Konu:Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:128
Tarih:30/06/2012


YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BASIN YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİ HAKKINDA KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli üyeler; 278 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 43'üncü maddesinin tasarı metninden çıkarılması için önerge verdik.

Bu 43'üncü maddeyle Danıştay Kanunu'nda Danıştay üyelerinin nitelikleri ve Danıştaya alınacak üyelerde aranacak şartlarda ve kıdemle ilgili önemli değişiklikler yapılıyor. Eskiden işte, düzenleyici ve denetleyici kurum başkanlıkları buraya alınamıyordu; şimdi, bununla getiriliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri alınıyor buraya ve diğer bir fıkrada ise, işte, 1'inci hukuk müşavirliği ve hukuk hizmetleri başkanlığı ve hukuk işleri müdürlüğü gibi makamlarda bulunan kişiler buraya alınıyor.

Şimdi, değerli milletvekilleri, Danıştay çok yüce bir kurumdur. Yani bugün bizim idare hukuku sistemimiz, Fransız idare hukukundan alınan bir hukuk sistemidir ve Fransız Danıştayından ki, esinlenerek getirilmiştir ve çok büyük bir kurumdur.

Aslında, Danıştaya atanan kişilerin o görevi yapabilecek hukuki düşüncelerle, bilgilerle temayüz etmesi, devleti tanıması, hukuk alanında sağlıklı içtihatlar vermesi o devletin sağlıklı işlemesine sonuç verir.

Bakın, Fransız Danıştayında verilen kararlar yüz elli senelik. Aynı içtihat devamlı orada uygulanıyor ama bizde, bırakın bunu, beş senelik bir içtihat bulamazsınız. Niye? Çünkü hep kanunlar değişiyor, hep oraya niteliksiz insanlar atanıyor.

Şimdi, bu düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlıkları? Şimdi, Zahit Akman'ı herhâlde getirecek Tayyip Bey, Danıştay Başkanlığına atayacak; onun için değişiklik yapılıyor. Biliyorsunuz bunun şeyi? Geçen gün Cemil Çiçek'in oğlu EPDK, yani Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna atandı; onu atamak için ya da Danıştay üyeliğine atamak için bunları, bu düzenlemeyi yapıyorsunuz. Yani bu, çok utanç verici bir şey.

Arkadaşlar, Danıştay, yüce bir makamdır. Oraya gelmek için belli bir bilgi sahibi olmak lazım ama Sadullah gibi bir tane Adalet Bakanı gelip Bakanlık makamının başına oturursa, oraya artık, Danıştaya da çobanları getirip, yerleştirmek lazım. Hukuka gerek yok yani. Ne gerek var hukuk bilgisine? Çünkü artık, bu devlet hukukla yönetilmiyor. Bu devlet, artık hukuk denilen bir kavramı yok etmiş. Devri iktidarınızda hâkimler kanalıyla siz karşı ihtilal yaptınız. Artık, hâkimleri kullanmak, bazı özel görevli hâkimler ve savcıları kullanmak suretiyle hak ve özgürlükleri yok ettiniz. Masum insanları beş senedir içeride tutuyorsunuz. Kendi iktidarınıza karşı olan herkesi, kendinize karşı olan, özellikle Tayyip Bey'e karşı olan herkesi içeriye atıyorsunuz ama buna rağmen, Deniz Feneri davasında? Niye Deniz Feneri savcılarını görevden aldınız? Çünkü onlar bir yere geldiler. Ben de şimdi soruyorum: O, Almanya'da bavulla para taşıyanlar içinde Tayyip Bey veya çevresindeki insanlar var mı, yok mu? Bunu öğrenmek istiyoruz arkadaşlar, bu bizim doğal hakkımız. "Vardır." demiyorum, var mı, yok mu öğrenmek istiyoruz. Niye bu savcıları görevden aldınız?

Bakın, geçen gün yine gazetenin birisi yazdı, 100 trilyonluk bir hayalî ihracat dosyasını inceleyen savcıyı görevden almış bu yüce Bakan! Bu yüce Bakan var ya -efendime söyleyeyim- kendisine dokunan bir şey geldi mi hemen görevden alıyor. Ya, böyle bir, devlet yönetilir mi? Böyle bir devlet yürür mü? Böyle adalet olur mu? Bunu kimin sayesinde yapıyor? Sizin bu parmaklar sayesinde. Sizin bu parmaklarınız, sonra, bir süre sonra, bu parmaklar sebebiyle gasbettiğiniz, devlet imkânlarından dolayı işlediğiniz günahlar sizlerden de sorulur, çocuklarınızdan da sorulur,  torunlarınızdan da sorulur. Böyle bir devlet yönetimi olur mu yahu? Yani, getiriyorsunuz, parmaklarla soygunları örtüyorsunuz, haksızlıkları örtüyorsunuz.

Geçen gün burada bir önerge verdiniz, efendim, ihalelerde şeffaflık? İhale şartnamesini yalnız, ihaleye çağrılan kişiler alsın, ötekiler almasın. Ben orada kalktım, dedim ki: "Yahu, beyler, namuslu olan, arı olan, edebi olan bu önergeyi kabul etmez." Yani bu doğru mu, yanlış mı? Bu doğru. Çünkü, bu devlet hırsızlara teslim edilmiştir sizin zamanınızda, maalesef her şey talan ediliyor, hukuk yok ediliyor. Ondan sonra da getirip bu saatlere kadar kanun çıkarıyorsunuz. Yahu, zaten bir tane şey, bir gün bir madde getirip: Türkiye'de hukuk yok edilmiştir, Anayasa yok edilmiştir? Hâkimler sizinle beraber; daha ne istiyorsunuz? "Anayasa Mahkemesi" diye bir kurum yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - Dolayısıyla artık bu saatlere kadar insanları çalıştırmayın, hiç olmazsa çalışan bu memurlara acıyın.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Genç.