Konu:Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:107
Tarih:16/05/2012


AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının bu maddesindeki önerge vesilesiyle tasarının tümü üzerinde bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Çok önemli bir tasarıyı görüşüyoruz ve onun son maddesini görüşüyoruz. Tasarı, 10 milyonlarca vatandaşımızı, onların yaşadığı yerleri veya ticari, mesleki veya diğer faaliyetlerini yürüttükleri veya bir şekilde mülkiyetlerine sahip oldukları binaları ilgilendirmektedir. Bu kadar kapsamlı, önemli bir tasarıdır bu.

Tasarı, ilk bakışta, ismine baktığımızda afet riski altındaki alanların dönüşümünü düzenliyor gibi gözükse de maddelerine baktığımızda birkaç maddesi dışında afete vurgu yapan bir maddenin olmadığını ve afeti esas alan bir dönüşümle sınırlı olmadığını ortaya koymaktadır. Tasarının bütününe hâkim olan anlayış, afet de içinde olmak üzere genel olarak bir dönüşümdür. Yani afet riski taşımayan alanların da dönüşümü bu tasarıya hâkim olan genel ve temel bir anlayıştır. Tasarının 3'üncü maddesinin (7) numaralı fıkrasında yer alan ve afet riski taşımayan binaların dahi uygulama bütünlüğü açısından dönüşüme tabi olacağı görülecektir. 3'üncü maddesinin (7) numaralı fıkrası, afet riski taşımayan binalar, yani depreme karşı bir bina dayanıklı olmuş olsa da uygulama bütünlüğü açısından feda edilecek, o da dönüşüme kurban edilecektir. Dolayısıyla, tasarının afeti esas alan bir dönüşümü kabul ettiğini söylemek mümkün değildir.

Tasarı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına olağanüstü yetkiler vermektedir. Elbette, deprem gibi olağanüstü bir tehlike karşısında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ve imar otoritelerinin çok süratli hareket etme ihtiyacı önemlidir. Bu önemi hiç kimse bir kenara atamaz ancak bu olağanüstü yetkilerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı elinde nasıl kullanılacağını, bunun unsurlarının, objektif unsurlarının neler olduğunu bilmiyoruz. Örnek veriyorum: Tasarı, 2'nci maddesinde idarenin tanımını yaparken, büyükşehir belediyelerini esas alırken büyükşehir sınırları içerisindeki ilçe belediyelerini idare tanımının dışında bırakmıştır. Bu belediyeler, ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uygun görürse kentsel dönüşüm uygulamasının içinde görev alabilecektir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hangi ölçüye vurarak büyükşehir belediye sınırları içerisindeki belediyelere uygulamada görev verecektir veya vermeyecektir? Bu, çok sakıncalı bir yetkidir. Bu yetkilerle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı âdeta bir Türkiye belediyesi konumundadır. Bütün Türkiye'de imar planlarını yapabilecek, her türlü plan değişikliğini yapabilecek, yapı ruhsatına kadar bütün binaların ruhsat işlemlerini gerçekleştirebilecektir.

Tasarının 17'nci maddesine Genel Kurul görüşmeleri sırasında verilen bir önergeyle eklenen hükme göre de cami ve yurtların inşasında, kentsel dönüşüm adı altında veya kentsel dönüşüme ihtiyaç olmaksızın herhangi bir caminin ve yurdun inşasında, sadece büyükşehir belediye meclisleri yetkili olacaktır. İlçe belediyeleri, büyükşehir sınırları içerisindeki ilçe belediyeleri bu yetkiye sahip olmayacaktır. Yani tasarı, bölge halkını, o halkın temsilcileri olan ilçe belediyelerini dışlamıştır. Her türlü kentsel dönüşüm, her türlü plan ve proje bölge halkını içine aldığı takdirde, katılımcı bir anlayışla hazırlandığı takdirde başarılı olabilir. Şu anda, bu yasa çıkacak diye, bina sahipleri, müteahhitler karşısında zayıf konuma düşürülmüştür. Müteahhitler İstanbul'da bina seçmektedir, apartman seçmektedir, apartman beğenmektedir. "Otuz gün içerisinde binanı yıkacağım, sen yıkmaya karar almaz isen idare olarak ben sana ikinci bir süre vereceğim, yine yıkmazsan mülki amirler binanı yıkacaktır." derseniz bina sahibini müteahhide teslim etmiş, onun karşısında zayıf bırakmış olursunuz. Bunlara ciddi eleştirilerimiz oldu. Otuz günlük sürenin ne kadar sakıncalı olduğunu ifade ettik. Belki bir miktar düzeltmeler yapılacak ama tasarının bütününe hâkim olan anlayış değişmediği için, maalesef, bu tasarıdan beklenen yarar gerçekleşmeyecektir. Tasarı büyük bir belirsizlik ve karmaşa yaratacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Sürem bitti. Dolayısıyla, sözlerimi burada sonlandırıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Hamzaçebi.