Konu:Bursa İlinde Çalışan Mevsimlik Tarım İşçilerinin Sorunlarına İlişkin
Yasama Yılı:2
Birleşim:14
Tarih:01/11/2011


BURSA İLİNDE ÇALIŞAN MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİNİN SORUNLARINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

SENA KALELİ (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; mevsimlik gezici tarım işçilerinin çalışma koşulları ve sorunları üzerinde gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken cumhuriyetimizin 88'inci yıl dönümünü kutluyor, Başkanlığınızı ve milletvekili arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, geçtiğimiz ay iki büyük acıyla sarsıldık, gerek teröre kurban verdiğimiz şehitlerimiz gerekse Van, Erciş depremindeki kayıplarımız, yaralılarımız yüreklerimizi yaktı. Hem şehitlerimize hem şehitlerimize hem de depremde yaşamını yitiren vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.

Nedenleri ve sonuçlarıyla terör ve deprem gerçeğiyle yaşıyoruz. Tıpkı ülkemizin yıllardır çözülemeyen sorunlarından olan mevsimlik gezici tarım işçilerinin gerçeği gibi. Gerek terör gerek doğal afetler gerekse de farklı sorunlar nedeniyle güç koşullarda yaşayan doğu ve güneydoğulu vatandaşlarımız ekmek parası için geldikleri batı illerinde de ne yazık ki daha iyi şartlarda yaşayamıyorlar. Bu şartlar, bu olumsuzluklar terörün ekonomik, sosyal ve siyasal alandaki çözümünü de zorlaştırmaktadır.

Sayın milletvekilleri, bu sorunun bir örneği de Bursa'da yaşanmaktadır. Yaklaşık 1974'ten beri Bursa'nın Yenişehir ilçesinin köylerinde bir insanlık dramı yaşanmaktadır. Çoğunluğu Mardin ve Diyarbakır'dan olmak üzere her yıl nisan ile kasım ayları arasında 2.000-2500 işçi çalışmak için  bu bölgeye gelmektedir. Mevsimlik tarım işçileri için kurulan çadır kentte kalan işçiler her türlü sağlık, güvenlik ve sosyal güvenceden yoksun, insanlık onuruna yakışmayacak koşullarda yaşamaya çalışmaktadırlar.

Geçtiğimiz ay bu işçilerimizi ziyaret ettim, yer sofralarına konuk oldum, sıcak çaylarını içtim, yağmura, çamura ve soğuğa inat gözlerindeki sıcaklık ile ısındım. Yaşanan insanlık ayıbına daha fazla seyirci kalınmaması amacıyla da daha önce de dile getirilen bu sorunu tekrar Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımaya karar verdim.

Sayın milletvekilleri, çadır kentten çok toplama kampını andıran bu yaşam alanında elektrik yoktur, temizlik ihtiyaçlarını üç günde bir tankerler ile getirilen suyla karşılamaya çalışmaktadırlar. İçme suyu ihtiyacı da çadır kentte kazılan kuyudan üç günde bir doldurulan ve sadece bir gün akan çeşmeden karşılanmaktadır. Bu suyun tortulu ve kumlu olduğunu da ayrıca gözlemledik. Kampta 50 kişiye bir tuvalet ve duş kabini düşmektedir. Ortam hijyenden yoksun olduğu için her türlü bulaşıcı hastalığa açıktır. Nisan-Kasım ayları arasında çalışıldığı için okul çağındaki çocukların eğitimleri de kesintiye uğramaktadır. Bölge halkı ile mevsimlik işçiler arasındaki sosyal ilişkiler yok denecek kadar azdır. Konuyla ilgili daha önce yapılmış olan açıklamada mevsimlik işçiler için prefabrik evler ve geçici okulların yanı sıra su ve elektrikle ilgili altyapının tamamlandığı belirtilmiştir ancak aradan bir yıl geçmesine karşın bu söylenilenlerin hiçbiri gerçekleştirilmemiştir. Yapılan, sadece yolların stabilize hâle getirilmesinden ibarettir.

Burada küçük bir anekdotu sizinle paylaşmak istiyorum. Burada çalışan arkadaşlar, John Steinbeck'in 1930 ekonomik kriz döneminde yoksulluk nedeniyle evlerini terk eden ve tek bir aileye dönüşen insanların dramını anlattığı "Gazap Üzümleri" kitabındaki okie'lere kendilerini benzettiklerini söylemişlerdir.

Değerli milletvekilleri, 24 Mart 2010 tarihli Resmî Gazete'de yer alan mevsimlik gezici tarım işçilerinin çalışma ve sosyal hayatlarının iyileştirilmesine ve izleme kurullarının oluşturulmasına dair Başbakanlık genelgesine rağmen bu konuda adım atılmamasını anlamak mümkün değildir. Aynı genelgede il ve ilçelerde kurulacak izleme kurulunun ilgili kurum ve kuruluşlardan oluşturulacağı belirtilmesine karşın bu kurulların oluşumunda da objektif davranılmamaktadır.

Evet, sözlerime son verirken dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim.

Yetkilileri göreve çağırdığımı ifade ediyorum buradan. (CHP sıralarından alkışlar)