Konu:Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:125
Tarih:27/06/2012


MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu torba kanun teklifinin 1'inci maddesinde verdiğim önergenin esası şu: Türkiye'de tedavisi mümkün olmayan bir kişinin yurt dışına gönderilmesi sırasında kendisine refakatçi tayin ediliyor. Refakatçiye ödenecek konaklama ücreti konusunda maddede bir sınırlama yok. Yani refakatçiye günde bin dolar ödeyebilecek miyiz, 5 bin dolar ödeyebilecek miyiz? Ben buraya getirdiğim önergemde diyorum ki: "Günlük 200 euroyu geçmemek koşuluyla konaklama bedeli ödenir." Yani eğer bir sınırlama getirmezsek yarın gidecek, en lüks otellerde fatura almak suretiyle? Yani hem devletimizin bu hasta olan kişiyi yurt dışına göndererek tedavi ettirmesini hem de tedavi sırasında konaklamalar için ödenecek paraya da günlük bir sınırlama getirilmesini maddeye koydum. Bence çok makul bir önerge ama AKP'liler doğruları kabul etmezler ki. Onlar için ne bu memlekete zarar veriyorsa onu kabul ederler.

Şimdi, biraz önce, burada Odatv'yle ilgili olarak söylediğim iddiaya Hükûmet sırasında oturan kişi cevap veriyor. Bakın, Odatv'deki Soner Yalçın ve arkadaşları on sekiz aydır içeride ve bunlarla ilgili, iş yerlerinde bulunan CD'lere ilave yapılmış. Buna ilave yapıldığına dair Orta Doğu Teknik Üniversitesinde, Amerika'daki şirketlerde inceleme yapmışlar, sahte, belgeler sahte. Sonra bir de demişler ki: "TÜBİTAK'a gönderelim." Bir sene bir ayda buraya gitmiş bu belge arkadaşlar. Bakacak, TV'deki belge sahte mi, değil midir; buna bakacak. Bakan diyor ki burada: "Efendim, yok. Buna uzun inceleme istenir." Arkadaşlar, bakın, insanlarda vicdan denilen bir şey var. Yani kişiler tutukluysa, bir günlüğüne ona tahsis edersen bu olur ama sizin amacınız, bu Türkiye'yi tamamen bir mutsuz insanlar? Sizden olmayan insanları tümüyle haklarından, özgürlüklerinden yoksun bırakmak. Geçen gün orada giderken polisler bize diyor ki "Ya bu AKP bize söz verdi, hani ekonomik durumumuzu düzeltecekti. Biz fazla bir şey istemiyoruz. Biz de emekli olduğumuz zaman 1'in 4'ünü alalım. Astsubaylarla uzatmalılara tanıdıkları hakları bize de tanısınlar ama bizi kandırıyorlar, bizim reyimizi alıyorlar, ondan sonra bize bir şey yapmıyorlar." "Daha bunlar sizi çok kandırırlar sizde bu kafa varken." dedim.

Değerli milletvekilleri, bakın, Türkiye Büyük Millet Meclisini tabii, AKP tatile sokmak istiyor çünkü artık ne bu Hükûmetin üyelerinin Meclis sırasına gelmeye yüzü kaldı ne de AKP'lilerin Türkiye Büyük Millet Meclisine gelip de oturmaya yüzü kaldı çünkü Türkiye Cumhuriyeti devletinin itibarını her yerde tahrip ettiler, her yerde milletimizi itibarsızlaştırdılar, devletimizi itibarsızlaştırdılar. Hani Tayyip Erdoğan çıkıyordu, "Suriye'de bıçak kemiğe dayandı." diyordu? E, şimdi, 2 tane pilotumuz kayıp, uçağımız düşürüldü. Esad diyor ki: "Yiğitliğin varsa gel. Bak, sen çok öyle kabadayılık yapıyordun; hadi bakalım yiğit, gel bakalım, ben senin uçağını indirdim, haksız yere de düşürdüm."

Bakın, ben size bir şeftali meselesini anlattım. Yani yuttuğunuz şeftalinin çekirdeğini çıkaramazsınız, bazı organlarınızı tahrip eder ve etmiştir de. Onun için, bu milleti uluslararası alanda bu kadar itibarsızlaştıran davranışlar içinde bulunan Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve bu Hükûmet bir an önce istifa etmelidir çünkü bu devletin bu kadar, uluslararası alanda itibarsızlaştırılmasını ne bir vicdan kabul eder ne ahlakı olan insanlar kabul eder ne din korkusu, Allah korkusu olan insanlar kabul eder; ancak millete karşı alay eden zihniyetler bunu kabul eder.

Ya, Türkiye Cumhuriyeti devleti sizden önce dünyada itibarlı bir devletti. Siz ne ettiniz? Bu devleti itibarsızlaştırdınız. Her yerde, sizin başınızdaki adamlar gidiyorlar Amerikalıların kuryeliğini yapıyor. Ya, bu kuryelikten dolayı size ne para veriyorsa biz size daha fazlasını verelim, bu kuryelikten vazgeçin be yahu! Yazık bu devlete yahu, yazık bu millete yahu! Bu milleti bu kadar itibarsızlaştırmanın, bu insanları bu kadar itibarsızlaştırmanın ne âlemi var? O zaman, insanlarda bir haysiyet ve onur varsa gerektiği zaman istifa etmesini bilmelidir. Haysiyet ve onurdan yoksun insanlar hiçbir zaman istifayı akıllarından geçirmiyor. Türkiye'yi artık bu durumda sizin yönetmeniz mümkün değildir. Size düşen, bir an önce burayı bırakıp gitmektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Genç, teşekkür ederim.