Konu:(2/666) Esas Numaralı Polis Vazife Ve Salahiyet Kanununun İki Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimin Doğrudan Genel Kurul Gündemine Alınması İçin
Yasama Yılı:3
Birleşim:100
Tarih:07/05/2013


(2/666) ESAS NUMARALI POLİS VAZİFE VE SALAHİYET KANUNUNUN İKİ MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİMİN DOĞRUDAN GENEL KURUL GÜNDEMİNE ALINMASI İÇİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RECEP GÜRKAN (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; (2/666) sayılı Kanun Teklifi üzerinde İç Tüzük'ün 37'nci maddesine göre söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, Türkiye demokrasisi, Anayasası, insan hak ve özgürlükleri, hepsinden de önemlisi insanlık, 1 Mayısta İstanbul'da büyük yara aldı.

Giderek tek adam rejimine ve polis devletine dönüştürülmeye çalışılan Türkiye, tüm dünyanın şenliklerle kutladığı 1 Mayısı 2'si komada 7 yaralı, yüzlerce tutuklu ve gözaltında işçi, öğrenci, siyasetçiyle geçirdi.

Hükûmet ve Başbakan, Başbakanın valileri, 1 Mayısta ne yazık ki ülkemizi âdeta yangın yerine çevirdiler. 1977'deki 1 Mayıs katliamından bu yana Türkiye'de simge alanlardan birisi hâline gelen Taksimde 1 Mayısı kutlamak isteyen insanlarımıza, işçilerimize, sendikacılarımıza uygulanan polis şiddeti, orantısız güç tüm dünyanın gözleri önünde Türkiye'yi bir kez daha en geri demokrasiler sıralamasında zirveye çıkarttı.

Bir öğretmen adayı genç kızımız ve lise öğrencisi bir kızımız polisin attığı gaz bombalarının isabet etmesiyle komadalar ve hâlen hayati tehlikeyi atlatmaya çalışıyorlar.

Bütün dünyanın her yıl açıklanan basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü değerlendirmelerini merakla beklediği bağımsız sivil toplum kuruluşu Freedom House'un 2013 Dünya Basın Özgürlüğü Raporu'nda Türkiye daha da geriledi.

Düşünce ve ifade özgürlüğünün genişletilmesi, bu konudaki kısıtlayıcı yasaların ayıklanması konusundaki önerilerimize AKP hep suskun kalmayı sürdürüyor.

Son olarak, Freedom House'un açıkladığı Basın Özgürlüğü Raporu ülkemiz adına kaygı ve utanç verici, neredeyse en gerici diktatörlüklerin de gerisine düşmüş durumdayız.

Türkiye, geçtiğimiz yıl, 2012 raporunda 55 puanla 117'nci sırada iken bu yıl 56 puanla 120'nci sırayı Kongo, Fiji, Liberya ve Seyşeller ile paylaştı. 2011 yılında açıklanan raporda ise, Türkiye, 54 puan ile yine 117'nci sıradaydı.

Raporda, Türkiye, "kısmi özgür" ülkeler sınıfında yer alıyor. Bu, ülkemiz, demokrasimiz, insanlarımız adına onur kırıcı, küçük düşürücü. Ancak Hükûmetin böyle bir utancının, böyle bir kaygısının olmadığını maalesef görüyoruz. Türkiye bunu hak etmiyor değerli milletvekilleri. Dünyada böyle görülmeyi, böyle algılanmayı ülkemiz adına büyük kayıp olarak görmeliyiz.

Raporda, Türkiye "dünyada en çok gazeteciyi hapseden ülke" olarak tanımlanıyor. Rapora göre tutuklanma tehdidi, Türkiye'deki gazetecilerin özgürce hareket etme ve iş yapma imkânlarını kısıtlaması, endişe verici bir nokta olarak değerlendiriliyor.

Değerli milletvekilleri, Türkiye, son on iki yılda 21 milyon 269 bin dolarlık yani yaklaşık 40 milyon TL'lik 628 ton biber gazı ve göz yaşartıcı sprey ithal etti. Hep AKP milletvekilleri yıllara göre rakamlar verir ya, ben de size bir rakam vereyim: AKP iktidarından önce yani 2001'de bu rakam sadece 13 ton. Bu 628 tonun 615 tonu sizin iktidarınıza ait, sizin iktidarınızın marifeti.

Bütün soru önergelerine rağmen, AKP Hükûmeti "ticari sır" gerekçesiyle biber gazı ithalatını kimin yaptığını açıklamıyor. Hükûmet, biber gazının zehirli ve ölüm nedeni olmadığını ileri sürse de Türkiye'de ve dünyada sağlık örgütleri bunun tersini söylüyor. Biber gazı öldürüyor ve insan sağlığını gerçekten olumsuz şekilde etkiliyor. Bir taraftan gazın kendisi, bir taraftan o gazın çekirdeği dediğimiz, kovanı dediğimiz kısmı; artık kısmetinize hangisi gelirse; gaz mı gelir, kovan mı gelir belli değil.

Bu kanun teklifinin içerdiği düzenlemelerle beraber düşünce, gösteri ve örgütlenme özgürlüğü tanınsaydı halkın vergileriyle alınan 40 trilyon yani 40 milyon TL ölümcül ve tehlikeli biber gazına değil, belki de yoksulluğu yenmek için, o yalın ayak ilkokula giden çocuklarımızın ayaklarına ayakkabı almak için kullanılacaktı.

"Bu kanun teklifini destekleyin." diyeceğiz ama yine AKP Grubunun desteklemeyeceğini de biliyoruz.

Şunu hiç kimse aklından çıkarmasın ki zulmedenler bir gün zulmün en büyüklerine maruz kalırlar.

Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)