kazanımınız, İstanbul Menkul Kıymetlerin 186 dönümlük o devasa, güzel, ranta dayalı arsalarını almanız, istediğiniz gibi kullanacaksınız. Çevrenizdeki insanlar, Hükûmete yakın insanlar, Tayyip Bey'e yakın insanlar ne yapacak? Bunları kullanacak, rantlarını paylaşacak. Eh size de bu herhâlde helal olmaz!

AHMET YENİ (Samsun) - Niyet okumaya devam et!

KAMER GENÇ (Devamla) - Yani bunu bu kadar yiyenlerin bir gün burnundan gelir! Bakın, Allah insanlara?

Beyler, en diktatörler bile yüce Tanrı'nın gücü karşısında erimiş ve belalarını bulmuşlardır.

Ben, bunları size söylemek için söz aldım ve kanunun aleyhinde oy kullanıyorum.

Saygılar. (CHP sıralarından alkışlar)