Konu:Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:120
Tarih:14/06/2012


KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizim önergemiz? Burada yönetmelikle düzenlenen konuların tüzükle düzenlenmesini istiyoruz. Sebebi de şu: Biliyorsunuz, tüzükler daha ciddi, Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanıyor, Danıştayın incelemesinden geçiyor ve Resmî Gazete'de yayımlanıyor ama yönetmelik? Biliyorsunuz, Anayasa'nın 115'inci maddesinde tüzük düzenlenmiş, 124'üncü maddesinde de yönetmelik düzenlenmiş.

Şimdi, yönetmeliklerin bir defa Resmî Gazete'de yayımlanma zorunluluğu yok. Ayrıca da bu çok önemli bir düzenleme. Yani bir nevi, dava haklarının sona ermesi, dava sürelerinin kesilmesi, belli bir süre sonra dava süresinin yeniden başlaması, böyle çok ciddi konuların çok kesin olarak, insanların görebileceği şekilde düzenlenmesi gerekir. Ama AKP İktidarı maalesef son zamanlarda, iktidarları zamanında bir tane konuyu tüzüğe bırakmadılar, hep yönetmelik diyorlar. Yönetmeliği de kim düzenliyor? İlgili müsteşar, genel müdür düzenliyor. Hatta o kadar ileri gidiyorlar ki, KİT'lerde bunlar ihaleleri de düzenledikleri yönetmeliklere göre belirliyorlar, Kamu İhale Kanunu'na tabi tutulması gereken ihaleleri Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkarıp da keyfî, kendi adamlarına davetiye usulüyle ihaleler veriyorlar ve bu sürede tabii çok soygun oluyor, suistimaller oluyor. Bunları KİT Komisyonunda da defalarca dile getirdik ama AKP zamanında hukuk denen bir şey kalmadı.

Bakın arkadaşlar, bugün 14 Haziran. Abdullah Gül 28 Haziranda seçildi, bu sene beş senesi doluyor. Anayasa'nın 102'nci maddesi diyor ki: Cumhurbaşkanlığı süresi dolmadan altmış gün önce Cumhurbaşkanlığı makamı doldurulur, altmış gün içinde. Yani bu ne demektir? 28 Hazirandan başlayıp 28 Ağustosa kadar herhangi bir günde Cumhurbaşkanının süresinin dolması lazım. Anayasa Mahkemesine dava açmışız. AKP kanunla Cumhurbaşkanlığı süresini uzattı. Mevcut Anayasa'ya göre Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir ve beş yılda bir seçilir. AKP ne yaptı? Getirdiği bir kanunla Cumhurbaşkanlığı süresini yedi seneye çıkardı. Eğer yedi sene biz bu kanuna? Anayasa Mahkemesine gittik, dedik ki: "Cumhurbaşkanının görev süresinin tespiti kanunla değil, Anayasa'yla belirlenir." Dolayısıyla Anayasa'nın burada karar vermesi gereken konu, Cumhurbaşkanının görev süresi Anayasa'yla mı belirlenir, yoksa kanunla mı belirlenir?

Şimdi, Anayasa Mahkemesi raportörünün yaptığı bir tespite göre? Efendim, yorum yapıyor. Senin yorum yapma yetkin yok ki kardeşim yani Cumhurbaşkanlığı süresi kanunla mı düzenlenir, Anayasa'yla mı düzenlenir? Sonra, tabii, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tayyip Bey'le Abdullah Bey'le çok samimi ilişkiler içinde, dostlukları var. Daha herhâlde oradan "Ya, işte, bunu karara bağlayın." şeklinde bir istek de gelmediği için uzatıyorlar. Ya, ne zaman sen şunu karara bağlayacaksın? İşte, 28 Ağustosta bitiyor bunun süresi. Anayasa'nın 102'nci maddesine göre, görev süresi dolmadan 60 gün yani çok açık, 60 gün içinde doldurulur diyor. Niye uzatıyorsun Anayasa Mahkemesi Başkanı? Yani sizin zamanınızda, devri zamanınızda ne Anayasa'nın bir değeri var ne hukukun bir değeri var.

Şimdi, ben daha önce yaptığım konuşmada? Yani o kadar saçma sapan bir şeyler yazılmış ki kanunda? Efendim, idarenin eylem ve işlemleri, tutum ve davranışları? Yani bir kişinin tutum ve davranışı nasıl kanuna aykırı, hukuka aykırı olabilir? Hukuka aykırılığı da yeterli görmemişler, bir de hakkaniyete uygun değilse? Yani böyle bir hayal âleminde? Ya, hukukçu yok ki yani. Tabii, biraz önce Burhan Kuzu'ya sordum, duymadı, yanındakilerle konuşuyordu. Yani böyle oyuncak anlamına gelecek kanun tekliflerini getirmeye gerek yok.

Dolayısıyla burada kamu denetçiliği de formalite bir şey. 246 tane kadro ihdas ediyorsunuz, 246 tane AKP'liyi getirip iş vereceksiniz, bütün mesele bu. Ondan sonra da bir de? Mademki öyle çok tarafsız bir tane kamu başdenetçisini seçme ilkesini kabul etmiştiniz, o zaman 367 tane milletvekilinin seçmesini öngörseydiniz. O zaman ne olurdu? Burada 367 milletvekilinin seçebileceği bir kamu başdenetçisi ile 139 kişiyle seçilen bir kamu başdenetçisi veya denetçisinin farkı çok büyük. 367 kişiyle seçilecek bir kamu başdenetçisi en azından buradaki partilerin uyumuyla, birleşmesiyle, mutabakatıyla, hakikaten tarafsız olacak bir kişi seçilirdi. Ama siz ne diyorsunuz: "Tayyip Bey ne emrediyorsa biz onu seçiyoruz."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - O zaman Tayyip Bey'in burası?

İHSAN ŞENER (Ordu) - Seni seçelim seni, tarafsızsın sen!

KAMER GENÇ (Tunceli) - Yahu, bir defa sen ne konuştuğunun farkında değilsin!