Konu:Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:120
Tarih:14/06/2012


KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, az önce 7'nci maddenin  birinci fıkrasının (f) bendi değişti. En azından 5 denetçiden en az 1'inin kadın ve çocuk haklarıyla görevlendirilmesi gerekirdi. "1 denetçi" denilmiş yani bu olumlu bir gelişme, her şeyden önce bizim öngördüğümüz uzman denetçiliğe uygun  bir yaklaşım. O açıdan en azından bir orta yolda buluştuk. Fakat en az 1'isi olmalıydı çünkü Türkiye'deki nüfusun beşte 1'i kadın ve çocuk değil ki, kadın ve çocukların çok daha fazla sorunu var. O yöndeki teklifimizi de sözlü olarak ilettim Komisyona ama kabul görmedi.

Değerli milletvekilleri -bunu belirttikten sonra- değerli arkadaşlar; dün adli yargıda bir deprem yaşandı. HSYK, cumhuriyet tarihinde olmayacak şekilde 2.335 hâkim, savcının yerini değiştirdi. (AK PARTİ sıralarından "Normal" sesi) "Normal" diyorsunuz da normal değil, anormallikler var.

Birçok arkadaşımız geçen dönemde HSYK seçimlerine aday olarak katıldığı için sürgün edilmiştir, kıyıma uğratılmıştır. Mehmet Uygun, İstanbul ağır ceza hâkimi, Edirne'ye sürülmüştür. Ferit Arslankurt, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, yirmi yıllık ağır ceza reisi, Adalet Komisyonu Başkanı, talebi yok, soruşturması yok, Gebze'ye ağır ceza reisliğinden alınıp düz hâkim olarak sürülmüştür. Ali Asker Kazak, HSYK seçimlerinde aday olduğu için, sadece bunun için o günden beri uğraşılmıştır, en sonunda Ümraniye'ye -ağır ceza reisliğinden alınarak- sürülmüştür. İzmir'den aynı şekilde 3 tane ağır ceza reisi kıyıma uğratılmıştır.

Değerli arkadaşlar, HSYK seçimlerinde aday olan bir başka arkadaşımız, ismini de veriyorum, cumhuriyet savcısı Mustafa Lokman, Antep'te görev yaparken geçen sene tayin istiyor, diyor ki: "Adapazarı'na, o civara verin." Vermiyorlar. Bu sene çocuğu okul kazanıyor, o civarda üniversiteye yerleşiliyor, ha bunu bildi ya, "Düzenini bozacağım kardeşim, sürüyorum?" İstanbul'a, Kadıköy'e ataması yapıldı.

Değerli arkadaşlar, yani bu insanlardan ne isteniyor gerçekten anlamış değilim. Erhan Özen, eski başmüfettiş, İstanbul'dan alınıyor, hiçbir soruşturma yok, Elâzığ'a sürgün ediliyor. Yani HSYK hani 2010'da değişmişti, hani işte hâkim ve savcılar, vesayetten kurtulacaktı yargı? Ne biçim bir vesayet getirmişsiniz? Bugün Türkiye'de görev yapan hâkim ve savcıların üçte 1'i yer değiştiriyor ve 500'e yakın sürgün var. Ya, bu ne biçim vicdan, ne biçim ahlak? Yani hangi anlayışla bunu şey yapıyorsunuz?

"Efendim, bizi ilgilendirmez, HSYK yapıyor." falan diyemezsiniz. Sizin kurduğunuz düzen işte bu! Yani HSYK'nın başında Adalet Bakanı, Hükûmetin bakanı var, Adalet Bakanı HSYK'nın başındadır yani arkadaşlar isyan ediyor. Yazıktır günahtır! Yani ben de o kürsüden geliyorum. İnsanlar Anadolu'da beşinci bölgeden başlıyor; beşinci bölgede iki yıl, dördüncü bölgede üç yıl, üçüncü bölgede üç yıl, ikinci bölgede beş yıl görev yaptıktan sonra birinci bölgeye geliyor; çoluk çocuğu okula başlıyor. "Hadi bakalım, takdir, hizmetin gereği." diyerek alıp sağa sola sürüyorsunuz. Yazıktır, günahtır!

Sonra ne olacak biliyor musunuz arkadaşlar? Bu arkadaşlar sürüldü, "İki ay içinde lojmanı boşalt." deniyor. İki ay içinde boşaltmadığı zaman ne oluyor? Onu da söyleyeyim, ATGV denilen bir kurum var, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı, bu lojmanlarda oturan kişi iki ay içinde boşaltmadığı zaman kirayı yüzde 1.000 alıyor, yüzde 1.000. Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek bir şekilde yani 150 lira olan lojman kirası 1.500 lira olarak alınıyor. Artı üstüne tefecilik faizi uygulanıyor. Her ay yüzde 10 faiz, senede yüzde 120 faiz alınıyor. Ya bu ne biçim adalet anlayışı? Ne biçim anlayış? Yani hakikaten ben o meslekten gelen, cumhuriyet savcılığından gelen bir insan olarak üzülüyorum meslektaşlarım adına. Lütfen yani bu vesileyle Adalet Bakanlığını da uyarıyorum. Sayın Başbakan Yardımcımız da burada. "Hak, hukuk, hakkaniyet" diyorsanız lütfen yargı üzerindeki bu zulmü kaldırın. Yazıktır yani müdahale etmeyin, bu insanlar vatan için hizmet ediyorlar. Çoluk çoçuğunun okulu var nasıl boşaltacak, nasıl gidecek? Yazık değil mi, ne yapmaya çalışıyorsunuz?

Bu vesileyle önerge üzerinde söz aldım ama özellikle bunu belirtmek istedim çünkü bu kamu denetçiliği eğer sağlıklı oluşursa bu HSYK'nın kararları da denetlenecek. İnanın ki sağlıklı bir kamu denetçisi Avrupa'daki gibi bir denetçi olsa bu HSYK kararlarının insan haklarının en büyük insan hakkı ihlali olduğuna da karar verecektir diyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Teşekkür ediyorum. 

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özgündüz.