Konu:Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:126
Tarih:28/06/2012


MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu maddede söz almak mecburiyetinde kaldım, gerçekte maddeyle ilgili çok fazla söyleyeceğim bir şey yok.

Bu madde, öteden beri Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda yer alan bir hükmün yürürlüğünün sona erecek olması nedeniyle o yürürlüğün uzatılmasına yönelik olan bir maddedir. Maddeye yönelik olarak herhangi bir itirazımız yoktur. Torba yasa görüşmelerinin temel yasa olarak yapılıyor olması nedeniyle, 39'uncu maddede de konuşma imkânımın olmaması nedeniyle 39'uncu maddeye yönelik görüşlerimi burada ifade etmek istiyorum.

39'uncu madde, Sayıştay Kanunu'nda çok önemli bir değişiklik yapmaktadır. Sayıştay Kanunu, 2010 yılı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilerek yürürlüğe giren bir kanundur. Sayıştay Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'na paralel olarak Sayıştayın yapacağı denetimi tanımlamıştır. Sayıştayın yapacağı denetimin tanımları her iki kanunda da ayrıntılı olarak yer almıştır, bunlardan birisi de düzenlilik denetimidir. Düzenlilik denetiminin iki alt başlığı vardır. Birincisi mali denetimdir, diğeri uygunluk denetimidir. Mali denetim, kurumların mali işlemlere ilişkin faaliyet sonuçlarının değerlendirilerek, bunun sonucunda mali tabloların doğru olup olmadığına ilişkin olarak Sayıştayın yapmış olduğu denetimdir. Uygunluk denetimi ise kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarının kanunlara uygun olup olmadığının denetlenmesidir. Bu iki denetimin toplamına "düzenlilik denetimi" diyoruz.

Şimdi getirilen maddeyle, düzenlilik denetimi, dolayısıyla Sayıştayın Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yapacağı denetim katledilmektedir, ortadan kaldırılmaktadır; bunun anlamı budur.

Düzenlilik denetimine ilişkin olarak yapılan tanım "Sayıştayın Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yaptığı denetimi artık yürütme organı adına yapıyor." şeklinde bir düzenlemeyi içermektedir. Sayıştay, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yani yasama adına bir denetim yapıyor ise yürütme organının çıkaracağı tüzük, yönetmelik, Bakanlar Kurulu kararı, sirküler gibi düzenlemeler Sayıştayı bağlamaz; Sayıştay kanunlara uygunluk denetimi yapacaktır çünkü. Eğer yürütmenin, bir bakanlığın yayınladığı bir genel tebliğe, bir sirkülere diğer kamu kurumlarının veya o bakanlığın uyup uymadığını Sayıştay denetleyecek ise, o genelgeyi, o sirküleri Sayıştay kendisi açısından uyulması gereken bir mevzuat olarak alır ise Sayıştay Meclis adına denetim yapmıyor demektir. Sayıştay, yürütme organının hiçbir işlemiyle bağlı değildir; bütün yürütme işlemlerinin yasalara uygunluğunu denetlemekle görevlidir. Madde bunu tamamen ortadan kaldırmaktadır, tamamen ortadan kaldırıyor.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun denetime ilişkin maddeleri bizim de destek verdiğimiz maddelerdir, modern maddelerdir bunlar. Bütün dünyada örneğini gördüğümüz, bütün gelişmiş ülkelerde, Sayıştayın olduğu bütün ülkelerde var olan maddelerdir ve uzun yıllardan sonra Türkiye, bu denetim sistemine uyum sağlama yönünde ciddi bir adım atmıştır, eksiklikleri olmasına rağmen bu ciddi bir adımdır.

Şimdi, bir bakanlık bir genelge yayınlayacak, eğer o genelgeye uygun harcama yapılmış ise Sayıştay bunu denetlemeyecek, Sayıştay "Bu genelge kanuna aykırıdır." yorumunu yapamayacak. Böyle bir şey olmaz değerli arkadaşlar, 39'uncu madde yanlıştır. Bu görüşmelerin bu kadar uzamasının nedeni de 39'uncu maddedir. Eğer iktidar partisi, Hükûmet "39'uncu maddeyi çekiyoruz." derse bu görüşmeler rahatlayacaktır. Bütün problem 39'uncu maddededir.

Ben buradan, bu görüşmelerin sağlıklı yürümesi için, bundan sonraki, yarınki, öbür günkü görüşmelerin de rayına girebilmesi için 39'uncu maddenin metinden çıkarılmasını teklif ediyorum.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Hamzaçebi.