Konu:AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI
Yasama Yılı:2
Birleşim:107
Tarih:16/05/2012


AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; afet riski altındaki alanların dönüştürülmesine ilişkin kanun tasarısının 7'nci maddesi üzerinde kişisel söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Kanun o kadar enteresan bir kanun ki, tabii Türkiye'de AKP İktidarıyla beraber hukuk yok edildi, faşist bir dikta kuruldu, bu faşist diktanın her alana yayılması için hukuk yok edildi, kişi güvenliği yok edildi, "hukuk" denilen bir kavram yok, şimdi de vatandaşın elindeki malına mülküne el uzatmak için bir kanun getirildi. Bu kanunla Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilen yetki kime veriliyor? Tayyip Erdoğan'a veriliyor. Tayyip Erdoğan ne olmak istiyor bu memlekette? Diktatör olmak istiyor. Bunu her uygulamasında görüyorsunuz değerli milletvekilleri.

Şimdi, bu kanunla getirilen bu dönüşüm gelirleri o kadar büyük bir gelir paylarıdır ki bunları bu Bakanlığın emrine veriyorsunuz, bunların harcamaları üzerinde kontrol yok, ayrıca da burada toplanan gelirlerle bu Bakanlık bünyesinde çalıştırılan personele de Devlet Memurları Kanunu hükümlerine bağlı olmadan, tamamen keyfî, Bakanın daha önce bu işte TOKİ'de yaptığı uygulamalar gereği kendine özel, yandaş, kendine uygun, kurallara da bağlı kalmaksızın, fahiş miktarda ücretler ödenmek suretiyle, dolayısıyla böyle keyfî bir Bakanlık yaratıyorsunuz ve burada da bu Bakanlığa tahsis edilen gelirlerin yekûnlarını dikkate aldığınız zaman, aşağı yukarı devlet bütçesinin dörtte 1'ine yakın geliri, belki dörtte 1'ini de aşacak yarısına kadar da bir geliri tahsis ediyorsunuz.

Şimdi, değerli milletvekilleri, Lenin'e demişler ki: "Ya, yoldaş, bu halk çok mağdur edildi, fakir edildi, yarın öbür gün bunlar bize baş kaldıracak." "Yok yok, siz oradan bana bir tavuk getirin." demiş. Tavuğu getirmiş, ceketinin altına koymuş, düğmesini kapatmış, açınca tavuk fırlamış gitmiş. "Bir daha getirin." demiş. Bir daha koymuş, ceketi açınca gitmiş. "Peki, o tavuğun tüylerini yolun bakalım." demiş. Tüylerini yolmuşlar, getirmişler, ceketin altına koymuş Lenin; düğmeleri açmış bakmış ki tavuk gittikçe koynunda kalıyor, kaçmıyor. "Bak, bu halkı ne kadar yolarsan o zaman sana muhtaç olacak, dolayısıyla sana sığınacak." demiş.

Şimdi, AKP'nin de getirdiği bu.

MUHYETTİN AKSAK (Erzurum) - Bu hakarettir.

KAMER GENÇ (Devamla) - Türkiye'de, çalışmayan, üretmeyen, sadakaya muhtaç, devletin bütün gücünü kendi elinde tutan bir siyasi iktidar yaratıyor ve diyor ki bu siyasi iktidar kanalıyla, işte belirli aralıklarla bu Hükûmetin, vatandaşın? Vatandaşa da, bu sürede haksız şekilde elde ettiği bu paraları işte belirli aralıklarla sadaka kabilinde dağıtmak suretiyle, halkı üretmeyen, çalışmayan, okumayan, tembel, düşünmeyen bir Türk toplumu yaratmaya çalışan bir AKP İktidarı ve bu iktidar tabii bu sayede ayakta kalmak istiyor ama şunları hesaba katmıyor ki: Türkiye artık çağın belli bir aşamasına geldi. Bu çağda kolay kolay -bilgisayar çağında- artık insanların, tamamen onların tercih ettikleri seviyede cahil bir kitlenin kalması mümkün değil ama maalesef ne yapalım ki değerli milletvekilleri, AKP, çoğunluğuyla Türkiye'nin her tarafını yönlendirmeye çalışıyor, devletin temel? Cumhuriyet, seksen, doksan yıldır her tarafı kemirildi, kaleleri kemirildi, o kalelerin içine dinamitler sokulmak suretiyle o çağdaş Türkiye'yi ayakta tutan o devrimler tek tek içinde dinamitler patlatılmak suretiyle yok edildi. İşte, en son da geçen gün 4+4+4 Kanunu çıkarıldı ve Diyanet İşleri Başkanlığı da beş yaşındaki çocuklara Kur'an dersi getirmek suretiyle? Tayyip Erdoğan dedi ki: "Biz sessiz devrim yaptık." Aslında onun dediği sessiz devrim değil, yaptığı sessiz karşı devrimdir. Yani Türkiye'nin çağdaşlaşma yönünde, laik cumhuriyet yönünde, bilim yönünde, teknoloji yönünde ilerlediği bütün o sahaları yok etti. Dolayısıyla artık Orta Çağ karanlığına doğru, bir rejime doğru Türkiye'yi sürüklemeye çalışan bir yönetim, bir halk yapısını getirmeye çalıştı. İşte bu şartlar altında biz mücadelemize devam edeceğiz.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Genç.