Konu:Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:120
Tarih:14/06/2012


KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 276 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 12'nci maddesiyle ilgili olarak verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum.

Şimdi, 12'nci maddede "Bağımsızlık ve tarafsızlık" diyor. Hemen başlamış: "Hiçbir organ, makam, merci ve kişi, Başdenetçiye ve Denetçilere görevleriyle ilgili olarak emir ve talimat veremez, genelge gönderemez."

Şimdi, evvela, ben verdiğim önergede diyorum ki başdenetçi ve denetçiler görevlerinde bağımsızdırlar, ondan sonra, işte "talimat veremez, genelge veremez?" Aslında, tabii, ne Hükûmet bu inceliği anladı ne Komisyon. Zaten Hükûmet ve Komisyon yok, işte sıralar da boş, hiç kimse yok.

 Değerli milletvekilleri, tabii biz, bu gibi bazı kurumları getirirken zannediyoruz ki tarafsızdırlar, bağımsızdırlar, hakikaten hakkaniyet ve adalet ölçüleri içinde karar verirler, devlete, millete sağlıklı hizmetler yaparlar ama maalesef AKP iktidara geldiği günden beri, Çankaya'ya seçtiği Abdullah Gül'le, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna atadıkları kişilerin bugüne kadar yaptıkları atamalarda ve tesis ettikleri işlemlerde hakikaten tarafsız, hakikaten adalet duygularının geliştiği, adalete uygun bir tane tasarruf görmedim ben.

Şimdi, bakın, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu dün kararname çıkardı. Hani bizim Tayyip Bey "Bazılarının boynuna tasma taktık." diyor ya, o tasma taktıkları bazı basın organları da "Efendim, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu özel görevli mahkeme ve savcıların atamalarını yaptı." Açıyorsunuz, bakıyorsunuz, tamamen özel görevli mahkemelerde görev yapıp da bugünkü siyasi iktidarın istemediği kararları verenlerin hepsi değişmiş. Savcının yerini değiştirmişsiniz, ne olacak ki yani? Savcı karar verecek bir merci değil ki. Şimdi, Bülent Bey burada, diyor ki "Efendim, milletvekillerinin içeride olmaması lazım, Parlamentoda olması lazım." Bay Bülent Bey, sen bu Hükûmetin icraatının ortağı değil misin? Böyle, çıkıp da piyasada veya kamuoyunda ucuz kahramanlık yapma, eğer bu Hükûmetin icraatına iştirak ediyorsan, o zaman o lafları etme. Eğer o lafları ediyorsan, bu senin icraatına iştirak ettiğin Hükûmet eğer bunların tersini yapıyorsa, en onurlu ve haysiyetli davranış, o Hükûmetin icraatlarına ortak olmamak, ondan çekilmektir. Yani "Efendim, özel görevli mahkemelerin tutukluluk süresi?" Tabii ki arkadaşlar, bakın, yani Ergün Poyraz 2007 yılında içeri alınmış ve bugün, beş seneyi geçen bir süredir, bu insan, yani onun gibi Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, bunun gibi birçok arkadaşımız, İşçi Partisi Genel Başkanı, bunların hepsi haksız yere içeride yatıyorlar. Şimdi, arkadaşlar, artık, Türkiye hâkimler devleti oldu. Hâkimler devleti oldu ama hâkimler devletinin bir tek işkenceye tabi tutmadığı, haksız tutuklamadığı AKP'liler. Bunun dışında, karşıdaki insanların hepsini şey ediyor.

Bakın, bugün, yüz doksan iki tane adliyeyi kapatıyor. Bu Hükûmet bilmiyor mu ki yani şimdi, doğu, güneydoğuda terör bölgesi var. Zaten oradaki insanlar ekmeğe muhtaç insanlar. Bir vatandaşın orada bir işi olduğu zaman 50 kilometre öteye araba tutacak, gidecek, gelecek. Orada herhangi bir suç işlendi, emniyette bu kişiler de içeriye alındı. E, ne olacak? Nasıl güvenlik alacaksın? Nasıl onu mahkemeye götüreceksin? İnsanlar orada kalacak ve savunmasız kalacak. Sizin, Anayasa'ya göre yirmi dört saat içinde o insanları hâkim huzuruna çıkarmanız lazım. Güvenlik olmayınca nasıl gidecek? Yani böyle masa başında oturarak insanları taciz edemezsiniz.

Bakın, bugünkü Hâkimler ve Savcılar Kurulunun aldığı bu hâkimler ve savcılar nakliyle ilgili olarak tamamen, özel görevli mahkemelerde haksız karar veren? Arkadaşlar, siz hiç okumuyor musunuz? Vatandaş diyor ki: "Beyefendi, benimle ilgili gelen cd'lerde sahtekârlık yapmış." Hâkim diyor ki: "Efendim, bu teknik konudur, ben anlamam." Peki, anlamıyorsan, o vatandaşı serbest bırak. Ondan sonra da o vatandaşın hakikaten hakkında bir suç varsa bir bilirkişi marifetiyle tahkikatını yap, ondan sonra bunu tutukla.

Arkadaşlar, devri zamanınızda, ya, bir kendi vicdanınızda bu olayları yargılayın. Acaba, siz veya çocuklarınız üç sene, beş sene haksız yere içeride olsaydınız yani isyan etmez miydiniz? Vicdanı olan, utanma duygusu olan, topluma karşı sorumluluk duygusu olan insanlar başkasına karşı yapılan işkenceyi kendisine?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - ?yapıldığı zaman ne utanç duyuyorsa onu duyması lazım. Bu bakımdan, maalesef?

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Genç.