Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
Yasama Yılı:2
Birleşim:131
Tarih:03/07/2012


BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bir torba kanun tasarısının görüşmelerinin sonuna geldik, tüm maddeler kabul edildi.

Tasarıyla ilgili olarak söyleyeceğim şunlardır: Tasarının çok olumlu düzenlemeleri var. Özellikle, şehit ve gazi yakınlarıyla ilgili olarak verilen ve kabul edilen yirmi üç önerge olumlu önergelerdir. Bu önergelerin belki bir iki tanesinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak farklı görüşümüz var ve diğerlerinin hepsinde Cumhuriyet Halk Partisi olarak imzamız var, hepsine destek verdik. Son derece geç kalmış düzenlemelerdir bunlar. Şehitlerin, gazilerin yakınlarıyla, eş ve çocuklarıyla, kardeşleriyle, anne ve babalarıyla ilgili olarak, devletin onlara birtakım olanaklar sağlamasıyla ilgili olarak veya terör mağdurlarıyla ilgili olarak, onların yaralarının sarılmasına ilişkin olarak, Cumhuriyet Halk Partisinden çok sayıda milletvekili arkadaşımızın kanun teklifi vardır. Sayın Umut Oran, Hülya Güven, Erdoğan Toprak, Ahmet Toptaş ve ben Akif Hamzaçebi olarak bu teklifleri Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verdik ve bu çalışmalar sırasında bir uzlaşma çerçevesinde bu teklifleri değerlendirmenin gayreti içerisinde olduk. Bu düzenlemelerin hayırlı olmasını diliyorum. Bunlara son derece olumlu bakıyoruz, destek veriyoruz.

Yine, öğretmenlerle ilgili düzenlemede, 30 bin öğretmen kadrosunun ihdas edilmesine yönelik bir düzenleme yapıldı. Hatırlayacaksınız, kısa bir süre önce, burada, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun, 100 bin öğretmen kadrosu ihdas edilmesi ve bu kadrolara 2012 yılı sonuna kadar atama yapılmasına ilişkin kanun teklifi görüşüldü. Teklif sahibi olarak ben bu kürsüden teklifimizin gerekçelerini anlattım, Millî Eğitimin öğretmen ihtiyacını anlattım ancak bu teklifimiz, Sayın Millî Eğitim Bakanının olumsuz görüş bildirmesi üzerine kabul edilmedi. Sayın Millî Eğitim Bakanı bu kürsüye çıkarak "Biz bu kadroyu veremeyiz öğretmenlere." dedi. "Böyle, bu kadroyu verirsek önümüzdeki yıllarda hiçbir öğretmen alamayız yani ihtiyaç zamana yayılmalı, zaman içerisinde alınmalı -yani her yıl 5-10 bin öğretmen cümlesini etmedi belki ama- böyle uzun vadeye yayalım, aksi takdirde bir anda öğretmenler psikolojik olarak çöküntüye girer." anlamında bir değerlendirme yaptı. Neyse, bu görüşmemiz etkili olmuş ki Sayın Millî Eğitim Bakanı en azından bir  "30 bin kadroyu ihdas edelim." noktasına gelmiş, bu da bir adımdır ama bu adım yetmez. Gelin, gecikmeden, Meclis açılır açılmaz, Millî Eğitim Bakanlığının ne kadar kadro ihtiyacı var ise bunu karşılayalım. Bizim teklifimiz 100 bindi, 30 bini karşılandı, 70 bin kaldı. Aslında 100 binle bile Millî Eğitimin öğretmen ihtiyacı karşılanmıyor. Bunu Meclis açılır açılmaz, Ekimde karşılayalım.

Teklifin, yasalaşan bu teklifin olumsuz düzenlemeleri de var, başta Sayıştay düzenlemesi. Sayıştay düzenlemesi, Sayıştayı anayasal görevinden uzaklaştıran bir düzenlemedir. Sayıştay, kamu kurumlarının, kamunun gelir-gider ve mallarını hem yasalara uygunluk yönünden denetlemekle görevlidir hem de bu kurumların harcama sonuçlarına ilişkin mali tabloların doğruluğunu araştırmakla, doğru olup olmadığını Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlamakla görevli bir kurumdur. Yapılan değişiklik ile kamunun gelir-gider ve mallarına ilişkin olarak düzenlenen mali tabloların doğruluğunu araştırma görevi elinden alınmıştır. Buna "Hayır." diyecektir belki iktidar partisi sözcüleri ama yapılan tanım, düzenlilik denetimine ilişkin olarak burada yapılan tanım benim dediğimi söylemektedir, Sayıştayın bu görevi alınmıştır. Bu, Parlamento adına, millet adına kamunun harcamalarını denetleyen Sayıştayın anayasal görevinin elinden alınmasıdır, milletin bütçe hakkının elinden alınmasıdır. Bu çok önemli bir düzenlemedir, Anayasa'ya çok açık bir şekilde aykırıdır.

Ayrıca, yürütme organının yapacağı düzenlemelere Sayıştayın uyum sağlaması, onu uyulması gereken mevzuat olarak sayması gibi bir düzenleme de bu tasarıda yer almaktadır. Bu da son derece olumsuz bir düzenlemedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen sözlerinizi tamamlayınız.

Buyurunuz.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan, toparlıyorum.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin şirket kurması ve birtakım görevlerini bu şirket aracılığıyla yerine getirmesi yönündeki kanun maddesi Anayasa'nın 128'inci maddesine açıkça aykırıdır. Anayasa'nın 128'inci maddesi, devletin asli ve sürekli görevlerinin, devlet memurları veya sözleşmeli personel veya diğer kamu personeli eliyle yürütüleceğini söyler, çok açık bir hükümdür. Bu hizmetleri bir şirket kanalıyla yaptırmanız mümkün değildir.

Üniversite öğrencilerinin, üniversiteye girecek öğrencilerin sınavlarına ilişkin hizmetin doğrudan doğruya devlet tarafından verilmesi gerekir.

Yine TÜBİTAK'ın şirket kurması yönündeki düzenleme, Anayasa'nın "Herkesin bilime serbestçe ulaşma hakkı vardır," yönündeki düzenlemesine aykırıdır.

Tasarının bu düzenlemelerini de olumsuz buluyoruz, bunu da buradan ifade ediyorum.

Teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Hamzaçebi.