Konu:Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:126
Tarih:28/06/2012


MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu teklif Plan ve Bütçe Komisyonuna 44 madde olarak geldi, oradan 59 maddeye ulaşarak Genel Kurula ulaştı ve burada her gün, her oturumda birden fazla maddenin ilavesiyle 59 maddelik bu teklifin çok daha fazla bir maddeyle yasalaşacağı anlaşılıyor. Yani, torba yasa da olsa, torba yasanın da bir onuru olmalı; bu onur kalmadı. Yani, öteden beri torba yasa bu Parlamentoda çıkarılır, o da bir ihtiyaçtır ama komisyondan geçtikten sonra artık Genel Kurulda torba yasaya bir ilave olmaz. Yağmur gibi önerge geliyor, yağmur gibi madde geliyor. Bunların hiçbirisi tartışılmamıştır, görüşülmemiştir. Zaman zaman, bazı önergelerle ilgili, teknik arkadaşlardan bilgi aldık ama bu önerge örneğin, görüştüğümüz bu önerge bize açıklanmamıştır. Acaba Sayın Bakan, bu önergeyi veren Sayın Bakan bu önerge hakkında Genel Kurulu bilgilendirme ihtiyacı duyar mı? Muhtemelen Sayın Bakan da önerge kapsamı hakkında bilgi sahibi değil çünkü bunu teknisyenler hazırlamıştır. Elbette, isteyenler siyasilerdir, Sayın Bakan Hükûmet adına burada oturduğu için o da imzalamak zorunda kalmıştır.

Şimdi, bu maddenin ne getirdiği Genel Kurul tarafından bilinmiyor      -uzun bir madde okundu burada- getirilen şudur: Sistem altüst ediliyor. 1999 yılı ile 2005 yılları arasında disiplin suçları nedeniyle memuriyetten ihraç edilen personelin, bu memuriyetten ihraca ilişkin cezaları, 2006 yılında çıkarılmış olan 5525 sayılı Kanun'la affedildi. Bu af sonucuna göre, memuriyetten ihraç cezası kaldırılan kişilere de, daha sonra çıkarılan bir kanunla, açıkta geçirdikleri süreler için Sosyal Güvenlik Kurumuna borçlanma olanağı getirildi. Bunlar olabilir. Mademki disiplin cezaları Meclis tarafından affedilmiştir, bu yönde bir yasa çıkmıştır, açıkta geçen süreler için de kendilerine bir borçlanma olanağı getirilmiştir. Buraya kadar söyleyeceğim bir şey yok. Bunlar, 2006 yılına kadar olan işlemler.

Şimdi, borçlanmamış olan yani kendilerine tanınan bu imkâna rağmen bu imkânı kullanmayan kişilere bu önerge diyor ki, Sayın Bakan diyor ki: "Ya, bir kısmı borçlandı bunların, onlar sonuçta emekli olacak konuma geldiler, bir fedakârlık yaptılar ama bazıları hiç borçlanmadı; e, madem bunlar borçlanmadı, bunların prim borçlarını da devlet ödesin."

Değerli arkadaşlar, böyle bir şey olabilir mi? Adalete uygun mudur bu? O zamanında prim borcunu ödeyen vatandaşlarımızın ne kusuru, ne günahı var? Onun prim borcunu şimdi devlet üstleniyor ise? Prim borcu değil, daha doğrusu, borçlanacak, onun borçlanma nedeniyle doğacak olan prim borcunu da mensubu olduğu kurum defaten ödeyecek. Madem bunu ödüyoruz, o zaman, zamanında fedakârlık edip kendi cebinden prim borcunu ödemiş olanların bu ödemelerini de kendilerine iade edelim. Böyle bir adaletsizlik olabilir mi? Yani bu kişiler kimlerdir? Bunu Hükûmet açıklamalıdır. Kimlere, hangi kolaylık sağlanıyor? Sayıları fazla değildir bunların, sayıları fazla değildir. Bunu Hükûmet açıklamalıdır.

Sayın milletvekilleri, basit bir önerge değildir, bunun kabul edilmemesi gerekir.

Madem böyle kıyıda köşede kalmış birtakım sorunları burada birilerinin hatırı uğruna çözmek için yola çıkmışsınız, gelin, çok ciddi sorunları olan kamu personeli var, bunları çözelim. Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilen, YAŞ kararı dışında ihraç edilen ama daha önce Parlamentonun çıkarmış olduğu kanun kapsamına da girmediği için kendilerine açıkta kaldıkları süreler için tazminat ödenemeyen personelle ilgili bir düzenlemeyi yapalım. Birazdan onunla ilgili önergemiz Divan tarafından okunacak. Komisyon çoğunluğunu şurada sağlayalım, onu da yasalaştıralım. Maliye teşkilatında defterdarlık uzmanlarının sorunları var. Defterdarlık uzmanları, uzman olmasına rağmen, en son kararnameler nedeniyle, uzmanlık nedeniyle hak edilen veya onların gelmesi gereken yere gelememişlerdir, geride kalmışlardır. Bu uzmanlar rencide olmuştur. Yine, gelir idaresinde uzmanlık sınavlarının sona ermiş olması nedeniyle yeniden uzmanlık sınavına giremeyen, bu hakkı elde etmeye aday olduğu hâlde sınav açılamamış olması nedeniyle bu sınava katılamayan binlerce, on binlerce personel vardır. Polis teşkilatımızın özlük hakları sorunu vardır. Uzman çavuşlarımızın sorunları vardır. Başka kurum mensuplarının sorunları vardır. Gelin, bunları da, madem yağmur gibi önergeyle getiriyorsunuz, onları da bu çerçevede çözelim.

Değerli milletvekilleri, bu doğru bir önerge değildir, haksızlık yaratacak bir önergedir. Burada şu denebilir: "Efendim, silahlı kuvvetlerden ihraç edilmiş olanlara biz bu imkânları sağladık." Ama silahlı kuvvetlerden ihraç edilmiş olanlar için onlara sağlanan imkânın nedeni, onların ihraç kararlarına karşı yargı yolunun kapalı olmasıydı. Memuriyetten ihraç nedeniyle ihraç cezasına muhatap olanlara yargı yolu açıktı, onlar yargı yolunu kullanmışlardır veya bu imkân olduğu hâlde kullanmamış da olabilirler ama her şartta, bu önerge haksızlık yaratan bir önergedir. Eğer bunu kabul edecekseniz, bu önergeden yararlanacak kişilerin açıklanmasını istiyoruz.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Hamzaçebi.