Konu:BİREYSEL EMEKLİLİK TASARRUF VE YATIRIM SİSTEMİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
Yasama Yılı:2
Birleşim:119
Tarih:13/06/2012


BİREYSEL EMEKLİLİK TASARRUF VE YATIRIM SİSTEMİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, Meclisin AKP Grubunun içine düştüğü acizliği ve acınacak hâli görüyorsunuz, Hükûmet sıraları bomboş, getiriyorlar "Bir günde yetmiş maddelik kanunu çıkaracağız." diyorlar, ikide bir karar yeter sayısı bulunamıyor?

ALİ AYDINLIOĞLU (Balıkesir) - CHP sıralarında kaç kişi var?

KAMER GENÇ (Devamla) - Meclisin itibarını sıfıra indiriyorlar, kamuoyu bizi seyrediyor. Böyle bir şey olmaz arkadaşlar! Böyle bir gayriciddi grup da olmaz böyle Meclisin karşısına çıkmaya yüzü olmayan bir hükûmet de olmaz ama size yakışıyor tabii bu, sizin için önemli değil çünkü siz belirli değerleri kaybetmişsiniz çünkü belirli değeri kaybetmeyenler bu duruma düşmezler. O bakımdan, bunlar çok önemli şeyler.

Sayın Başkan, ben, tabii, KİT Komisyonu üyesiyim, bu "sırlar" kelimesi AKP'nin can simidi oluyor. Âdeta her şeye sırlar diye, can simidi diye sarılıyorlar.

KİT Komisyonunda bankaların hesaplarını inceliyoruz. Bir kişiye 2 katrilyon 700 trilyon liralık kredi vermişler arkadaşlar. Diyoruz ki: "Bu kim, bunu açıklar mısınız?" Hemen KİT Komisyonu Başkanı diyor ki: "Bu banka sırrı." Hâlbuki banka sırlarıyla ilgili kanunun 73'üncü maddesi diyor ki: "Bu bilgilerin yetkili olmayan kişilere açıklanması?" Bakın, o birisine 2 katrilyon 800 trilyon vermişler. Biliyorsunuz, Tayyip Bey kendi damadının başında bulunduğu bir şirkete bir bankadan 375 milyon dolarlık bir kredi aldı, o, o verdiği kredi sıralamasında 13'üncüydü. Yani 2 katrilyon 800 trilyondan bahsediyorum, daha o ne kadar? Yani birçok kredi verilmiştir, bunları açıklayın? "Yok." diyorlar.

Şimdi, AKP'nin tek güvencesi, işte, kanunlara, sırlara saklanarak kendi icraatlarını, yapılan suistimalleri gizlemek. Böyle bir şey olur mu? Yani Türkiye Büyük Millet Meclisinin KİT Komisyonuna hangi bankadan kime, ne kredi verdiğinizi ve bu krediyi alan kişinin ismini söylemeyeceksiniz!

Bana bir mektup geldi. Diyor ki mektupta: "Falanca bankadaki genel müdür yardımcısı falanca kişiye kredi verdi. O krediden sonra o banka genel müdür yardımcısı o şirkete transfer oldu yüksek bir ücretle. Ondan sonra da bu genel müdür buraya gelince tekrar buraya getirdi." Banka müdürüne soruyorum: "Şu falanca kişiye kredi verdiniz mi?" Hemen Komisyon Başkanı müdahale ediyor, diyor ki: "Efendim, o banka sırrı." Böyle bir şey olur mu arkadaşlar?

Bu arada Komisyonla ilgili bir şey söyleyeyim. Bugün biz KİT Komisyonunda TEDAŞ'ın hesaplarını inceliyorduk, maalesef, AKP Mecliste yaptığı gayriciddiyeti orada, Komisyonda da gösterdi. Biz muhalefet partili milletvekilleri oradayken, 21 kişilik AKP KİT Komisyonu üyesinden 12 kişi gelemedi, ondan sonra da biz bugün Komisyonun maalesef çalışmasını yapmadık.

Değerli milletvekilleri, gerçekten bu milleti, bu Meclisi bu duruma düşürmek bu memlekete, bu Meclise yapılan en büyük kötülük. Şimdi, yapabileceğimiz şeyleri yapalım. Maymuna bir şeftali getirmişler vermişler. Şeftaliyi yutmadan önce arkasına götürmüş. "Niye götürüyorsun o şeftaliyi arkana?" demişler. "Vallahi, geçen gün çekirdeğini çıkaramadığım bir şeftaliyi yuttum da şimdi çekirdeğini çıkarıp çıkaramayacağımı denemek istiyorum." Demiş. Yani çekirdeğini çıkaramayacağınız şeftaliyi yutmayın!

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sen öyle mi yapıyorsun, sen de ölçüyor musun?

KAMER GENÇ (Devamla) - İnsanların belli bir gücü var. Dolayısıyla yani bu güçlerini bu şekilde kullanmak?

Tabii, sizin arkanızda bir de Anayasa Mahkemesi var. Şimdi, İç Tüzük'ün 35'inci maddesine göre komisyonlar kendilerine havale edilen işler dışında işlerle uğraşamaz, bu çok açık bir şey. Meclis Başkanlığı görevini yapmıyor, burada Meclisi yöneten arkadaşlarımız maalesef yapmıyor ama Anayasa Mahkemesi hiç yapmıyor. Bakın, şurada 28 Ağustosta Cumhurbaşkanlığı seçimi var, Anayasa Mahkemesi hâlâ kararını vermiyor. Ama Tayyip Bey bir ihtimale karşı hemen bunun propagandasına çıkmış, devletin bütün olanaklarını kullanıyor, stadyumlar tutuyor, propagandasını yapıyor ama bunun karşılığında eğer bir iptal çıkarsa, tabii, onu da gizlemeye çalışıyor.

Bu nasıl Anayasa Mahkemesi? Geçen gün burada müzakere edilmemiş bir kanunu götürdük, diyor ki: "Usulsüzlük yoktur." Yani tabii ki kurumlar yok olunca siyasi gücü elinde tutan kişiler devleti bütün kurumlarıyla, her yönüyle yok etmeye, tahrip etmeye cesaret ederler ama bunun da size kalacağını zannetmiyorum çünkü -Anayasa Mahkemesi- bizim zamanımızda yine bir kanun çıkaracağız, onları da feshedeceğiz.

 Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)