Konu:UZUN SÜRELİ ÇALIŞMANIN İNSAN PSİKOLOJİSİ VE FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE VE YAŞANAN GELİŞMELERİN ADALET VE KALKINMA PARTİSİNİN SORUMLULUĞUNDA OLDUĞUNA İLİŞKİN
Yasama Yılı:2
Birleşim:129
Tarih:01/07/2012


UZUN SÜRELİ ÇALIŞMANIN İNSAN PSİKOLOJİSİ VE FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE VE YAŞANAN GELİŞMELERİN ADALET VE KALKINMA PARTİSİNİN SORUMLULUĞUNDA OLDUĞUNA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYLA AKAT (Batman) - Evet, saat bire çeyrek var değerli arkadaşlar ve son dönemde herhâlde Meclisimizin çalışma takvimi gece yarısını aşıyor. Uzun zaman çalışmayıp son dönemde bir anda bütün yasaları getirme telaşı, kaygısı bu noktaya getiriyor Meclisi ve uzun süreli çalışma, tabii ki insan psikolojisi, fizyolojisi üzerinde de etki yapıyor.

Değerli milletvekilleri, mevcut görüşmüş olduğumuz yasa tasarısının getirilme zamanı ne kadar yanlışsa, son üzerinde tartışmış olduğumuz önergenin de getirilme şekli ve zamanı o kadar yanlış olmuştur. Biz bir yargı paketinden bahsediyoruz. Hemen hemen her siyasi partinin, kendi seçmenine vermiş olduğu vaatten kaynaklı, Türkiye'nin demokratikleşmesiyle ilgili yasalar eksenli bu yasa tasarısının kanunlaşması sürecinde olumlu katkılar sunma arzusu vardır. Ama öyle bir zamanda getirilmiştir ki, yasama döneminin son haftası, son günü ve biz bu yasa tasarısını oldukça gergin bir ortamda tartışmak durumunda kaldık. Her siyasi partinin sunmak istediği katkılar vardır. Dün burada sadece kelime değişikliklerinden ibaret CHP'nin önergeleri kabul edildi, bunun dışında muhalefetin herhangi bir önergesinin kabul edilme durumu da yok. Tabii, görüşmeler oldu, onlar sizin tarafınızdan, iktidar partisi tarafından getirilen önergelere yansır mı, bilemiyoruz ama sonuçta önemli bir yasayı tartıştığımız için Meclis bugün bu saatte bu çoğunlukla toplanıyor.

Diğer bir boyutu: Mevcut tasarı hakkında herkesin farklı düşüncesi var. Barış ve Demokrasi Partisi ilgili maddelerle ilgili bu kürsüye her çıktığında özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kalkması gerektiğinin altını çizdi. Ama bu mahkemeler kalkarken yerine ihdas edilenin "Gelen gideni aratır." esprisi içerisinde olmaması gerektiğini de belirtti. Biz, mevcut teklifle ilgili bugün bilgi sahibi olduk. Her siyasi parti gibi biz de inceledik, araştırdık, belli yerlere gönderdik, belli sonuçlar almaya çalıştık ama kafamızda çok da soru işareti var. Sayın Grup Başkan Vekilimizin son anda söz hakkı istemesinin nedeni de budur. Kendini ifade edememiştir grup başkan vekilleri usul hakkında verilen süre dâhilinde. Üç dakikalık süre içerisinde, neden bu yasaya karşı çıkıldığı ve neden yönetime ilişkin eleştiriler noktasında o üç dakikanın yetersiz olduğu aktarılamamıştır ve gerginlik yaşanmıştır. Kişinin, buradaki herhangi bir milletvekilinin bir diğerini duymadığı bir ortamda biz önergeyi dinlemek durumunda kaldık. Onu bırakın, Sayın Başkan "Önergeleriniz hakkında konuşur musunuz?" sorusunu sordu. Grup Başkan Vekilimiz, evet, bir yanlış yapmış olabilir ama değerli arkadaşlar, daha büyük bir yanlış yapıldı ki bütün grup, AKP Grubu bizim Grup Başkan Vekiline saldırdı. Bundan daha büyük bir yanlış olamaz.

Ki, şu var arkadaşlar, şunu da belirtelim: AKP Grubunun 326 milletvekili olduğu bir gerçektir. Bizim de, Barış ve Demokrasi Partisinin de yüzde 10'luk seçim barajına rağmen, kılı kırk yararak 36 milletvekiliyle Parlamentoya geldiği de bir gerçektir. 1 tanesi gasbedilmiştir AKP Grubu tarafından; 35 milletvekiliyle buradayız, 1 milletvekilimiz de cezaevinde. 5 milletvekilimiz de cezaevinde ama 1'i düşürüldüğü için bu şekilde ifade ediyorum. Ki, biz "Bu Parlamentoda milletin iradesi tecelli edecek." diyoruz. Son bir yıldır en sık tartıştığımız konu tutuklu milletvekilleri konusu. Bu konuyla ilgili düzenleme ve değerlendirmeler için ortak tartışma zemini bile yakalayamamışken bu yasa tasarısında bu kadar gergin bir ortam yaşandı ve sonuç olarak, bu gerginlikten sonra yapılan yorumlara baktığımızda, bizim grubumuza bakarak "Özel yetkilileri kaldırmayalım, bunlar bunu istiyorlar." dendi. Özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kimin için kurulduğunu ya da şu an hangi işlevi gördüğünü Sayın Vekilimiz ifade ettiler. Bugün itibarıyla istiklal mahkemelerinden daha kötü bir durumda olduğu bir gerçektir çünkü bugün, sadece hedefinde muhalefet eden Kürtler yoktur, bunun dışındaki tüm muhalefet odakları bu mahkemelerin hedefi durumundadırlar. Bu yönüyle bir gerçeklik payı vardır ama şunun da unutulmaması gerekir: Türkiye eğer bir yargı paketini tartışıyorsa bu yargı paketinin içerisinde de Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu'yla ilgili, ki bunların içerisinde düşünce ve ifade suçları da var, bu kapsamda değerlendirilen, düzenlenen maddeler de var; bununla ilgili tartışmalarımızı bu kadar gergin bir ortamda yürütmemiz de mümkün değildir.

Bizler BDP Grubu olarak, bugün yaşanan, son bir saat içerisinde yaşanan gelişmelerden tabii ki hoşnut değiliz ama bunun sorumluluğunun da tabii ki iktidar partisi olarak AKP Grubunda olduğunu düşünüyoruz. Sizin Parlamentoyu yönetme şekliniz aslında ülkeyi yönetme şeklinizle eş değerdir. Muhalefet güçlerini susturarak, bastırarak, İç Tüzük'e dayanarak antidemokratik bir uygulamayla istediğiniz düzenlemeyi getirme politikanız esasında ülkeyi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYLA AKAT (Devamla) - ?yönetme politikanızla da eş değerdir.

Ama şunu söyleyerek bitirmek istiyorum: Muhalefetin olmadığı rejimlerin adı demokrasi değildir, muhalefetin olmadığı rejimlerin adı diktatörlüktür ve bu ülkede bir diktatörlük yaşanmaması için biz en radikal muhalefetin içerisinde olacağız, en radikal demokrasi mücadelesini vereceğiz.

Saygılar sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.