Konu:Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:114
Tarih:31/05/2012


AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 258 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın veya Teklifi'nin -hem tasarı hem teklif- 6'ncı maddesinin teklif ve tasarı metninden çıkarılması için verdiğim önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Aslında, getirilen bu madde gelir vergisinin temel ilkelerine aykırıdır. Biliyorsunuz, gelir vergisinde ticari kazancın elde edilmesiyle ilgili olarak yapılan her türlü giderler gider olarak yazılır. Çünkü adam keyfi için gider yapmıyor ki, ticari kazancın elde edilmesiyle ilgili olarak yapıyor. Bir, bu yönüyle aykırı.

193 sayılı Kanun'un 41'inci maddesinin başlığı "Kabul edilmeyen giderler." Şimdi, orada eskiden birinci fıkranın dokuzuncu bendi fıkra metninden çıkarılmıştı ama yeniden o getiriliyor. Eğer bir firma, bir kuruluş, ticari işletme yabancı kaynaklarla kendisini finanse ediyorsa bu finansmanla ilgili olarak ödediği faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet toplamının yüzde 10'unu aşmamak üzere, Bakanlar Kurulunun tespit edeceği miktarı gider yazabiliyor. Ama, şimdi, aslında verginin genel ilkesi gereği, arkadaşlar, gider yazılacak kısmın net olarak kanunda belirtilmesi lazım. Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkisindedir. Ha, bunu miktar olarak yazarsınız -şu kadarı kabul edilmez- ondan sonra Bakanlar Kuruluna yetki verirsiniz. Yani bizim Anayasa'mızın koyduğu temel ilke de bu. Dolayısıyla, evvela bir had belirlersiniz. O haddin 1 misli veya 2 misli veya yüzde 50 artırmaya, yüzde 100 artırmaya veya yüzde sıfıra indirme konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verebilirsiniz. Ama bu giderin ne kadarının yazılacağının Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi, bana göre Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkisinin Bakanlar Kuruluna devri anlamına gelir.

Ayrıca da bu konuda bir açıklık olması lazım. Yani hakikaten başlangıçta işletmeler? Ne kadar bir gider kabul edileceğinin de başlangıçta bilinmesi lazım. Özellikle yabancı kaynakların, yurt dışındaki kaynakların Türkiye'de kullanılması yönünde de bu bir güvence olması gerekiyor. O itibarla, getirilen bu madde bence yerinde değil ama tabii Gelir Vergisi Kanunu'yla çok oynuyor bu Hükûmet. Tabii, gelir vergisi, kurumlar vergisi, maalesef bu Hükûmetin başvurduğu finansman kaynakları değil.

Bu Hükûmet zamanında yapılan en büyük ihanetlerden birisi, yabancı bankalardan ve özelleştirilen kurumlardaki kurumlar vergisinin yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirilmesidir. Bu, Türkiye ekonomisine çok büyük bir darbe vurmuştur. Bu darbe vurulmasının da nedeni, bugünkü siyasi iktidarın yaptığı bazı özelleştirmelerin arkalarındaki büyük sermayenin gizli ortaklar olması yolundaki intibaı kuvvetlendirmiştir. Bir Telekomun özelleştirilmesinde kurumlar vergisinin yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirilmesinde Telekomun kazandığı kazanç payı, aşağı yukarı bu beş senelik zaman içinde onun özelleştirme miktarını geçmiştir. Ama ne yapacaksınız ki bir siyasi iktidar var, bir Tayyip Erdoğan var, işte bir Tayyip Erdoğan rüyasında ne görüyorsa getiriyor buraya, bir bakıyorsunuz Türkiye Büyük Millet Meclisinde kanunlaşıyor.

Buraya bir de, camilerin yapılmasına ilişkin? Ben orada önerge verdim, arkadaşlar da konuşacaklar. Cami yapmayla ilgili yapılan bağışları da tümüyle vergiden müstesna tutuyorsunuz. Şimdi Tayyip Erdoğan padişah olmak istiyor. Hani Osmanlı padişahları hepsi birer cami yapmışlar ya. Şimdi diyor ki: "Ben de işte, bir yere 15 bin metrekarelik cami yapacağım, bu cami İstanbul'un her tarafından görülecek." diyor. Bu caminin de ismi ne olacak? Tayyip Erdoğan padişahın camisi olacak. Parası nasıl karşılanacak? Parası da vatandaşların vergisiyle yapılan bağışlardan karşılanacak.

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) - Senin camiyle sıkıntın ne?

KAMER GENÇ (Devamla) - Yahu cami yapılacaksa, sen kendi paranla yap. Kendi paranla yap, benim başka vatandaşın verdiği bağışla? Niye onun vergilerini istisna ediyorsun? O zaman yapma? Bu haramdır ya arkadaşlar, haram. Yani, bu devletin malına el uzatmaktır. Bu, vatandaşın meşru kazancını gayrimeşru yollarla cebine getirmektir. Eğer cami yapacaksa -ben cami yapmasına karşı değilim ama- camiyi kendi paranla yap yahu! Böyle bir şey olur mu? Ne yapacak? Efendim, Tayyip Erdoğan'ın?

İBRAHİM KORKMAZ (Düzce) - Millet camisini yapar, sen dert etme!

KAMER GENÇ (Devamla) - İşte bilmem, Süleymaniye Camii gibi, Fatih Camii gibi bir de Tayyip Erdoğan camisi çıkacak ortaya.

Yahu, insanlarda biraz utanma duygusu olur arkadaşlar. Böyle bir şey olmaz yani yahu! Eğer bir şeyler yapacaksanız kendi cebinizden yapın. Onun için, yahu niye sesleniyorsunuz? İşte diyor ya "İstanbul'un her tarafından görülen cami yapıyorum." Yap da kendi paranla yap. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET YENİ (Samsun) - Niye rahatsız oluyorsun Sayın Genç?

BAŞKAN -  Sayın Genç, teşekkür ederim.