Konu:Bireysel Emeklilik Tasarruf Ve Yatırım Sistemi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:118
Tarih:12/06/2012


BİREYSEL EMEKLİLİK TASARRUF VE YATIRIM SİSTEMİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu önergede de enflasyona ilişkin bazı değerlendirmelerde bulunmak istiyorum.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Ama önerge ne diyor, onu da bir öğrenelim, oy vereceğiz.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - Rahatsız oluyorlar, yapma lütfen ya gece gece!

MÜSLİM SARI (Devamla) - Bildiğiniz üzere, 2000'lerin ortalarından itibaren, daha doğrusu 2001 yılındaki programdan itibaren enflasyon oranlarında ciddi düşmeler yaşanmaya başlandı ve en nihayetinde enflasyon tek haneli rakamlara kadar indi. Hatta, hatırlayınız, 2011 yılının ortalarında yüzde 3,9 oldu enflasyon oranı ve İngiltere gibi gelişmiş bir ülkenin bile altında enflasyon oranlarını gördü bu ülke. Dolayısıyla, enflasyonda birtakım fedakârlıkların sonucu olarak elde edilmiş bazı kazanımlar yaşadık. Ancak 2011 yılının ortalarından sonra durumun değiştiğini gördük. Yanlış uygulanan politikalar, Merkez Bankasının yarattığı kafa karışıklığı, yabancı yatırımcıya ne yaptığını anlatamayan bir Merkez Bankası ve uluslararası konjonktürde yaratılan, ortaya çıkan gelişmelerin de bir sonucu olarak enflasyon oranlarında yeniden yükselme yaşanmaya başlandı. 2011 yılında yüzde 5,5 olan enflasyon oranını neredeyse bunun 2 katıyla kapattık. Hedeften çok ciddi şekilde bir şaşma oldu.

Önümüzdeki döneme ilişkin olarak da enflasyon oranlarının, 2012 yılı için örneğin, yüzde 5 hedefine ulaşamayacağı neredeyse kesine yakın. Öyle ki, Merkez Bankası bile kendi enflasyon hedefine inanmıyor. Yüzde 5 enflasyon hedefini koymuş ancak tahminin yüzde 6,5 civarında olacağını söylüyor. Bir merkez bankası düşünün, "Ben yüzde 5 enflasyon hedefi koyuyorum ama gerçekleşmenin yüzde 6,5'ta olacağını söylüyorum." diyor. Piyasa buna hiç inanmıyor, piyasanın beklentilerine baktığımız zaman, yüzde 8`e yakın, en son beklenti anketinde yüzde 7,6'lık bir enflasyon beklentisinin olduğunu görüyoruz. Gerçekleşen enflasyona baktığımız zaman da, çift haneli rakamlardan yeniden tek haneli rakamlara doğru gerilediğini ve yüzde 8'in üzerinde bir enflasyonla karşılaştığımızı görüyoruz.

Şimdi, varılan bu noktada gerek piyasa beklentisi gerek Merkez Bankasının kendisi gerekse konjonktürel gelişmeler 2012 yılında yüzde 5'lik enflasyon hedefinin tutmayacağını neredeyse kesine yakın olarak bize söylüyor. Ancak Merkez Bankası, ısrarla ve inatla, yüzde 5'lik enflasyon hedefinde herhangi bir revizyon yapmayı uygun görmedi. Daha kredibl olmak istiyorsa Merkez Bankası, daha gerçekçi hedefler yapmış olmasının önemli olduğunu biz gerek Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığımız görüşmelerde gerekse Merkez Bankasının politikaları konusunda bize vermiş olduğu brifingde kendilerine anlattık. Önümüzdeki dönem, uluslararası petrol fiyatlarının yüksek kalmaya devam edeceği bir konjonktürde olacağımız neredeyse kesine yakın. Bakınız, Orta Vadeli Program'da 2012 ve sonrasına ilişkin petrol fiyatı varsayımı 102 dolar civarındadır, varil başına. Oysa şu anda biz petrol fiyatının 120 doların üzerinde olduğunu biliyoruz ve jeopolitik gelişmeler bize petrol fiyatlarının da önümüzdeki dönem de bu seviyelerin altına düşmeyeceğini gösteriyor. Bunun yaratacağı dolaylı etkilerin, fiyatlar genel seviyesi üzerinde yaratacağı doğrudan ve dolaylı etkilerin etkisini daha sonra göreceğiz. Mali disiplinde ortaya çıkacak gevşeme -ki bunun sinyalleri var- bunun vergiler üzerinde ve özellikle zamlar biçiminde dolaylı vergiler üzerindeki etkilerini de düşündüğümüzde, önümüzdeki dönem fiyatlar genel seviyesinin yüksek kalmaya devam edeceği bir konjonktürle karşı karşıya kalacağımız kesin.

Bir başka şey: Cari işlemler açığında da beklenen kadar hızlı bir düşme yaşanmayacaktır. Şuradan biliyoruz: Bakınız, yüzde 8-9 civarında büyüyen bir ekonominin yarattığı cari işlemler açığı 77 milyar dolar, yüzde 4'lerde büyüyeceği var sayılan bir ekonominin yaratacağı cari işlemler açığının 60 milyar dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz. Dolayısıyla, cari işlemler açığında 17 milyar dolarlık bir düşmeye karşılık katlandığımız fedakârlık neredeyse büyümeden yarı yarıya, yani büyümelerimiz yarı yarıya düşüyor ama -cari işlemler açığımız 60 milyar dolar civarında- cari işlemler açığımızda daha az bir düşme söz konusu oluyor.

Sonuç olarak, önümüzde şöyle bir patika var: Büyüme oranlarının düşeceği, fiyatlar genel seviyesinin yüksek kalmaya devam edeceği, cari işlemler açığında beklenen kadar hızlı düşüşün olmayacağı ve işsizlik oranlarının yeniden çift haneli rakamların üzerine doğru gideceği bir patika var.  Bunlar Türkiye ekonomisinin temel kırılganlıkları.

Şimdilik sözlerime burada son veriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Sarı.