Konu:Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:125
Tarih:27/06/2012


MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RECEP GÜRKAN (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 302 sıra sayılı çorba kanun hakkında söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bir usul tutturduk. Nedir o usul? İstisnai memuriyet. Nerede bir sıkışıklığımız var, kadro yaratmak istiyoruz, kendi elemanlarımızı atamak istiyoruz, 1999'dan bu yana bu ülkede başarıyla uygulanmakta olan KPSS sınavlarını falan pas geçip, bir torba kanunun içerisine bir madde ekliyoruz; şuraya birkaç tane istisnai memuriyet kadrosu koyalım.

Nedir bu istisnai memuriyet? Malumunuz 657'deki 48'inci maddedeki şartları taşısın; bundan gayrısı gerek yok. Ne kadar memuriyet yapmış olduğu önemli değil. Biz bu adamı alalım. Ee kim bu adam? Bu adam en yakınlarımızdan birisi, torpillilerden birisi; bunu alalım, bir yere bakanlık müşaviri yapalım. 

657'ye baktım; 2002'den bu yana tam 11 kez ekleme yapılmış. Müsteşarlar, müsteşar yardımcıları? Hadi bunlar anlaşılabilir ama diğer taraftan, taa uzman, uzman yardımcılarına kadar istisnai memuriyetler yaratmışız.

Şimdi, ülkede 4 milyona yakın kamu görevlisi var. Bunların içerisinde müşavir yapacak, danışacak hiç kimseyi bulamıyoruz ve bütün kurumlara müşavir kadrosu. TOKİ Başkanına müşavir kadrosu, ÖSYM Başkanına müşavir kadrosu, herkese 1 müşavir kadrosu. Bu kapsamda 5 tane müşavir kadrosu da şimdi ÖSYM Başkanına tahsis ediyoruz. 1 tane de basın müşaviri. Hadi basın müşaviri gereklidir, ihtiyaç vardır. ÖSYM, senede birkaç yüz tane basın açıklaması yaptığı için bu çok elzemdir. Ee, peki diğer müşavirler ne yapacak? Sayın ÖSYM Başkanı ne danışacak bu müşavirlere, ne konuşacak, neyi değerlendirecek? Ben düşündüm düşündüm aklıma 5 tane müşavir olduğu için beş farklı konu geldi.

Bir: Herhâlde dedim, yandaşlara göre soru hazırlanmasını bir müşavire danışacak.

İki: Ee tabii, bu sorular hazırlandıktan sonra bunların sızdırılması işi var; bu, zahmetli bir iş. Bu soruların sızdırılmasını nasıl yapalım diye bir müşavire danışacak.

Üç: Ee tabii, birilerinin kazanması gerekiyor. Kimler kazanacak, kimler kazandırılacak? Bunu da bir müşavire danışmak lazım.

Dört: Bu kanunla, ÖSYM yurt dışında koordinatörlükler kuruyor. Ne iş yapacaklarsa? Çok fazla sınav yapıyor sanki ÖSYM yurt dışında. Bu yurt dışı koordinatörlüklerine kimleri atayacağız, kimler ayda 3 bin, 4 bin dolar, 4 bin euro maaş alacak, bunları tespit edecek.

5'inci müşavir ne yapacak? Bir de ÖSYM'nin, biliyorsunuz şirket kurma ve bu şirketlere ortaklık etme durumu var. Bu şirketlerde de tabii ki birilerini görevlendireceğiz, oradan hazırun hakkı alacaklar, huzur hakkı alacaklar. Bunları bu müşavir arkadaşlar değerlendirecek.

Diğer taraftan, yine kanunun içinde, AKP'nin eğitim sistemini getirdiği olağanüstü bir nokta var, AKP'nin eğitime nasıl baktığının çok bariz bir örneği var. Ne yapıyoruz bu kanunla? 30 bin tane yeni öğretmen kadrosu, serbest öğretmen kadrosu ihdas ediyoruz; hakikaten güzel, 350 bin çocuğumuz atanmayı bekliyor. Ama, tabii, bir ülkede eğer halkı eğitmek istiyorsanız öğretmen kadrosunu artıracaksınız, öğretmen ihtiyacınız vardır, bunu artıracaksınız. Peki, 30 bin öğretmenin atandığı yerde, kadro olarak açıldığı yerde ne yaparsınız siz, eğitime çok iyi bakıyorsanız sizin gibi? 30 bin tane de polis kadrosu açarsınız. Aslında, her okula, her sınıfa 1 öğretmen atamak yerine 1 tane polis atasanız, Türkiye, tam sizin istediğiniz gibi bir ülke hâline gelecek.

Tabii, Sayın Bakanın bir de öğretmenlere video konferansta verdiği bir mesaj var. Ne diyordu Sayın Bakan? "Bizim gibi düşünmeyenler kendine başka iş bulsun, başka alana gitsin." (CHP sıralarından alkışlar)