Konu:Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:120
Tarih:14/06/2012


KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) -  Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu kamu denetçiliği kurumunun sağlıklı olarak işlemesi için bu öneriye dikkat etmenizi özellikle arz ediyorum.

Şu andaki düzenleme, Hükûmetin getirdiği tasarıda bu kurum ancak şikâyet üzerine harekete geçebilecek; biz diyoruz ki, resen de harekete geçme yetkisi verelim mutlaka.

İki, kurum özellikle düzenleyici işlemlerden kaynaklanan hak ihlallerinde bu düzenleyici işlemin iptali yoluna gidebilsin yani idari yargıya dava açabilsin. Bu hakkı tanımalıyız.

Bir başka önemli gördüğümüz husus, değerli arkadaşlar, aslında en önemli husus, burada, 5'inci maddede şu andaki düzenlemeyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî faaliyetleri denetim dışında tutulmaktadır.

Bakın değerli milletvekilleri, en çok insan hakları ihlalleri karakollarda olur, cezaevlerinde olur ve ne yazık ki, Silahlı Kuvvetlerde yaşanmaktadır. Siz "Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar." diyerek cezaevi disiplin kurullarının verdiği kararların itiraz üzerine incelendiği infaz hâkimi kararlarını denetim dışında tutarak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî faaliyetlerini denetim dışında tuttuğunuz zaman bu kurum ölü doğmuştur, hiçbir anlamı yoktur. İnsan hakları ihlallerini inceleyip reformların sağlanması, bir daha bu ihlallerin tekrarlanmaması yönünde somut olarak sonuç alıcı işlem yapması mümkün olmayacaktır dolayısıyla ölü doğacaktır.

Değerli arkadaşlar, dünyaya baktığımızda, Almanya'da, Avustralya'da, İngiltere'de, Kanada'da, Hollanda'da, İrlanda'da, Norveç'te, Belçika'da askerî ombudsman, ihtisas ombudsmanı görev yapmaktadır. Buradaki amaç, silahlı kuvvetlerin bünyesindeki hukuk dışı uygulamaların emir komuta zincirinden bağımsız, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlenmesi, insan hakları ihlallerinin tekrarının önlenmesidir yani, siz düşünün ki Sarıkamış'ta askerlik yapan bir askere nöbet hizmeti yazıyor komutan, on 23.00-01.00, 03.00-05.00, eksi 30 derecede, 40 derecede. Şimdi, alt komisyon çalışmaları sırasında, Genelkurmaydan gelen arkadaşlar diyorlar ki: "Efendim, nöbet, manevra, askerî manevralar, tatbikat gibi faaliyetler askerî faaliyettir." E peki -ben alt komisyonda da söyledim- şimdi yaşanan, şu anda somut olarak ülkemizin gündeminde soruşturmaya konu olan bir olay vardır, Uludere olayı. Bu, askerî faaliyet midir, değil midir? Kime bırakıyorsunuz bunu? Şu andaki düzenlemeyle başdenetçi, bu bir askerî faaliyet mi, değil mi kendisi takdir edecek. İşine geldiği zaman inceleyecek, işine geldiği zaman "Hayır efendim, askerî faaliyettir." diyerek incelemeyecek. Ya da herhangi bir kıta komutanının, emri altındaki askerlere karşı, farklı saiklerle ayrımcılık yaptığını düşünün, efendim, nöbette, tatbikatta, eğitimde. "Bunlar askerî faaliyettir, dolayısıyla denetim dışındadır." dediğiniz zaman, bu insan hakları ihlalleri devam edecektir.

Yine, cezaevlerinde disiplin kurulları cezalar veriyor, biliyorsunuz ceza infaz mevzuatına uygun davranışta bulunmayan kişilerle ilgili. İşte, hücre cezası verebiliyor, görüşten men verebiliyor, haberleşmeyi yasaklayabiliyor. Bu kararlara karşı, ilgili kişiler itiraz ediyor. Bunun üzerine, infaz hâkimi bir karar veriyor. Siz "Bu da yargı kararıdır." dediğiniz anda, cezaevindeki ihlallere de kapamış olacaksınız. Dolayısıyla, en çok insan hakları ihlallerinin olduğu yerler olan karakollar, kışlalar ve cezaevlerini siz, başdenetçinin denetiminin dışında tuttuğunuz anda bu kurum sadece fantezidir, buradan söylüyorum. Sadece yapmak istediğiniz, Avrupa Birliğine görüntü olsun. "Efendim, işte, kamu denetçiliği istediniz, 2010 İlerleme Raporu'nda bunu talep ettiniz, e biz de çıkardık, bir kamu denetçiliğimiz var."

Değerli arkadaşlar, biz diyoruz ki: Gelin, uzman kamu denetçiliği, her alanda ihtisaslaşan kamu denetçiliği sistemi kuralım. Hatta, şu anda 246 kadro öngörmüşsünüz, bizim önerimiz olduğu zaman 500 kadro veriyoruz, yani, size, Hükûmete 500 kadro veriyoruz. Ne istiyorsunuz? Kadrolaşın. Yani, niye diyoruz bunu? Çünkü sağlıklı olsun, sağlıklı işlesin. Dolayısıyla bu anlamda özellikle resen inceleme yapma ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin askerî faaliyetlerinin kapsam dışına çıkarılmasına ilişkin değişiklik önergemizi destekleyeceğinizi umarak hepinizi saygıyla selamlıyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özgündüz.