Konu:Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:114
Tarih:31/05/2012


AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle vurgulamak istediğim şey şudur ki: Hükûmetin, içinden geçtiğimiz kriz dönemi boyunca en çok övündüğü konu mali disiplin. Türkiye'nin eğer başka birtakım ülkelerden, özellikle gelişmekte olan ülkelerden ve gelişmiş ülkelerden bir farkı varsa bugün içinde yaşadığımız dönem boyunca, iki tane temel hikâyesi olduğunu söylemektedir Hükûmet, bu ülkelerden farklı olarak Türkiye'nin ayrı bir hikâyesinin olduğunu söylemektedir.

Bunlardan birincisi: "Türkiye'nin bankacılık sistemi sağlamdır. İşte, dünyadaki bütün bankalar batarken Türkiye'deki bankalar batmamıştır." der. Gerçekten de öyle, biz çürük domatesleri 2001'de bedelini halka ödeterek ayıkladığımız için bugün böyle bir durum var.

İkincisi de "Türkiye'de bir mali disiplin vardır. Türkiye'nin borçlarının millî gelire oranı aşağılara doğru düşmektedir. Dolayısıyla, Türkiye'nin ayrıksı bir hikâyesi vardır." der ve mali disiplinle çok övünür. Gerçekten de 2001 krizinden sonra Türkiye ekonomisinde bardağın dolu tarafına baktığımız zaman gördüğümüz şeylerden birinin mali disiplin olduğunu görürüz. Ancak son zamanlarda mali disiplin konusunda bu disiplinin zedelendiğine ilişkin birtakım değerlendirmeler yapılmaktadır. Geçmiş dönemde özellikle görev zararlarından ve koşullu yükümlülüklerden çok çekmiş olan Türkiye, yeni koşullu yükümlülükler yaratması muhtemel olan birtakım yasaları ardı ardına önümüze getirmektedir. Örneğin bunlardan biri, geçtiğimiz aylarda bu Parlamentodan geçirilen yap-işlet-devret projelerinde özel sektörün elde ettiği dış borçların ödenmemesi durumunda hazine garantörlüğüyle ödenmesini meşru hâle getiren yasada olduğu gibi, yeni koşullu yükümlülüklerin yaratıldığını görüyoruz. Mali disiplin açısından en önemli olan şeylerden birisi mali saydamlıktır, şeffaflıktır. Eğer bütçeye baktığımız zaman bütçenin bütün kalemlerini göremiyorsak, birtakım koşullu yükümlülükler varsa, bazı hesaplar bütçe dışında izleniyorsa o zaman siz bütçe büyüklükleri üzerinden ne kadar ciddi mali kurallar koyarsanız koyun orada mali disipline ulaşma şansınız yoktur. Dolayısıyla mali disiplinin olmazsa olmazlarından biri şeffaflıktır, saydamlıktır.

Şimdi, önümüze gelen yasaya baktığımız zaman bu yasanın saydamlık konusunda mali disiplinde bir gedik açtığını görüyoruz. Bu 42'nci maddenin geçici 1'inci maddesinde aynen şu söyleniyor: "Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yollarının Ulaştırma Bakanlığından olan alacakları karşılığı Maliyeye olan borcu terkin ediliyor." Ancak ilginç olan bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin terkin ediliyor.

Şimdi, bu yola neden başvuruluyor, bunu anlayabilmiş değiliz. Biz hep beraber bir bütçe yaptık ve 2012 yılının bütçesini geçmiş yılın sonbaharında, biz, kış aylarında buradan geçirdik. Dolayısıyla her bir bakanlığın, her bir kamu kurumunun bütçeyle ilişkilendirilmiş olan hesaplarını hep beraber değerlendirdik ve bir yetki verdik Parlamento olarak. Şimdi böyle bir yetki varken ve böyle bütçe kalemleri Parlamentonun onayından geçilmişken bütçenin gelir ve giderleriyle ilişkilendirilmeyen bir terkin işlemine niçin gerek duyulduğunu anlayabilmiş değiliz.

İkincisi: Bu şekilde yapılan terkin işleminin miktarı nedir? Bununla ilgili de açıklama istiyoruz. Bu uygulamanın bütçenin şeffaflığı ilkesine aykırılık teşkil ettiği çok açıktır ve özellikle şeffaflık ilkesi açısından geçmişte çok ağır bedeller ödenmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda bununla ilgili bir açıklamaya ihtiyaç vardır diye düşünüyorum ve Sayın Bakandan bu konuya ilişkin niçin böyle bir değerlendirmeye ihtiyaç duyulduğunu ve bu şekilde ne kadar bir terkin yapıldığını öğrenmek istiyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Sarı.