Konu:Van İlinde Meydana Gelen Depremde Hayatını Kaybeden Vatandaşlarımıza Allah’tan Rahmet, Ailelerine Ve Milletimize Başsağlığı Ve Yaralılarımıza Acil Şifalar Dilediğine İlişkin
Yasama Yılı:2
Birleşim:13
Tarih:27/10/2011


VAN İLİNDE MEYDANA GELEN DEPREMDE HAYATINI KAYBEDEN VATANDAŞLARIMIZA ALLAH’TAN RAHMET, AİLELERİNE VE MİLLETİMİZE BAŞSAĞLIĞI VE YARALILARIMIZA ACİL ŞİFALAR DİLEDİĞİNE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HÜSEYİN ÇELİK (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; geçen pazar günü Van ilinde meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Onların başta kederli aileleri olmak üzere bütün milletimize başsağlığı diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum, Allah başka acı, keder göstermesin temennisinde bulunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, bir Vanlı olarak, üç dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinin çatısı altında, bu yüce çatı altında Van'ı bir milletvekili olarak temsil etmiş bir arkadaşınız sıfatıyla burada bugün söz almamın sebebi devletime, milletime, Hükûmetime, Meclisime teşekkür etmek içindir. Bildiğiniz gibi, depremin hemen ardından devlet, Hükûmet, millet topyekûn bir refleks gösterdi. Çok kısa bir süre içerisinde vatandaşımıza ulaşmaya çalıştık. Yaralar sarılmaya çalışıldı, acılar paylaşılarak hafifletilmeye çalışıldı.

Değerli milletvekilleri, bu deprem, Van depremi bir gerçeği daha ortaya koydu. Biz 780 bin kilometrekare olarak, 74 milyon insan olarak aynı ruh ve mana ikliminin insanlarıyız. Ötekileştirmeye çalışanlara rağmen, bölücülere, ayrımcılara rağmen, mezar soyguncularına, leş kargalarına rağmen, ırkçılara rağmen bu ülke, bu millet kardeşliğini sözde değil, lafla ve hamasetle değil ama gerçekten özde ve yaşanan, yaşatılan kardeşliği de ortaya koymuştur. Böyle bir millete mensup olduğum için, böyle bir milletin bir ferdi olduğum için iftihar ettiğimi huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. Her buna benzer musibet ve felaketlerde yüreğini ortaya koyan Türkiye bu sınavdan da başarıyla çıkmıştır. Elbette problemler vardır, vatandaşımızın sıkıntıları vardır ama ortaya konulan bu tavır çok asil bir tavırdır.

Değerli Adana Milletvekilimiz Sayın Necdet Ünüvar'ın bana gönderdiği bir mesaj var. Sayın Ünüvar diyor ki: "Sayın Bakanım, kardeşlik varda değil, darda belli olur." Dar zamanda, sıkıntıların olduğu anda, dediğim gibi, bir hamaset unsuru olarak değil, bir laf olsun diye değil ama gerçek anlamda bir kardeşlik bizim için çok önemlidir, bu memleketin ihtiyacı olan şeydir değerli arkadaşlarım.

Bakın, bir akşam evvel, dün akşam değil bir önceki akşam, Samanyolu Televizyonu ve bir grup mahalli televizyonla birlikte, bazı yerel basın yayın organlarıyla birlikte bir kampanya düzenlendi, 65 trilyon, bugünkü ifadeyle 65 milyon Türk lirası halkımız buraya destekte bulundu. Dün, başını Kanal D ve ATV'nin çektiği, yine 10 büyük televizyon, 9 küçük televizyonun katıldığı bir kampanyada yine 61 milyon, 62 milyona yakın -62 trilyon- para toplandı. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu, Van şartlarında, mütevazı 2 bin kalıcı konut demektir.

Bu ülke bu maddi yaraları sarar, vatandaşımızın zararları telafi edilir, edildi bugüne kadar, edilecektir. Tıpkı Elâzığ Karakoçan'da olduğu gibi, tıpkı Tunceli Pülümür'de olduğu gibi, İzmir'de, Uşak'ta olduğu gibi, Dinar'da olduğu gibi, Türkiye'nin her tarafında olduğu gibi, elbette bu yaralar sarıldı ve sarılacaktır ama bilmemiz gereken ve bizim yaşatmamız gereken şey şudur: Biz sadece kader birliği olan insanlar değiliz, aynı zamanda keder birliği yapabilen, sevinçte birlikte olabilen bir milletiz. Sadece kendi halkımıza karşı değil ama Hristiyan Haiti'ye karşı da bu duyarlılığı gösteriyoruz, Müslüman Somali'ye, Pakistan'a da bu duyarlılığı gösteriyoruz, Budist olan Sri Lanka'ya da bu duyarlılığı gösterebiliyoruz. Bu, iftihar edeceğimiz bir meziyettir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan bütün siyasi partilerin bu meselede katkısı olmuştur. Halkımızın yaralarının hafifletilmesi için gayret gösteren tüm Meclis mensuplarımıza da, siyasi partilerimize de, sivil toplum örgütlerimize bu vesileyle huzurlarınızda teşekkürü bir borç biliyorum. Altını çiziyorum bir kez daha, biz eğer bardağın hep boş tarafına bakarsak, bu güzellikleri görmezsek, biz olması gerekeni yapmış olmayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika istirham ediyorum.

BAŞKAN - Sayın Çelik, kimseye vermiyoruz. Toparlayın lütfen.

HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Bir dakika sadece.

BAŞKAN - Açtım, toparlayın.

ALTAN TAN (Diyarbakır) - Yakışmadı Başkan, yakışmadı!

HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bakın, sosyal medyada kendisine belki "sosyopat" diyebileceğimiz bazı insanlar aykırı şeyler söyleseler bile şunun belirtilmesi gerekiyor: Tabii, Türkiye bu değil. Değerli arkadaşlar, esas Türkiye, bütün yardımlarıyla seferberlik ilan eden, gerçek kardeşlik duygularını ortaya koyan Türkiye'dir. Biz o marjinal grupları, o yakışıksız lafları ve bir akıl ve ruh hastalığı olan ırkçılık hastalığını bir tarafa bırakalım, Türkiye'de yaşanan bu güzelliği, bu güzel iklimi muhafaza edelim. İhtiyacımız olan budur.

Ben bu teşekkür vazifemi Vanlı hemşerilerim adına burada ifade etmek üzere bugün huzurunuza çıktım.

Değerli Başkanım, müsamahanız için çok teşekkür ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün değerli mensuplarını en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)