Konu:Oturum Başkanı Tbmm Başkan Vekili Sadık Yakut'un, 337 Sıra Sayılı Kanun Tasarısı'nın Geçici 7'nci Maddesi Üzerinde Verilmiş 2 Önergeyi İşleme Almadığı Gerekçesiyle Tutumu Hakkında
Yasama Yılı:3
Birleşim:35
Tarih:06/12/2012


OTURUM BAŞKANI TBMM BAŞKAN VEKİLİ SADIK YAKUT'UN, 337 SIRA SAYILI KANUN TASARISI'NIN GEÇİCİ 7'NCİ MADDESİ ÜZERİNDE VERİLMİŞ 2 ÖNERGEYİ İŞLEME ALMADIĞI GEREKÇESİYLE TUTUMU HAKKINDA
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başkanın uygulaması yerinde, burada art niyetli olan Hükûmet. Çünkü Başkanlık Divanı, nihayet, verilen önergeleri işleme koyar.

Şimdi, bakın, AKP'liler, siz bugüne kadar hukuk dinlemediniz, hak dinlemediniz, müktesep hakları yok ettiniz, her şeyi ayaklar altına aldınız.

Şimdi, arkadaşlar, eğer Türkiye hukuk devleti ise, hukuk devletinde hukuk kuralları geçerlidir. Şimdi, böyle son anda korsan önergelerle birtakım insanların kazanılmış haklarını almak vicdanın kabul ettiği bir şey değildir.

Şimdi, Hükûmetiniz? Bakın, millî eğitimde kendi cemaat adamlarını müdür ve ilgili birimlere getirmek için, kanun hükmünde kararnameyle hepsini feshediyorsunuz ve arkasından, hiç hak etmediği hâlde, ne kıdemi ne yaşı ne emeğiyle oraya, o makamlara gelmeyi hak etmeyen insanları oraya atıyorsunuz. Bunu niye yapıyorsunuz? Normal olarak kanun hükmünde kararnameyle yapmasanız ve bu kanunla, bu son andaki kanunla böyle bir uygulama yapmasanız bu insanlar, hakları gasbedilen insanlar nereye gidecek? Yargıya gidecek, yargıda hakkını alacaklar. Ama yargı neye göre karar veriyor? Siz kanunla değiştirdiğinize göre, yargı kararı kanuna göre verir. Düzenlenen bir işlem yürürlükteki kanuna eğer uygunsa onun, artık yargının eli kolu bağlıdır.  Dolayısıyla, ne idari yargı ne Danıştay bu konuda kanuna rağmen iptal kararını veremez. Ancak bunu ne yapabilir? Anayasa Mahkemesine gönderebilir. O da ondan sonra, kaç sene sonra Anayasa Mahkemesi? Zaten Anayasa Mahkemesi diye bir mahkeme de kalmadı. Bakın?

BEDRETTİN YILDIRIM (Bursa) - Niye? Ne oldu?

RECEP ÖZEL (Isparta) - Nereye gitti?

KAMER GENÇ (Devamla) - Kalmadı tabii yani, tam kendinize göre şey ettiniz.

Bakın, Abdullah Gül'ün süresini, seçtiniz?

BEDRETTİN YILDIRIM (Bursa) - Sayın Cumhurbaşkanı.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Sayın Cumhurbaşkanı.

KAMER GENÇ (Devamla) - Ya, ben kime ne diyeceğimi sizden daha iyi bilirim, boş ver.

Şimdi, Cumhurbaşkanı seçtiniz. E, peki, mevcut, yürürlükteki Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanının süresi beş yıl değil mi? Süresi bitti. E, niye kanunla getirdiniz o zaman, uzattınız? Yani görüyorsunuz ki hukuk yok, hak yok.

Sayın Aslanoğlu burada izah etti. Bu arkadaşlarımız yönetim kurulu başkan ve üyeleri? Peki, bundan önce bunun emsali yok. Bir kanunda yani mesela Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda Anayasa'yla değişiklik yaptınız. Ne dediniz? Mevcut süresini? Yani orada şöyle bir şey ettiniz: Süresini doldurmayan kişiler? Yani zaten usul de böyledir, o normal seçilmiş sürelerini dolduruncaya kadar görevde kalırlar. Nitekim, yürürlükteki maddede de öyle. Hâlen barkan ve başkan vekilleri bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren mevcut sürelerini tamamlayıncaya kadar başkan ve üyelik sürelerine devam ederler. Şimdi, şu son anda getirdiğiniz kanunla ne diyorsunuz? Efendim, bunların başkanlık ve yönetim kurulu üyelikleri sona erer, o yerine gelecek başkanın emrinde müşavir olarak kalır.

Yahu, arkadaşlar, vallahi, en ilkel ülkelerde bile, Uganda'da bile böyle bir yasal düzenleme yapılmaz. Yani, vicdanında hukuk sevgisi olan, hukuka inanan, hukuk nedir bilen hiçbir insan, kazanılmış haklar nedir bilen hiçbir insan bu yola gitmez. Ama siz diyorsunuz ki: "Bizim parmaklarımız her şeye kadirdir." Her şeye kadir parmak olamaz. O her şeye kadir parmak bir gün kırılır ve o parmağı kaldıranlar bunun hesabını vermez, bunu bilesiniz.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - O parmağı ancak millet kırar.

KAMER GENÇ (Devamla) - Yahu, millet sana "Usulsüzlük yap." demedi, millet sana "Hak tanıma." Demedi, "Ben seni oraya gönderiyorum, her türlü yolsuzlukları, haksızlıkları örtbas etmek için seni oraya gönderirim." demedi. Sen buraya gelip de ilk milletvekili olarak göreve başladığın zaman hukuk devleti ilkelerine bağlı kalacağına dair namusun ve şerefin üzerine yemin ettin.

CEMAL ÖZTAYLAN (Balıkesir) - Sen yemin etmedin mi?

KAMER GENÇ (Devamla) - E, hani namus ve şeref? Hani namus ve şeref arkadaşlar?

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Namus bahsinden konuşurken saygılı ol!

KAMER GENÇ (Devamla) - Hukuku ayak altına alan insanların hukuka bağlılığı, hukuka saygınlığı diye bir şey var mı? İşte, siz her şeyi yok ediyorsunuz. Böyle bir Meclis çalışması olmaz, böyle bir adalet olmaz, böyle bir Mecliste, ülkede barış getirilmez.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.