Konu:Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:120
Tarih:14/06/2012


KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, şimdi, bu Meclisi köle gibi çalıştırıyor Tayyip Erdoğan. Böyle bir Meclis olmaz. Bakın, dün yetmiş maddelik bir kanun çıkardık, bugün otuz yedi maddelik bir kanun. Bu Meclis kanun çıkarma makinesi değil ki. Bakın, siz dahi orada artık olayları takip edemiyorsunuz, yoruluyorsunuz. İnsanın fiziki bir gücü var.

İHSAN ŞENER (Ordu) - Sen çalışmak istemiyor olabilirsin.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, şu saatte, AKP adına burada parmak kaldıranlar neye parmak kaldırdıklarını bilmiyorlar. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Sen kendine bak ya!

İHSAN ŞENER (Ordu) - Sen mi biliyorsun?

KAMER GENÇ (Devamla) - Ben biliyorum tabii, çıkıp? Konuşma sen!

Bilmiyorlar, bilmedikleri için? Ya, böyle bir meclis olmaz. Bu, millete yapılan en büyük ihanettir.

İHSAN ŞENER (Ordu) - Sen mi biliyorsun ya!

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, sizin getirdiğiniz kanunda ben sana sorsam? Bir madde söyleyeceğim, bilir misin sen? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

İHSAN ŞENER (Ordu) - Sen çalışmak istemiyorsan git!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bilemezsin! Söyle, 18'inci maddede, çık, burada konuş. Böyle şey olur mu? Yani birtakım insanlara burada görev vermişler, "Gidin, orada laf atın?" Ya, laf atacaksan git sokakta at laf, burası Türkiye Büyük Millet Meclisi. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Şimdi, bu kanunun bir özelliği var. Şimdi, burada 426 tane AKP'liyi getireceksiniz, burada işe koyacaksınız, bunu söyleyin. Ondan sonra Tayyip Erdoğan talimat verecek, başdenetçi seçilecek. Başdenetçiyi siz seçeceksiniz, ondan sonra denetçileri seçeceksiniz, ondan sonra denetçi uzmanları seçeceksiniz, bunlara maaş vereceksiniz. Yoksa siz burada hakikaten vatandaşın hak ve hukukunu arayan, tarafsız, adalet duygusuyla hareket eden, gerçekten insanları sıkıntıya sokan keyfî idareye karşı vatandaşın hak ve hukukunu koruyan bir sistem getirseniz biz de size "evet" deriz ama sizin siciliniz çok bozuk, her yönüyle bozuk. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul) - Sen kendi siciline bak!

İHSAN ŞENER (Ordu) - Demokrasiye tahammül edeceksin, demokrasiye!

KAMER GENÇ (Devamla) - Bakın, ben üzerinde konuştuğum zaman Komisyon Başkanına söyledim, 1'inci maddede diyorsunuz ki: "İdarenin eylem ve işlemleri?" Arkasından da diyorsunuz ki: "Tutum ve davranışları?" Eylem ve işlem doğru, tutum ve davranış? Yani bir kadın gelse karşınıza, sen ona göz kırpsan, desen? Şimdi, kadın gidip, seni başdenetçiye şikâyet edip de "Efendim, Burhan Kuzu bana göz kırptı." mı diyecek?

CUMA İÇTEN (Diyarbakır) - O sende olur, sende!

BAŞKAN - Sayın Genç, kadınları koymayın özne olarak.

KAMER GENÇ (Devamla) - Hayır, hayır efendim?

BAŞKAN - Neyse, kadınları koymayın. Bıktık artık şu kadınların her işe girmesinden, konulmasından. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

KAMER GENÇ (Devamla) - Neyse, hadi, efendim, bir tane erkeğe göz kırptı?

BAŞKAN - Tamam, erkek erkeğe göz kırpsın.

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, bir de Sayın Başkan, diyor ki: "Hukuka ve hakkaniyete uygundur." Yani hukuk nedir, hakkaniyete uygunluk nedir? Yani Anayasa'nın 125'inci maddesinde, idare eylem ve işlemlerini hukuka uygunluk yönüyle denetliyor ama hakkaniyete uygunluk diye bir şey yok. Yani hukuka uygunsa hakkaniyete nasıl uygun olmayacak? Tabii, Anayasa'yı, bizim maalesef bu Mecliste, özellikle AKP Grubunda böyle anayasa hukuku profesörlüğü yapan insanların? Ben bunların hangi yerde bu diplomayı aldıklarını bir türlü? Yani şaşırıyorum, böyle bir şey yok ya! Ya, yıllarca biz de bu konuları okuduk kardeşim. İdari eylem ve işlemler hukuka uygun olur, hakkaniyete uygun? Nerede kavrayacaksın? Hakkaniyet nedir, hukuk nedir? Hukuk ayrı bir?

Dolayısıyla, şimdi burada getirdiğiniz şeyde deneticilere, uzmanlara ilahiyat fakültesi mezunlarını atayacaksınız? Niye burada belirtmediniz arkadaşlar?

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Ne alakası var?

İHSAN ŞENER (Ordu) - Ne sakıncası var?

KAMER GENÇ (Devamla) - İşte, aç maddeyi ya! Aç maddeyi, oku. Anlamıyorsunuz ki! (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Burada, getirilen maddede -kimler- nitelikleri sayarken "dört yıllık yüksekokul mezunu?" Dört yıllık yüksekokul mezunu olanlar, hepsi uzman, denetici olur mu? İşte yapıyorsunuz, olmaz. Çünkü bunun biraz da hukuki yönü var. Ha, zaten, diyorsunuz ki: "Eskiden kadılar bu işi hallediyordu, dolayısıyla biz bu işi artık kadılar yoluyla hallederiz." (CHP sıralarından alkışlar) Zaten sizin de bu memleketi getirmeye çalıştığınız seviye kadılar seviyesidir. Yani Türkiye Cumhuriyeti devletini âdeta yok ettiniz, ortadan kaldırdınız.

İHSAN ŞENER (Ordu) - Millet nereye geldiğini çok iyi görüyor, millet.

KAMER GENÇ (Devamla) - Türkiye'de kadı sistemine dönüyorsunuz. Bunu artık inkâr etmeye gerek yok. Tabii, niye bu sisteme dönüyorsunuz çünkü Türkiye'de hukuk kalmamış. Türkiye'de ne Anayasa Mahkemesi kalmış ne cumhuriyet başsavcısı kalmış ne Yargıtay kalmış ne Danıştay kalmış, hepsi gelmiş, Tayyip Erdoğan'ın emrine girmiş. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Tayyip Erdoğan da sizin kaldırdığınız bu parmaklar sayesinde bu duruma gelmiş.

İHSAN ŞENER (Ordu) - Demokrasi? Demokrasi?

KAMER GENÇ (Devamla) - Ama bunun sonucu çok kötü olur, bunun sonucu sizlere de çok pahalıya mal olur çünkü bunun hesabını vermek çok zor. Bakmayın, şimdi siz. Yani her önünüze geleni getiriyorsunuz; sualsiz, sorgusuz beş sene, altı sene içeride tutuyorsunuz. Bunun yarını da var. Bu memlekette, uzun zamandır biz bu memlekette... Bir zamanlar düdüğü ötenlerin şimdi kuyrukları birtakım yerlerine kısmış durumda. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Onun için, bir gün sizin de aynı durumda olacağınızı göreceğiz. (CHP sıralarından alkışlar) O bakımdan, bu memleket size de böyle diktatörlük yapma hakkını şu anda elde edenlerin yarın nasıl kediler gibi pıstığını da göreceğiz. O bakımdan, bu devleti ayakta tutan?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - Teşekkür ederim.