Konu:Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:107
Tarih:16/05/2012


AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, aslında, tabii, ben bu kanunun üzerinde pek müzakerelerde bulunmadım çünkü KİT Komisyonu üyesiyiz. Aslında KİT Komisyonu diye bir komisyon var ama bir günde dört tane kurumu denetliyoruz. Yüzer, iki yüzer sayfalık raporlar geliyor. Aslında denetleme yok, sadece 20 tane AKP'li milletvekili arkadaşımız geliyor, hiçbir rapor okumuyorlar, bir fikir de söylemiyorlar, sadece el kaldırıyorlar, "İbrasına?" diyorlar. İşte böyle bir Mecliste, böyle bir hukuk yapısı içinde, Türkiye'nin menfaatlerini koruyan bir Parlamento olduğumuzu iddia ediyoruz.

Bugün bana Tunceli'nin Ovacık'taki Kozluca köyünün Muhtarı telefon ediyor, diyor ki: "Efendim, bizim köyün yolu yok. Ben gidiyorum ilgililere diyorum ki: Bizim köyün yolunu yapın." Bakın, size de isim veriyorum, Ovacık'ın Kozluca köyünün yolu. Diyorlar ki: "Parayı köylüler aranızda toplayın, yakıt temin edin, makineye yakıt doldurun, ondan sonra da biz sizin köyünüzün yolunu yapalım."

Değerli arkadaşlar, maalesef AKP'nin uyguladığı tek yanlı uygulamalar ve işlemler nedeniyle bizim güvenimiz yok. Biraz önce burada konuşan arkadaşımız "Deprem gelince Kürt, Türk, Alevi, Sünni dinlemiyor." diyor ama acaba onu Tayyip Bey'e söylese daha iyi değil mi?

Tayyip Bey ne yapıyor? Boyuna, Suriye üzerinde giderken diyor ki: "Suriye'de Aleviler iktidarda, Alevilerin güvenlik kuvvetleri Sünnileri öldürüyor." Başbakanlık makamında oturan bir kişiye yakışır mı bu tür davranışlar? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

İHSAN ŞENER (Ordu) - Ne zaman söyledi?

KAMER GENÇ (Devamla) - Yani daima tahrik ediyor. "Ey Aleviler, bakın?" diyor, "Ondan sonra "Orada Sünnileri öldürüyorlar."

Bakın, Tayyip Erdoğan niye Almanya'ya gitmedi biliyor musunuz? Sivas davasında? Aslında yakılan insanlarımızın büyük bir kesimi yani hepsi sol düşünceli insanlardı ama bu biraz daha Alevi inançlı vatandaşlara karşı bir olay olduğu için o Alevi inançlı vatandaşlara, insanlara karşı o yakma işlemine katılanların bir kısmı AKP İktidarı zamanında korundu, yakalanmadı ve bir kısmı hakkında dava zaman aşımından düştü. Zaman aşımından düşünce Tayyip Erdoğan dedi ki: "Memleketimize ve milletimize hayırlı olsun." Bir şey niye "Memlekete ve millete hayırlı olsun." denir? Ondan haz duyulduğu için. Yani ne diyor yandaşlarına? "Ey vatandaşlar, siz yine bu Alevileri yakın, biz iktidardayız, merak etmeyin, sizi yargılamaktan alıkoyarız, dolayısıyla bu konudan çekinmeyin." diyor. İşte orada, Avrupa'daki vatandaşlar da bu sözü kendilerine karşı bir tahrik olarak gördüler ve Türkiye'nin başında bulunan bir insana, Başbakanlık makamında bulunan bir insana yakıştırmadıklarından dolayı büyük bir tepki gösterdiler; Tayyip Erdoğan o tepkiden korktu, Almanya'ya gitmedi. Niye?

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) - Yalan söylüyorsun yalan, yalan! Çok büyük bir yalan!

KAMER GENÇ (Devamla) - Efendim, şimdi de diyor ki: "Ermenilerle Alevi dernekleri bana karşı şey etti." Yani, bunlarla ne kastediyor? Kendi ağzından çıkanı kulağı duymuyor beyler!

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) - Yaşına bak, söylediğin lafa bak!

KAMER GENÇ (Devamla) - Onun için, Tayyip Erdoğan, zamanında? Bakın, şimdi, kürsüye çıktığı zaman birleştirici, bütünleştirici, halkın tümünü kucaklayıcı bir konuşması var mı? Yok. "Sizle biz" diyor, "onlar ve biz" diyor. Ondan sonra 1940'lardan bahsediyor, cumhuriyeti ve Atatürk'ü devamlı dile getiriyor. Yahu, sen daha kimsin? Sen daha dünkü çocuksun. Arkadaş, bu memleketi kuran insanlar, on senede ne fabrikalar yaptılar ne demir yolları yaptılar ne KİT'ler meydana getirdiler. Sen, on senedir sattın, sattın, sattın memleketi soğana çevirdin. Dolayısıyla, insanlar biraz haddini bilmelidir.

Değerli arkadaşlar, aslında, bu kanun şöyle uygulanırsa çok iyi olur: Bakın, ben, Tunceli'nin köylerini gezdiğim zaman hakikaten, uzun zamandan beri -buralarda zaman zaman yer sarsıntısı olmuş- köy evlerinin yüzde 90'ı çatlak, oturulmayacak derecede bir durumda. Hatta, bu konuda bir kanun teklifimi de hazırlıyorum. Aslında, bu kanunun önce köylerde uygulanması lazım, köyde çatlak olan bütün yapılara el konulup bunların yapılması lazım ama nerede? Nerede bu yapılacak? Çünkü sizin uygulamalarınızı görüyoruz; bu uygulamalar, hep, "siyasette bendenseniz" oluyor, yoksa mümkün değil. Tek taraflı uyguluyorsunuz.

Dolayısıyla, burada, demin de söylediğim gibi, büyük bir güç elde ettiniz.

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) - Milletin gücü, milletin gücü.

KAMER GENÇ (Devamla) - Karşınızdaki -siyasi düşüncesi sizin karşınızda olan- insanlara karşı bu gücü vicdansızca kullanacak ve bu insanların evlerine el konulacak, mülklerine el konulacak, haksız yere yıkılacak, yargı denetimi ortada yok, böyle bir hukuk devletinde? Bir hukuk devletinde hukuka saygılı olan insanlar yargıdan korkar mı? Zaten yargı diye bir şey yok. Onun için ben bu kanuna karşıyım.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Genç.