Konu:BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
Yasama Yılı:2
Birleşim:131
Tarih:03/07/2012


BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TURGAY DEVELİ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Esasen, konuyla ilgili sıra sayıdaki bu madde zorunlu bir madde, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği bir hükmün yeniden düzenlenmesi. Yaklaşık on sekiz yıldan bu yana televizyonlar, medya sağlayıcı kuruluşlar bu maddeyle yönetiliyorlardı. Her nedense daha bir yıl önce yenilenen bu kanun maddesi, bir yayıncı kuruluşun idare mahkemesine başvurması üzerine, idare mahkemesinin de Anayasa Mahkemesine başvurması üzerine iptal edilen bir maddeyle ilgili düzenleme bu. İptal edilen madde, üst kurul paylarını iki ay içerisinde yatırmayan televizyon kuruluşlarının, radyo kuruluşlarının lisanslarını iptal ediyordu. Şimdi, ilk defa, on sekiz yıldan sonra, üst kurul paylarını yani reklam paylarını yatırmayan kuruluşlarının lisanslarını iptal etme maddesi kaldırıldı, yerine para cezaları getirildi.

Akla iki tane soru geliyor: On sekiz yıldan bu yana ilk defa idare mahkemesi Anayasa Mahkemesine başvuruyor, Anayasa Mahkemesi de bunu kaldırıyor. Bunu takip edeceğim "Acaba üst kurul paylarını ödeyemeyen, ödeyemediği için biriken televizyonlar, radyolar mı var?" diye ama teknik olarak bunun düzenlenmesi gerekiyordu.

Bununla beraber 3'üncü Yargı Paketi'nde geçen yine basınla ilgili ilginç bir maddeyi huzurlarınızda dile getirmek istiyorum: Ceza Yasası'nın 132'nci maddesinin dördüncü fıkrası aynen şöyleydi: "Kişiler arasındaki haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, ceza yarı oranında artırılır." Yeni çıkarılan, değiştirilen maddede bu, 6 maddeye bölünmüş ama 6'ncı maddede sadece "Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılması suç oluşturmaz." diyor.

Şimdi, muğlak bir cevap; hâkimin takdirine bırakmış. 2006'lı, 2007'li, 2008'li yıllardan itibaren -hatırlarsınız- Türkiye'de toplum mühendisliği yapılmaya başlanmıştı. Birileri, nerede kaydettikleri bilinmeyen, nasıl ele geçirdikleri bilinmeyen kasetleri, ses konuşmalarını gazetelere, televizyonlara, İnternet sitelerine veriyor, onlar da yayınlıyorlardı. O zaman yargıçlar, toplumun ileri gelenleri, bu işin mağdurları, siyasetçiler "Allah Allah, yasalara göre bunların yayınlanmaması lazım, bunlar suç, nasıl yayınlıyorlar?" diyorlardı. O günden bugüne toplum mühendisliği yaparak mevcut şu günkü gündemde Ergenekon gibi, işte buna benzer davaların, KCK gibi davaların altyapısını oluşturan, gazete ve televizyonlarda, İnternet sitelerinde yayınlanan görüntüleri, haberleri yayınlayan gazetecileri ve gazeteleri kurtarma maddesi bu. Biriken dosyalar artık sonuç aşamasına gelmişti. Toplum mühendisliği yapan gazeteciler artık cezaevine gireceklerdi, bu suçu işledikleri için. Bu maddeyle, bu düzenlemeyle o arkadaşlarımız cezaevine girmekten kurtuldular. Yani bu, Hükûmetin işine gelen? Yaklaşık altı yıldan bu yana toplum mühendisliği yapmak için kullanılan bu araçlara alet olanlar ya da bu görevi yerine getirenler, bu yasa maddesiyle cezaevine girmekten kurtuldular.

Söz konusu televizyonlar olunca bir ilginç gelişme daha var arkadaşlar. Türksat, biliyorsunuz, uydular aracılığıyla, televizyonların uydu frenkanslarını kullandırıyor, kapasitelerini kullandırıyor. Geçen gün KİT Komisyonunda Türksat'a bir soru sordum "Hangi televizyon kanallarından paranızı tahsil edemiyorsunuz?" diye. Bilin bakalım hangileriymiş? Düşündüğünüz gibi, malum televizyonlar, arkadaşlar: Kanal Beyaz televizyonunun 325 bin lira, Kanal 24 televizyonunun 1 milyon 266 bin lira, Kanaltürk'ün 233 bin lira. O kadar büyük rakamlar ki bir televizyon için bunlar. Türksat, bunların sözleşmesini de iptal etmiyor ya da edemiyor. Yani bir taraftan bu televizyonlara devletin olanakları peşkeş çekiliyor, bir taraftan da gazeteciler cezaevine girmekten kurtarılıyor.

Hepinize teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Develi.