Konu:Adalet Ve Kalkınma Partisi Grubundan Bir Milletvekiline, Başkanın Sataşma Olmadığı Halde Sataşma Gerekçesiyle Söz Vermesine İlişkin
Yasama Yılı:2
Birleşim:100
Tarih:26/04/2012


ADALET VE KALKINMA PARTİSİ GRUBUNDAN BİR MİLLETVEKİLİNE, BAŞKANIN SATAŞMA OLMADIĞI HALDE SATAŞMA GEREKÇESİYLE SÖZ VERMESİNE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; efendim, önemli bir konuyu görüşüyoruz. Hükûmetin Suriye'ye ilişkin dış politikasına yönelik olarak Sayın Bakan bilgi verdiler, siyasi parti grupları görüşlerini açıkladılar.

İç Tüzük'ün bütün hükümlerini katı bir şekilde uygulamıyorsunuz. Örneğin, gruplar arasında varılan bir mutabakat olması nedeniyle grupların onar dakikalık söz süresini on beşer dakika olarak uyguladınız, doğru bir şey yaptınız.

Yine, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubundan bir arkadaşımıza sataşma olmadığı hâlde sataşma gerekçesiyle söz istediği için söz verdiniz. Gerçekçi sataşma nedir? Kürsüde konuşan hatip, bir milletvekilimizi kastederek onun söylediğinin, yaptığının farklı anlama gelecek şekilde bir ifadesini ortaya koyarsa verirsiniz. Bir anlayışla o arkadaşımıza da söz verdiniz, bu da gayet doğaldır. Arkadaşımız kürsüye çıktı, görüşlerini açıkladı. Şimdi, bu kadar önemli bir konuda Sayın Ali Serindağ yerinden bir söz talep ediyor efendim. Bunu da İç Tüzük'ün 59'uncu maddesi, 60'ıncı maddesi? O konuda bir tedahül vardır biliyorsunuz, o bir tartışma konusudur. Kendisine de bugünkü tolerans çerçevesinde bir söz vermenizin uygun olacağını düşünüyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Hamzaçebi.