Konu:Bireysel Emeklilik Tasarruf Ve Yatırım Sistemi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:118
Tarih:12/06/2012


BİREYSEL EMEKLİLİK TASARRUF VE YATIRIM SİSTEMİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Buradan ayrılmadan önce, bir önceki maddeye ilişkin önergede istihdamla ilgili problemlerden bahsetmiştik ve demiştik ki: İstihdam hedefleri gerçekçi değil. Neye dayanarak söylüyorum? Şuna dayanarak söylüyorum: Geçmiş dönemde, 2005 ve 2007 döneminde yüzde 7,1 büyüyen Türkiye ekonomisi 1 milyon 106 bin istihdam yaratmış. Şimdi, siz, önümüzdeki üç yılda yüzde 4,7 ortalamayla büyüme varsayımı yapıyorsunuz ve 1 milyon 300 bin istihdam yaratma hedefini koyuyorsunuz ve sonuç olarak 2014 yılı işsizlik rakamını da yüzde 9,9 olarak tespit etmişsiniz. Bu 9,9 rakamına ulaşabilmek için 1 milyon 300 bin istihdam hedefini uydurmuşsunuz resmen sırf tek haneli rakamlarda gösterebilmek için işsizliği, "Üçüncü yılın sonunda işsizliği tek haneli rakamlara indirdim." demek için ve psikolojik sınırın, yüzde 10 oranının altında tutmak için. Bunlar gerçekçi değildir. Türkiye ekonomisinin geçmiş dönem istihdam elastikiyetleriyle, büyümenin istihdam elastikiyetine ilişkin karşılaştırmalarıyla alakası yoktur.

Bakınız, bir şey daha söyleyeyim: Sizin hükûmetleriniz döneminde, çok yüksek büyümeyi iddia ettiğiniz dönemlerdeki işsizlik oranlarınızın ortalaması 1980'li ve 90'lı yılların işsizlik ortalamasının üzerindedir. 1980'li yıllarda -Özallı yıllardır, dışa açılma yıllarıdır- Türkiye ekonomisinin ortalama işsizlik oranı yüzde 8,2'dir. 1990'lı yıllar istikrarsız yıllardır. Hani istikrarla çok övünüyorsunuz ya, koalisyon hükûmetlerinin sürekli olarak istikrarsızlık yarattığı dönemde işsizlik oranları tek hanelidir. 2001 krizinde -cumhuriyet tarihinin en yüksek, en radikal krizlerinden biridir, en ağır krizlerinden biridir- işsizlik oranı yüzde 10'un biraz üzerindedir. Şimdi, siz çok yüksek büyüdüğünüzü iddia ediyorsunuz ya bütün bu dönem boyunca, işsizlik oranlarınız yine çift haneli rakamlara takılı kaldı. Üstelik, iş gücüne katılım oranının ve istihdam oranının 10 puan düştüğü bir patikada bunu yapamadınız, 10 puan. 1980'li yıllarda Türkiye'de istihdam oranı yüzde 55'tir, sizin Hükûmetiniz dönemi ortalaması yüzde 45. İş gücüne katılım oranı yüzde 58 iken sizin Hükûmetiniz döneminin ortalaması yüzde 47'dir. Yani giderek daralan bir havuz üzerinden -tırnak içinde- yüksek büyümenin olduğu bir dönemde işsizlik oranlarınız 80'li ve 90'lı yılların üstünde.

İstihdama ilişkin çok yapısal problemler var. Kayıt dışı istihdam neredeyse toplam istihdamın yarısı ya da yarıya yakını. En son rakamlar biraz düştü, yüzde 40'ların altına. Ancak hâlâ bu ülkede iş güvencesi olmadan çalışan çok geniş bir istihdam alanı var.

Ve kadın istihdamı? Sürekli olarak toplumsal yaşamın dışına çıkartılmaya çalışılan ve toplam iş gücü içindeki payı ya da iş gücüne katılım oranı yüzde 30'ların altında olan, üçte 1'in altında olan bir kadın istihdamı var Türkiye'de. Bu, çok acı ve kadının giderek toplumsal yaşamın içine girmesi gereken bir konjonktür söz konusuyken, böyle bir alan yaratmak söz konusuyken en az 3 tane çocuk vaadiyle kadınları yeniden evlere tıkıyorsunuz, yeniden istihdam piyasasının dışına itmeye çalışıyorsunuz. Önümüzdeki dönem kadınların iş gücüne katılım oranı yükselmeyecek, göreceksiniz ve OECD ortalamalarının çok altında olacak.

Türkiye ekonomisi çok ciddi şekilde istihdam yaratmak zorundadır. Bunun birçok önemli nedeni var. Bunlardan birincisi, kırdan kente göç olgusudur. Kırdan kente göç ettikçe, kırda iş talep etmeyen kesimler bu sosyal ve toplumsal transformasyon sonrasında iş talep eder hâle geleceklerdir. Kadınlar daha çok toplumsal yaşamın içine girmeleri gerektiği bir konjonktür içinde daha çok iş gücü talep edeceklerdir. Dolayısıyla Türkiye ekonomisi 2,5 milyonun üzerindeki işsize ek olarak bu talepleri de karşılayabilecek iş gücü politikalarını inşa etmek zorundadır.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - İşte, on senedir yapıyor ya.

MÜSLİM SARI (Devamla) - Evet, yapıyor. İşte, anlatıyorum. Biraz önce de anlattım. Yaptığınız çok belli.

1980'lerin ve 90'ların işsizlik oranının üzerinde bir işsizlik oranı var bugün Türkiye'de.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Kırsaldaki çalışan kaçtan kaça düşmüş, söyleyin.

MÜSLİM SARI (Devamla) - 1980'lerin, 90'ların ortalamalarının üzerinde. Bir daha söylüyorum anlayabilmeniz için: 1980'lerin ve 90'ların işsizlik oranının üzerinde bir işsizlik oranı var Türkiye'de. Bu çok açık ve net. Ve iş gücüne ilişkin istatistiklerde çok ciddi problemler var. İş gücüne katılmayan nüfus içinde, dolayısıyla işsizlik içinde değerlendirilemeyecek olan, çalışmaya hazır?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜSLİM SARI (Devamla) - Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Sarı.